İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/405 K.2024/689

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/405Karar2024/689Tarih17 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.238 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/405
Karar No
2024/689
Karar tarihi
17 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.238 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/405

KARAR NO : 2024/689

DAVA

İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 12/06/2023

KARAR TARİHİ : 17/10/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /

DAVA/TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirket, ----- üreticisinin yetkili servis bayiliğini yaptığını, 21.10.2021 tarihinde ----plakalı davalı ---- ait hasarlı araç yetkili servis müvekkil şirkete getirilmiş olup, aracın yapılması işlemlerine başlanılmış ve araç yapılarak 27.12.2021 tarihinde davalı ----teslim edildiğini, araç yapım bedeli olarak davalı şirkete 75.460,51-TL bedelli 22.12.2021 tarihli ----- Nolu fatura düzenlenmiştir.

Davalı şirket tarafından 75.460,51-TL bedelli faturanın 49.749,00-TL'si müvekkile ödenmiş, ancak; davalı şirket tarafından davacı şirkete 25.711,00-TL bedelli 31.12.2021 tarihli ----- fatura nolu iade faturası düzenlendiğini, davalı şirket tarafından iade faturası düzenlenmesi üzerine, tarafımızca ----Noterliği ----- Yevmiye Numaralı 04.01.2022 tarihli ihtarname ile, davacı şirket tarafından tüm hizmetin eksi, bu hizmetin karşılığı olarak fatura düzenlendiğini, fiyat farkının otomotiv sektöründeki hızlı fiyat artımından kaynaklandığı belirtilerek; işbu faturaya itiraz edildiğini ve en kısa sürede bu fark bedelinin ödenmesi,

aksi halde yasal yollara başvurularak icra ve dava açılacağının ihtar edildiğini, gönderilen ihtarnameye karşı davalı tarafça, fark için onay talebi olmadığını, davalı şirketin sigortasına başvuru yapılmadığı gerekçe gösterilerek; -----Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı 07/01/2022 tarihli ihtarname ile cevap verildiğini, davalı şirket tarafından, işbu bedel kabul edilmemesi üzerine,

tekrar davalı şirketin kasko şirketi ----- ile iletişime geçilerek söz konusu mağduriyetin giderilmesi için sigorta poliçesinin ve ekspertiz raporunun ömeği istenilmişse de cevap alınamadığını, açıklanan ve Mahkeme tarafından resen göz önüne alınacak nedenler ile; davalı/borçlu tarafından ---- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız ve kötüniyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere, icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davalı şirketin aracının kazaya karıştığını ve sonrasında da davacının servisine tamir edilmek üzere teslim edildiğini, aracın---- şirketi tarafından sigortalandığını, ful kasko poliçesinin mevcut olduğunu, teslim ile birlikte sigorta eksperi geldiğini, araçtaki hasarı davacının yetkilisi ile birlikte saptayarak dosya düzenlendiğini ve aracın yapımı için onay verildiğini, buradaki en önemli olan olay verilen hasarlı aracın yapım emri olduğunu, emri veren ise sigorta şirketi olduğunu, davacının aracının uzun bir gecikme ile birlikte tamamlandığını ve teslim edildiğini,

zaten dava konusu olarak ileri sürülen alacak bu gecikme esnasında oluşan fiyat farkı olduğunu davacı yan açıkça belirttiğini, kendi gecikmelerini fatura ettiklerini, teslimden sonra davacı araca ilişkin sigorta şirketine teslim edilmesi üzere 21.10.2021 tarihli 75.460,51-TL bedelli fatura düzenlediğini, ancak davacı tarafından düzenlenen fatura incelendiğinde sigorta şirketinin kabul ettiği bedelden farklı bir bedelin olduğu ortaya çıktığını,

yine davacı tarafından düzenlenen fatura incelendiğinde ise faturadaki iş kalemleri ile sigorta şirketinin kabul ettiği iş kalemlerinin aynı olduğu ancak davacının sigorta şirketi ile anlaştığı bedeller üzerinde fatura düzenlemediği ortaya çıktığını, bu durum ilgili sigorta şirketi ile yazışmalar yapıldığını ancak sigorta şirketi kendi belirlediği rakam dışında bir rakamı kabul etmediğini açıkça beyan etmesi üzerine davacı şirketin aradaki farkın sigorta şirketi tarafından kabul edilmemesi üzerine dava konusu iade faturasının davacıya kesildiğini,

iade faturası üzerine davacının ---- İcra dairesinin ---- Esas sayılı dosyası ile hem davalı şirkete hem de ----- şirketine karşı icra takibi yaptığını, yapılan itirazlar nedeniyle takibin durduğunu, daha sonra davacı arabuluculuk yoluna yine davalı şirket ve sigorta şirketi aleyhine başvuruda bulunduğunu ve görüşmeler anlaşmazlık ile sonuçlandığını, izah etmeye çalışılan işlemlere rağmen kendisine kesilen anlaşma dışı fatura üzerine davalı şirket davacıya fark miktarı kadar iade faturası düzenlediğini, arz ve izahına çalışılan nedenlere binaen;

öncelikle taraf teşkili açılından ve davanın asli tarafı olması gereken ----- şirketine davanın ihbarı ile dahili davalı kabul edilmesini, davalı aleyhine açılmış olan işbu davanın sıfat yokluğu, alacakla bir alakasının olmaması, sebepsiz bir zenginleşmenin mevcut olmaması nedeniyle reddi ile masraf ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine dair karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

---- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası UYAP kayıtları, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ----- Ticaret Odası Ticaret Sicil Kayıtları, Servis Onay formu, Faturalar, İhtarnameler, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIALAR, DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava , davalı şirketin malik/ işleteni olduğu aracın tamiri için davalı adına düzenlenen fatura bedelinin tahsili için başlatılan ---. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine İlişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları , harç, sıfat ve hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir.

Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla uyuşmazlığı çözmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, mevcut ve toplanan deliller incelenip değerlendirilerek tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin son sözleri dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Öncelikle davaya esas;

-----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca davalı tarafın isteği üzerine dava 6100 sayılı HMK'nin 61 vd.maddeleri gereğince ----- ihbar edilmiş ancak dosyaya herhangi bir beyan yansımamıştır.

Davanın yasal dayanağı olan 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

(Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır.

İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.

Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ; davacı sigorta şirketi tarafından ----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu sigorta şirketi hakkında kasko sigortalı araç için düzenlenen fatura bedelinin tahsili için icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dava konusu uyuşmazlığın ve icra takibinin dayanağı 30/12/2021 tarihli toplam 215.711,34 TL fatura olduğu, faturanın sekiz günlük yasal süre içinde iade edildiği tespit edilmiştir.

Davacı tarafından davalıya işbu fatura bedeli dahil 22/12/2021 tarihli 75.460,51 TL fatura düzenlendiği ve bu faturanın iade faturası düzenlenen bedel hariç 49.749,00 TL kısmının ödendiği konusu da sabittir. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık ihbar olunan sigorta şirketinin aracın onarımı için onay verdiği ve/veya anlaştığı bedeliniz üzerindeki miktardan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasındadır.

Mahkememizce alınan Makine Mühendisi ----- tarafından düzenlenen 05/08/2024 tarihli raporda davacı tarafından onarım için yapılan toplam 75.460,51 TL bedelin günün ekonomik şartlarını göre uygun olduğu bildirilmiştir. Davacının davalının aracını onarıp teslim ettiği de bedihidir. Ayrıca araç için ekspertiz tarafından onarım onayı verildiği gibi aracın onarımı için yapılan işlemlerin, parçaların ve işçilik gibi hususların gösterildiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar ekspertiz tarafından düzenlenen onarım ve onay verilen işler ve fiyat dışında farklılık ortaya çıkmış olsa da; dava konusu uyuşmazlığın yaşandığı süreçte piyasada mal ve hizmetlerin fiyatları yönünden aşırı dalgalanmalar yaşandığı, bütün sektörler yönünden fiyat belirlemenin aşırı şekilde güçleştiği, Türk lirasının Euro ve Dolar karşısında aşırı değer kaybettiği ve hatta bu durumun engellenmesi için ülkemizde 21/12/2021 tarihinde kur korumalı mevduat uygulaması başlatıldığı da maruftur.

(HMK,187/2) Bilindiği üzere hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir.

Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir, işte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hasıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir.

Tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra önemli surette, çarpıcı, adaletsizliğe yol açan olayların gerçekleşmesi ile değişmişse, taraflar artık o akitle bağlı tutulmazlar. Türk hukukunda da öteden beri Türk Medeni Kanun'u 2 ve 4 üncü maddesinden yararlanılarak hem de işlem temelinin çökmesi kuramı uygulanmak suretiyle Türk Borçlar Kanun'u 138 inci maddesinde belirlendiği üzere uyarlama davalarının görülebilir olduğu benimsenmiştir.

Sözleşmenin edimleri arasındaki dengeyi bozan olağanüstü hallere harp, ülkeyi sarsan ekonomik krizler, enflasyon grafiğindeki aşırı yükselmeler, şok devalüasyon, para değerinin önemli ölçüde düşmesi gibi, sözleşmeye bağlılığın beklenemeyeceği durumlar örnek olarak gösterilebilir.

Karşılıklı sözleşmelerde edimler arasındaki dengenin olağanüstü değişmeler yüzünden alt üst olması, borcun ifasını güçlendirmesi durumunda "işlem temelinin çökmesi" gündeme gelir, işte bu bağlamda hakim, somut olayın verilerine göre alacaklı yararına borçlunun edimini yükseltmeye veya borçlu yararına onun tamamen veya kısmen edim yükümlülüğünden kurtulmasına karar verilebilir ve müdahale ederek sözleşmeyi değişen koşullara uyarlar.

Yüksek Yargıtay'ın da birçok kararında bu ve benzer şekilde açıkladığı üzere yukarıdan beri açıklanan hususlar muvacehesinde somut olayda yaşanan ekonomik gelişmeler nedeniyle sözleşme temelinin çöktüğü, davacın aleyhinde katlanamayacak decede bozulma yaşandığı, davacının onarımı yapıp aracı teslim ettiği, toplam onarım bedelinin benimsenen bilirkişi raporuna göre günün ekonomik koşullarına uygun olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.

Öyleyse dürüstlük kuralı ve hakkaniyet gereği iade edilip takibe konu edilen fatura bedelinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği, davalı ile ihbar olunan sigorta şirketi arasındaki sözleşme ilişkisinin ve sonuçlarının bu davada tartışılmasına yer olmadığı, onarım sözleşmesinin ve bundan yararlananın taraflar olduğundan ve faturanın davalıya düzenlenmesine göre taraf sıfatlarında bir sorun görülmediği ve netice itibarıyla davacının işbu davasında haklı olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.

Binaenaleyh, davacının davasının icra dosyası, tarafların tacir sıfatına göre faiz tür ve oranı da denetlenmek suretiyle kabulü ile.

2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlulun davalı-borçlunun -----İcra Dairesinin----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına karar verilmiştir.

(AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 2, 6 , İİK, 67/1,2, TBK.1,117/1,138, TTK,16/1,18/2, HMK, 25,26,27,30,33, 146, 187/1, 190,197, 198, 266 vd, 282 ) 2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacı şirketin icra inkar tazminatı talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise;

davalının borçtan hukuki sorumluluğunun ve miktarının tespiti ve uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi karşısında, alacağın ve varlığı ve miktarının alınan bilirkişi raporu ve yapılan yargılama sonucunda hukuki muhakeme sonucunda belirlenmesi karşısında itirazın iptaline karar verilen alacağın davalı şirket yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince esasa ilişkin aleyhinde hüküm verilen davalı şirket sorumlu tutulmuştur.

Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın KABULÜNE

2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun -----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına,

3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin reddine,

4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.756,34 TL karar ve ilam harcından; 310,53 TL peşin harcın ve icra dosyasına yatırılan 128,56 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.317,25 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydın

5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

6-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 310,53 TL peşin harç ve 25,60 TL vekalet harcı, 500,00 TL posta masrafı, 3.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.266,03 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 25.711,34 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı ;6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar yönünden ayrı ayrı (25.711,34 TL < 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/405, K. 2024/689, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/405
  4. Karar No : 2024/689
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 12/06/2023
  7. Karar Tarihi : 17/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü /
  9. Dava/talep
  10. Cevap /talep
  11. Deliller
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/405
Karar No
2024/689
Tarih
17 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/405 K.2024/616
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/405 K.2024/626
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/406 K.2024/613
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/406 K.2024/981
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/406 K.2024/753
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/406 K.2024/746

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.