KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/78
- Karar No
- 2021/24
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2021
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/169 Esas
KARAR NO: 2021/36
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/01/2020
KARAR TARİHİ: 14/01/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının ---- Sayılı takip dosyasından---- aylarına ait ----aylık huzur hakkı alacağını tahsil etmek üzere ilamsız takibe geçtiğini, Davalı şirketin bu alacağa itiraz ettiğini, bunun üzerine davacının arabuluculuğa başvurduğunu, ancak tarafların anlaşamaması ile neticelendiğini, ----- yılına ait ------ayına ait huzur haklarının da ödenmemesi üzerine eldeki davalı ile , takibe yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı istenmesine ve takip eden üç aylık huzur hakkı toplamı ---- tahsilini istemek zorunluluğunun doğduğunu,
şirketin ---- geçirdiği ---- günlü kararı gereğince -----huzur hakkı verilmesine dair karar ve son --- olarak davacının hesabına yatırılmakta olduğunu,----sayılı takip dosyasına yapılan vaki itirazın iptaline, takibin devamına , takip alacağının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ------ huzur hakkı toplamı bulunan ----- tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin alacak tahsili ile ilgili yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLLER
----sayılı dosyası,----- Bilirkişi raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Ticari Şirket (Şirket Yönetim Kurulu Üyeliğinden Kaynaklanan Huzur Hakkı Alacağının Tahsili Kaynaklı) istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu'nun 394. maddesi "Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay ödenebilir." hükmünü içermektedir.
Davacının yönetim kurulu üyeliğine bağlı olarak davalı şirketten huzur hakkı ödenmesi talebinde bulunmuştur. T.T.K.'nun 394'üncü maddesi gereğince dava konusu edilen huzur hakkı talebi talebi şirket genel kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasında olup şirket genel kurul tarafından yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesi yönünde olumlu veya olumsuz bir karar alınmamıştır.
Her ne kadar davacı tarafça dosyaya sunulan ------ tarihli yönetim kurulu kararı ile huzur hakkı verilmesine yönelik davalı şirketçe alınmış bir karar olduğunu ve bu kararın genel kurul kararı olarak kabul edilmesini iddia edilmiş ise de, bahse konu kararın şirketin yönetim kurulu kararı olduğu, bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davalı şirket tarafından yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesine yönelik herhangi bir genel kurul kararı olmadığı, davacı tarafça huzur hakkı konusunda genel kurul tarafından alınmış olumlu ya da olumsuz bir karar olmadığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf da huzur hakkı konusunda alınmış bir karar bulunmadığını bildirmiştir. Huzur hakkı konusunda genel kurul tarafından karar alındığına dair ticaret sicil kayıtlarında bir belge görülmemiştir. Yine yapılan bilirkişi incelemesinde de dava konusu huzur hakkına yönelik şirket genel kurulu tarafından alınmış olumlu veya olumsuz bir kararın olmadığı tespit edilmiştir.
Buna göre davacı tarafça huzur hakkı konusunda davalı şirket tarafından alınmış bir karar dava konusu edilmeyip bu alacak için doğrudan mahkememizce hükmedilmesinin talep edildiği gözönünde tutularak mahkememizin genel kurul yerine geçerek doğrudan yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı konusunda karar vermesinin mümkün bulunmadığı gibi davacının bu alacak talebi yönünden doğrudan dava açma hakkının bulunmadığı,
ancak genel kurul tarafından alınmış bir kararın dava konusu edilebileceği, bu konuda yetkili genel kurul tarafından alınmış kararın dava şartı olup bu alacak kalemi yönünden dava şartının oluşmadığı dikkate alınarak davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderleri, 326/1. Maddesi gereğince tamamen davacı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinın 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi -----bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilerek HMK'nın 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/78, K. 2021/24, 12 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama