KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/939
- Karar No
- 2025/41
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2025
Karar Metni
1.242 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/939
KARAR NO : 2025/41
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/12/2022
KARAR TARİHİ : 20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı aleyhine ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ----. sayılı dosyasından faturaya dayalı (elektrik tüketim faturası) alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçlu şirket hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiğini, davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullandığını, davalı şirket elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturaları ödemediğini,
davalı şirket imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesi basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığını, kaldı ki, davalı şirket tahakkuk ettirilen faturaya 8 günlük sürede itiraz da etmediğini beyan ederek; davalı şirketin yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlu şirketin, % 20'den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı icra takibine konu faturayı davalıya tebliğ etmediğini, davalı tarafına tebliğ edilmeden fatura alacağından sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından sunulan delillerde faturanın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin delillerin sunulmadığını, davacı tarafından faturanın davalıya teslim edildiğine ilişkin davacı tarafından delil ve belge sunulmadığı için mahkemenizce tespitini talep ettiğini, davalının faturalarını düzenli ödemesine rağmen erken dönemlerde elektrik tüketimi davacı tarafından kesildiğini, davalının gerekli elektrik iletiminde fayda görememiş olduğunu, ekonomik zarar kaybına uğradığını,
davalının fatura bedellerinde elektrik hesaplama tarifesine aykırı olarak elektrik bedeli hesaplandığını, davalından tahsil edilmemesi gereken (elektrik tüketim bedeli hariç) elektrik faturasında farklı isim ve adlarla tahsili istenen bedellerin hesaplanmasını talep etiklerini, Epdk, Elektrik Piyasası Tüketici hizmetleri yönetmeliği, Elektrik Piyasası Tarifeler yönetmeliği ve diğer ilgili yönetmeliklerince, davalının kendisinden tahsil edilmemesi gereken bedeller nedeniyle fatura alacağına itiraz edildiğini beyan ederek;
davanın reddine, davalının davacının satıştan vazgeçtiğinin bildirilmemesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesi, ----- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporları.--- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 76.370,82 TL alacak yönünden 10.10.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 3 adet faturanın gösterildiği, davalı tarafından süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ---- Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Dava konusu uyuşmazlığın, davacı şirketin davalı şirkete sağladığı elektrik hizmeti karşılığında düzenlediği faturalara dayalı başlatılan takipte takip tarihi itibari ile davacının davalı taraftan muaccel bir alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile itirazın iptali, alacağa uygulanacak faizini nevi, icra inkar tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu tespit edilmiştir.
İcra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın değerlendirilmesinde;
HMK'nın 6. maddesi hükmü uyarınca kural olarak -yasada aksine hüküm bulunmadıkça- davanın açıldığı tarihte davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili ise de icra takibine konu edilen alacak, sözleşmeden doğan bir para alacağı olduğuna göre, HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddeleri gereğince, para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, davacının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemeleri de yetkilidir.
Somut olayda; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre davacı şirketin adresinin "-----'' olduğu, davacı alacaklının yerleşim yeri adresine göre yetkili icra dairesinin ----- İcra Daireleri olduğu, davacının yerleşim yerine göre yetkili icra dairesinin ----- İcra Daireleri olduğu, bu haliyle HMK m. 6, HMK m. 10 ve TBK m. 89 kapsamında davalı tarafın itirazının yerinde olmadığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasında 05.04.2022 tarihli elektrik tüketim sözleşmesinin imzalandığı, dava konusu 3 adet faturanın davalı taraf defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalı taraf defterlerine göre dava konusu 3 adet fatura bedeli kadar davalı tarafın davacı tarafa borçlu göründüğü, buna karşılık davalı tarafça dosyaya herhangi bir ödeme belgesinin ibraz edilemediği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.1 maddesinde;
‘’…Alıcının tanzim edilen faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar fatura bedelini ödememesi halinde, satıcı son ödeme tarihinden sonraki her gün için ödenmeyen fatura tutarına 6183 sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanunun 51.maddesine göre belirlenecek oranda gecikme zammı uygulayacaktır’’ hükmüne yer verildiği, buna göre yapılan hesaplama ile tespit edilen işlemiş faiz bedelinin takip ile talep edilen miktarla örtüştüğü anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde. İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur.
Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir.
Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
(HGK'nın 07/06/2006 tarihli, ----- sayılı ilamı)Somut olayda; dava konusu alacağın faturadan kaynaklandığı bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince davacı lehine koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; Tarafların talepleri dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/939, K. 2025/41, 20 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama