KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/955
- Karar No
- 2021/818
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2021
Karar Metni
1.290 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/955 Esas
KARAR NO : 2021/818
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2020
KARAR TARİHİ : 09/11/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında yapılan açık yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirket ile davalı/borçlu arasında ------ilişki bulunduğunu, davacı şirketin--- gerçekleştirdiğini, davalı tarafın ise müvekkilinden ---- ticari ilişkisine dair aralarında cari hesap bulunduğunu, alacak- borç ilişkilerini bu cari hesap üzerinden gerçekleştirdiklerini, bu cari hesaba göre müvekkilinin davalıdan icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle 27.153,72-TL alacaklı olduğunu, bu cari hesaba istinaden var olan borcu davalı taraf ödememiş olduğundan dolayı---- müvekkilinin uzun bir zaman davalı/borçlunun borcunu ödemesini beklediğini, ancak davalı/borçlu icra takibindeki asıl alacağa, borca,
faize ve ferilerine 13/11/2020 tarihinde haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, davalının icra takibine itiraz etmesi ------- başvuru yapıldığını, --- anlaşamama ile sonuçlandığını, ticari ilişki sonucu oluşturulan cari hesap alacağının müvekkilin ticari defterinde bulunduğunu bu nedenlerle davalının---- başlatılan icra takibine yapmış olduğu haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının---- dosyasından başlatılan icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği için davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVAP /TALEP : 6100 Sayılı HMK'nın 126-131 maddeleri kapsamında davaya cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı vekili tarafından vekaletname ibraz edilmiş ancak üst üste mazeretler verilmiş ve davanın esasına ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.
DELİLLER
----- ----- ----ve sevk irsaliyeleri, Bilirkişi raporu, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava İtirazın İptali ve icra- inkar tazminatı (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak ön inceleme duruşması icra edilmiş, ---------- tarafların sulh olmak istememeleri üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, deliller incelenmiş ve karar duruşmasına katılan davacı vekilinin ------ aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Davaya esas --------- --- getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dosyaya mübrez ----- yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere 2004 Sayılı İİK.'nın 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın ------------ tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)---- yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır.
Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında evvelin,----- davalı-borçlu hakkında satış sözleşmesi ve cari hesap ilişkisi kapsamında kesilen faturalara dayalı olarak icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce açılan dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş ve taraflarca gösterilen deliller toplanmış, tarafların bağlı bulunduğu ---- inceleme gün ve saati belirlenmek ve duruşmaya katılmayan davalı şirkete ihtarlı davetiye gönderilmek suretiyle taraf şirketlerin ------ yapılarak rapor düzenlenmesi ------ tarafların-------inceleme sonucunda hazırlanan işbu rapora göre özetle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfı taşıdıkları, tarafların tacir olduğu ve aralarında ticari ilişki bulunduğu,
her iki tarafın ---------kaydın bulunduğu yönünde tespit, görüş ve rapor verilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki itiraz ve beyanlar da değerlendirilmiştir.
Yapılan değerlendirmede davacı şirketin davasını TMK'nın 6. ve HMK'nın 190 ve 222/3 maddeleri nazarında usulüne uygun olarak her iki tarafın ticari defter ve kayıtları ve bilirkişi raporuna göre açık ve net olarak ispat ettiği anlaşılmıştır. ----- dosyaya mübrez ----- hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilmiş---- tacir sıfatına göre takip tarihinde yürürlükte olan yıllık % 10 oranında avans faizi istenebileceği de gözetilerek, davacının davasının kabulü ile,
davalı-borçlunun------- dosyasına yapmış olduğu itirazının İptali ile icra takibinin asıl alacağa (27.153,72 TL) takip tarihinden itibaren avans işlemlerinde uygulanan % 10 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmek suretiyle devamına, karar verilmiştir.
Davacı tarafın İcra İnkar Tazminatı İsteğine ilişkin yapılan değerlendirmede ise ---- itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının --- davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir.
Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda alacağın gerçek miktarı belli olmasının yanında, davalı taraf da sözleşme ilişkisi gereğince borcunun varlığı ve miktarını kendi ticari defter ve belgeleri nazarında açık ve net olarak belirleyip tespit edebilir durumdadır.
Bu nedenlerle davalının itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve davalı-borçlu yönünden cari hesap ilişkisine, faturalara, sevk irsaliyelerine ve özellikle ------ kayıtlarına göre dava konusu alacak---İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince şartları oluşmakla asıl alacağın %20'si olan 5.430,74 TL icra-inkar tazminatının da davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. Maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. Maddesi gereğince tamamen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi ---- ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/955, K. 2021/818, 9 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama