KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/488
- Karar No
- 2025/154
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2025
Karar Metni
1.241 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/488
KARAR NO : 2025/154
DAVA
Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 11/08/2021
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 176.821,90 TL tutarındaki alacağın ödeme tarihi olan 20.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda ticari faizi ile birlikte talepleri doğrultusunda davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın haksız ve kötü niyetli olarak ikame ettiği huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ve hasar dosyası, CMR senedi, Bilirkişi ek ve kök raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı tarafından sigortalanan emtianın davalı taşıyıcı tarafından taşınması sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır.
TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. (---- BAM ----.
HD --- Esas ---- Karar)
Somut olayda; dava dışı ---- 05.11.2019-05.11.2020 tarihlerinde geçerli Nakliyat Abonman Sözleşmesi ve----- numaralı Emtea Nakliyat Sigorta Poliçesi ile tüm dünya ülkelerine sevk edeceği meyve ve sebze emtiasının sigorta güvencesi kapsamına alındığı, sigortalı şirket tarafından ----- yerleşik firmaya 20.11.2019 tarihli emtia faturası kapsamında 26 palet, 2.184 kap brüt 21.500,00 kg taze üzüm emtiasının, 20.11.2019 tarihli CMR Belgesi kapsamında davalı şirket aracılığı ile (davalı şirkete ait --- plakalı ----- araçla) sevk edildiği,
emtia alıcıya ulaştığında uygun olmayan ısı ortamında taşınmasından dolayı çürüme, küflenme, sertliğini yitirme gibi değişimler şeklinde hasara uğradığının tespit edildiği, CMR belgesinde emtianın +2 derecede taşınması gerekirken dorse içi sıcaklığın +8 ve +12’lere kadar yükseldiği, CMR belgesine “mal bozuk +11 derecede geldi” şerhinin düşüldüğü, yapılan ekspertiz incelemesi ile taşımaya konu emtiadaki hasar bedelinin 176.821,90 TL olduğu, işbu bedelin 171.821,90 TL lik kısmının 20.03.2020 tarihinde sigortalıya ödendiği, 5000,00 TL’nin ise sigortalının prim borcuna karşılık mahsup edildiği,
ödenen bedelin emtianın hasarlanmasında davalı tarafın kusur olduğu iddiasıyla davalı taraftan tahsili talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.Aktif husumete ilişkin yapılan değerlendirmede;
Dava dışı ----- ait sevk edilecek emtialarda, nakliyat sürecinde meydana gelecek rizikoların teminat altına alınması maksadıyla Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları kapsamında davacı-----tarafından 05.11.2019 başlangıç 05.11.2020 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde -------numaralı Emtea Nakliyat Sigorta Poliçesi tanzim edilmiştir.
09.03.2020 tarihli ve “Hasar Tazminat Makbuzu ve İbraname” başlıklı belgeye göre; Poliçenin tarafları olarak hasar bedeli konusunda tarafların mutabık kaldığı ve davacı---- Şirketinin sigortalısı -----. şirketi tarafından ibra edildiği ve hasar sebebiyle üçüncü kişiler üzerindeki haklarını davacı sigorta şirketine devri ve temlik ettiği, aynı zamanda davaya konu taşınan ürünlerin ---- olarak satıldığı, ----- teslim şekli ile alıcı malları teslim alana kadar nakliye risklerinin ve sorumluluklarının satıcıya yüklendiği anlaşılmakla bu haliyle mal üzerinde menfaati devam eden sigortalı firmaya yapılan ödeme ve yukarıda yer verilen devir temlik işlemi ile davacının aktif husumet kazandığı, sigortalının haklarına halef olduğu ve huzurdaki davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğu görülmüştür.
Zamanaşımı definin değerlendirilmesinde;
Somut davada, taşımaya konu emtianın hasarlanması sebebiyle davacı nezdinde nakliyat aracısı/komisyoncusunun yasal sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalı dava dışı akdi taşıyıcı lehine satıcı şirketin sigorta şirketine ödenen hasar bedelinin fiili taşıyıcılar ve fiili taşıyıcının sigorta şirketinden rücuen tahsili talep edilmekte olup, taşımacılar arasındaki rücu davalarında uygulanan CMR 39/4 maddesi uyarınca zamanaşımının başlangıcı bir mahkeme kararı olmadığından ödeme tarihi olan 20/03/2020 tarihidir.
Davacı tarafça dava konusu alacağın tahsili amacıyla 03/06/2021 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu, 27/07/2020 tarihinde arabuluculuk sürecinin tamamlandığı, 11/08/2021 tarihinde ise huzurdaki davanın ikame edildiği, Covid -19 nedeniyle zamanaşımı sürelerinin 13.03.2020 tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar durmuş sayılsa dahi 20/03/2021 tarihinde sona erecek olan zamanaşımı süresine 48 gün ilave ile 07/05/2021 tarihinde zamanaşımı süresinin dolacağı, ancak arabuluculuk yoluna 03/06/2021 tarihinde başvurulduğu, bu haliyle arabuluculuğa başvuru ve dava tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu görülmüştür.
Hasarın Kapsamı;
Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 09.01.2020 tarihli Ekspertiz Raporu ile Türkçe çevirisi analiz raporu ile taşımaya konu emtianın taşımasında, soğuk zincire itibar edilmediği için taşıma sürecinde emtiada bozulmanın meydana gelmiş olabileceğinin tespit edildiği görülmüştür.
Hasar sorumlusunun tespiti;
Davalı taşıyıcı CMR Belgesi kapsamında taşımak amacıyla teslim aldığı emtiayı taşıma süreci sonunda tam ve sağlam olarak doğru alıcıya teslim ettiğini ispat etmek zorundadır. Davalı yan şirket bu ispatı, başka delillerle de yapabileceği gibi genellikle ilgili kısmında emtianın teslim alındığına dair alıcının imzası bulunan CMR belgesiyle ispat eder. Uygulamada CMR’nin emtianın varma yerine alıcısına, emtianın alıcı tarafından teslim alındığına dair imza içeren bu nüshasına, uygulamada teslimat CMR’si denilmektedir.
Teslimat CMR Belgesi, taşıyıcı tarafından gönderilene/alıcıya ibraz edilir ve onun tarafından belge üzerine emtianın teslim alındığına ilişkin onay verildikten sonra taşıyıcıya iade edilir. Başka bir ifadeyle teslimat CMR’sinin kural olarak davalı yan taşıyıcı şirkette bulunması gerekir.
Davalı yanca sunulan CMR belgesi ile davacı yanın sunulan CMR belgesi, hasara ve teslimat tarihine ilişkin şerh ile alıcının imzası dışında birebir örtüştüğü, davalı yanca dava dosyasına sunulan CMR senedinin teslimat CMR'si niteliğinde olduğu, teslimat CMR senedine göre davalı taşıma şirketinin yükü 01.12.2019 tarihinde tam ve sağlam olarak alıcısına teslim ettiği, teslimat sırasında alıcıdan kaşe aldığı, bu haliyle dava konusu ürünlerin alıcıya tam ve eksiksiz teslim edilmiş sayılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacı yan tarafından sunulan CMR senedindeki kayıtların ispata muhtaç olduğu, davacı tarafça davalının kusurundan kaynaklı olarak dava konusu emtianın hasarlandığını ispat etmesi gerektiği ancak bu yöndeki iddiaların dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği görülmüştür.
Neticeten; yukarıda açıklanan nedenlerle davalı tarafın gerçekletiği iddia edilen dava konusu hasarın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı ve somut olaya uygulanması gereken 1 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alındığında dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın red edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın red edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davacı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/488, K. 2025/154, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama