KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/738
- Karar No
- 2024/358
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
Karar Metni
1.836 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/738
KARAR NO : 2024/358
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/10/2022
KARAR TARİHİ : 27/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı faaliyetleri doğrultusunda dava dışı ---- adresindeki işyeri inşaatının bir kısım işlerini yapmayı üstlendiğini, müvekkilinin üstlendiği işlerin içerisinde yer alan akustik kapı imalatları ve tavan akustik süngerleri imalatı işlerinin yapılması için müvekkil şirket davalı şirket ----ile anlaşıldığını, bu anlaşmaya göre nakliye ve montaj dahil 1 adet lamine camlı akustik kapı, nakliye ve montaj dahil 3 adet güçlendirilmiş ahşap iç dolgu ve kasa yalıtımlı akustik kapı, labirent sünger sökümü ve sünger yapıştırma işlerinin toplamda 58.734,50 TL karşılığında davalı şirket tarafından yapılacağı kararlaştırıldığını,
müvekkili şirket ödemelerini Anlaşma Formu'nda belirtilen şekilde, davalının kendisine bu içerikte kestiği fatura karşılığında yapmışsa da davalı şirketin üstüne düşen borçları gereği gibi yerine getirmediğini, davalı tarafından yapılan 4 akustik kapının montajı işinin gerek malzeme gerekse de uygulama olarak düzgün yerine getirilmediğini, düzgün yapılmayan akustik kapıların sökülerek tekrar yapılması için müvekkilini iyi niyet gösterip davalı ile bu defa sadece akustik kapı montajı imalatlarına ilişkin yeni bir sözleşme imzaladığını, Ek Sözleşme'de akustik kapı imalatlarının 12.12.2021 tarihine kadar bitirileceği,
davalıya bu iş için ayrıca KDV dahil 15.000 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu bedelin 16.12.2021 tarihli ----- no'lu 15.000,16 TL tutarlı fatura karşılığı müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, Ancak 4 akustik kapının ikinci defa montajının ardından davalının işi yine uygun şekilde yerine getirmediğinin anlaşıldığını, asıl iş sahibi --- Aletleri tarafından müvekkiline yapılan bildirimde kapı boyalarının kalkmaya başladığından ve tavan süngerlerinin düştüğünden şikâyet edildiğini, ayıbın davalıya derhal ihbar edildiğini,
ancak davalı şirketin ayıbın giderilmesi için hiçbir somut adım atmadığından müvekkili şirketin üçüncü şahıs yardımıyla ayıpları bedeli karşılığında gidermek zorunda kaldığını, davalının yaptığı akustik kapı montajı işlerini inceleyen dava dışı ---- Akustik firmasının kapıların boyasının astar kurumadan yapıldığını, bu nedenle boyaların zamanla stüdyodaki ortam sıcaklığının da etkisiyle kalkmaya başladığını belirttiğini, kapılarda boya sorunu dışında fitillerde açılma ve kapının bir tanesinde kasada düşme olduğunun da gözlendiğini,
İş sahibi ---- ayıpların derhal giderilmesi ve sorunların ortadan kaldırılması isteği karşısında müvekkili şirketin, --- Mimarlık tarafından tespit edilen sorunların giderilmesi için bu firma ile anlaşarak dava dışı bu firmaya 48.160,00 TL ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin tüm bu alacaklarının tahsili amacıyla davalı şirkete karşı ----İcra Müdürlüğünün----- sayılı dosyasında takip başlatılmışsa da davalı tarafından takibe haksız şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle;
---- İcra Müdürlüğünün ---- sayılı dosyasındaki borca itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı şirketin %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine, müvekkilin haklı görülmemesi halinde dahi davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
----. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı icra takip dosyası, taraflara ait BA BS formları, tanık beyanları, bilirkişi raporu. ----- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 63.160,16 TL alacak yönünden 28.03.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı,
takip dayanağı olarak"ASIL ALACAK 25/03/2022 (AYIPLI VE EKSİK İFA NEDENİYLE MÜVEKKİLİN ÖDEMEK ZORUNDA KALDIĞI----- NUMARALI 03.03.2022 TARİHLİ FATURA BEDELİ) 34.000,00 TL/ ASIL ALACAK 25/03/2022 ----- NUMARALI 16.12.2021 TARİHLİ FATURA BEDELİNİN İADESİ) 15.000,16 TL/ ASIL ALACAK 25/03/2022 (AYIPLI VE EKSİK İFA NEDENİYLE MÜVEKKİLİN ÖDEMEK ZORUNDA KALDIĞI ------NUMARALI 02.03.2022 TARİHLİ FATURA BEDELİ) 14.160,00 TL" açıklamasının gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafından 15.04.2022 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği,
itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında yürütülmekte olan -----İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı icra takip dosyasına davacı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır.
Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür.Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır.
Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Somut olayda uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 474-478. maddeleri ayıplı işler hakkında uygulanır.
Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir.Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık veya gizli olabileceği gibi maddî veya hukukî ayıp şeklinde de olabilir.
Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır.
Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır.Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmesi ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir.
Gerek TBK’da gerekse mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda (BK) iş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup, işin niteliği ve olayın özelliğine, imal edilen eserin büyüklüğü ve genişliğine göre süreler farklı olacak ve işin uzmanı bilirkişiler tarafından belirlenecektir.
Muayene ve gözden geçirmeyi veya ayıbın belirlenmesini iş sahibi bizzat yapabileceği gibi, TBK’nın 474/2. maddesine göre mahkeme aracılığıyla bilirkişi raporu ile de tespit ettirmesi mümkündür. Açık ayıpta iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmezse, TBK’nın 477/2. maddesine göre eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.
Gizli ayıplarla ilgili TBK’nın 474/1. maddesindeki makul sürede muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin düzenleme mevcut değildir.
Ancak TBK’nın 477/3. maddesinde, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması hâlinde, iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilerek gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etmek yükümlülüğü getirilmiştir.Türk Borçlar Kanunu’nda eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye bildirim şeklinin nasıl olacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.
Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması ispat kolaylığı sağlar. Ancak ayıp ihbarı hukukî işlem olmayıp, hukukî işlem benzeri maddî vakıa olduğundan, Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde, aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dâhi olsa ayıp ihbarının her türlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedir. (YHGK,31.05.2022, -----
Ayıp hâlinde iş sahibinin hakları TBK’nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır.
İş sahibi bu seçimlik haklarının yanında ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de isteyebilir. Başka bir anlatımla iş sahibi tazminat hakkı ile seçimlik haklarını birlikte kullanabilir. Tazminatın istenebilmesi için de, ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması ve ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması gerekir (Hukuk Genel Kurulunun 04.11.2021 tarihli ve -----sayılı kararı).Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde.
Taraflar arasında 85,50 m2 Antibakteriyal Sünger, 46 m2 Labirent Sünger Söküm işi, 1 Adet Lamine Camlı Akustik Kapı, 3 Adet Akustik Kapı Yapım işinin KDV dahil 58.734,50.-TL ye yapımı için 11.08.2021 tarihli Anlaşma Formunun akdedildiği, Her ne kadar davacı tarafça davalı tarafından yapılan 4 akustik kapının montajı işinin gerek malzeme gerekse de uygulama olarak düzgün yapılmadığı, sadece akustik kapı montajı imalatlarına ilişkin yeni bir sözleşme imzalandığı,
sehven 06.07.2021 tarihli olduğu iddia edilen ek Sözleşme'de akustik kapı imalatlarının 12.12.2021 tarihine kadar bitirileceği, davalıya bu iş için ayrıca KDV dahil 15.000.-TL ödeneceği kararlaştırılmış ise de, sözleşme içeriğinin incelenmesinde yapılacak iş konusunun 11.08.2021 tarihli Anlaşma Formu ile üzerinde anlaşılan imalatlardaki ayıpların giderilmesine ilişkin olduğuna dair herhangi bir ibareye yer verilmediği, davacı tarafça işbu sözleşmeye istinaden düzenlenen 16.12.2021 tarihli 15.000,16.-TL bedelli Faturanın defterlerine kaydedildiği ve ödemesinin yapıldığı,
bu haliyle davacı tarafın 15.000 TL lik ödemenin iade edilmesi gerektiğine ilişkin iddialarını tanık beyanlarını destekleyen herhangi bir yazılı delille ispat edemediği kaldı ki iddiaların da kendi içerisinde tutarsız olduğu, zira davacı tarafça dava konusu kapılarda imalat hatası olduğu belirtilmesine ve taraflar arasında mutabık kalınan Anlaşma Formuna göre 4 Akustik kapının toplam fiyatı KDV dahil 30.680.-TL olmasına rağmen davacı tarafça, davalı tarafa iddia edilen ayıpları gidermek üzere 4 adet kapı bedelinin yaklaşık yarı fiyatına tekabül eden, ayrıca 15.000 TL lik ek ödeme yapmasının izaha muhtaç olduğu,
dosya üzerinde ve mahallinde yapılan teknik incelemeler sonucunda dava konusu akustik kapılarda ortaya çıkan ayıpların gizli nitelikli ayıp olduğu, dosyada mevcut teknik nitelikli bilgi ve belgeler ışığında akustik kapılardaki ayıpların tam olarak neler olduğu, nitelikleri ve boyutu konularında yeterli bilgi içermediğinden bilirkişi tarafından şüpheye yer bırakmayacak şekilde inceleme yapılamadığı,
mevcut bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemede dava dışı firmaya yaptırılan işin maliyetinin işin yapıldığı dönemdeki rayice göre KDV dahil 27.730.-TL olması gerektiği, dava dışı firma tarafından düzenlenen fatura bedellerinin kadri maruf olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/738, K. 2024/358, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama