KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/500
- Karar No
- 2025/75
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
Karar Metni
3.133 kelime·16 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/500
KARAR NO : 2025/75
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/07/2023
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı-borçlu ...'ne ait ---- plaka sayılı araç 07.01.2021-07.01.2022 tarihleri arasında davalı şirketçe ----- sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile poliçe de yer alan teminatlar kapsamında, poliçe limitleri miktarınca sigorta güvencesi altına alındığını, 08.06.2021 tarihinde ----plaka sayılı araç ----- Caddesinde seyir halinde iken sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----plaka sayılı aracın ters yöne girerek ----- plakalı araca çarpması neticesinde çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı incelendiğinde;
işbu kazanın gerçekleşmesinde davacı şirket tarafından sigortalı olan ---- plaka sayılı aracın sürücüsü ---- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67 - 84/1-b,maddelerini ve Karayolları Trafik Yönetmeliği 137.maddedeki kuralları ihlal ederek ters yönde gayri nizami bir şekilde trafiği tehlikeye düşürecek biçimde seyretmesinden dolayı gerçekleştiğini, kaza tespit tutanağı ve SBM online kaza tespit tutanağı incelendiği zaman sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada %100 ve ağır kusurlu olduğu,
kazaya karışan diğer araç konumunda olan -----plaka sayılı aracın ise kusursuz olduğu tespit edildiğini, davacı şirket tarafından ----- No'lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında, işbu trafik kazası sonucu zarar gören ----- plakalı aracın sigorta şirketi olan-----26.08.2021 tarihinde 36.592,29 TL ve aracın değer kaybı tazminatı için ----- 05.08.2021 tarihinde 6.408,00 TL olmak üzere toplam 43.000,29-TL tazminat ödemesi yapıldığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında Sigortacının Sigortalısına Rücu nedenlerinin sayıldığı B.4. maddesinin a fıkrasında.
ZMMS genel şartları ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda ters yönde araç kullanılması halinde gerçekleşen trafik kazalarında, sigorta şirketleri tarafından 3. kişilere yapılan ödemelerin sigortalıdan talep edilebileceği sabit olduğunu, bununla beraber, işleten konumunda olan davalının Yargıtayın içtihatlaşmış kararlanınca ters yönde araç kullanımı sebebiyle ağır kusur olduğunun kabulü ile ZMMS Genel Şartlarında yer alan sigortacının sigortalısına rücu sebepleri arasında sayılı olan ağır kusur sebebiyle müvekkil şirketçe ödenen tazminatlar yönünden sorumluluğu bulunduğunu,
açıklanan ve re’sen dikkate alınacak sebepler göz önüne alınarak ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla; ----İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyası icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamına, haklı davanın kabulüne, davalı/borçlunun işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı şirket olay yeri tespit tutanağına göre ---- istikametinden sola dönerek -dönülmez tabelası yok- ----Caddesine bağlanmak isterken tek şeritli caddeden gelen aracın hızlı olması ve duramaması sonucu araçlar yan taraflarından, birinin ön sağ ve diğerinin sol köşe noktalarından çarpıştığını, kaza tespit tutanağında taraflarca düzenlenen krokide de araçlardan birinin yan yoldan caddeye bağlanırken kazanın meydana geldiği, buna göre ters yönde seyir hali olmadığı,
şayet böyle bir kaza olsaydı araçların sağ ve sol yanlarının değil ön kısımlarının tamamen hasar göreceği açık olduğunu, yine davacı tarafın sunduğu Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'nden alınan Kaza Tespit Tutanağı Uygulaması/Kaza Tespit Tutanağı Detayı belgesinde Kaza Senaryosu/Krokisi her ne kadar araçların karşılıklı yönden gelirken birbirlerine çarptığı kaza senaryo şemasına yer verilmişse de aynı belgenin Kaza Resimleri kısmında araçların kazadan sonra çekilen gerçek fotoğraflarında araçların yan yana durduklarını, bu şekilde ters yönde gelen iki aracın çarpışması durumu değil,
tali yoldan caddeye bağlanma sonucu meydana gelen bir kaza olduğu açık olduğunu, online olarak düzenlenen kaza tespit tutanağı bu yönüyle kendi içerisinde çelişkiler barındırdığını, kazanın meydana gelmesine ilişkin durum olay mahalline ait görsellerle açıklandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kazanın meydana gelmesinde yola bağlanan davalının kusuru ile kazaya neden olduğu düşünülse dahi müvekkil aracının ters yönde seyir halinde olmadığı,
ters yönde seyir halinde olsa bile bu durumunun tek başına ağır kusur veya kasıt içermediği emsal yargı kararları ile kabul edilmesi sebebiyle rücu şartlarının oluşmadığı sabit olduğunu, olayda rücu sebebi olarak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar 4/a maddesinde yer alan ağır kusurun varlığından söz edildiğini, ağır kusurda, asli kusuru aşan ağırlıkta bir kusur arandığını, Ek 1 de sunulan olay yeri fotoğrafından da anlaşılacağı üzere -ters yön, girilmez tabelası yok- ters yöne girme durumu bulunmadığı sabit olduğunu, davacı alacaklı,
iddia olunan borca konu takip talebinde borcun kaynağını ve nedenini belirtmemiş, ilgili icra dosyasına sunmadığını belgelerin bu davada delil olarak kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, itirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olduğunu, takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebiyle bağlılık esas olması sebebiyle itirazın iptali davasında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamayacağını,
işbu sebeple takipte dayanılmayan belgelere itirazın iptali davasında kullanılması davanın yukarıda açıklanan niteliği ile bağdaşmadığından, huzurdaki itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, arz ve izah olunan nedenler ve resen göz önüne alınacak sebeplerle; davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Türkiye Noterler Birliği Trafik Tescil kayıtları, Kazalı Araç Fotoğrafları, Hasar dosyası ve ZMMS Poliçesi, Ekspertiz Raporu, Banka Dekontları, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Diğer Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , davacı ... tarafından, davalı malik/işleten şirket adına kayıtlı dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç sürücüsünün kazada ağır kusuru iddiasına bağlı olarak zarar gören üçüncü kişiye yaptığı ödemenin; ZMMS Genel Şartlarının B.4-a maddesi kapsamında sigortalı malik/işletenden tahsili için başlatılan ----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra takibine ödeme emrine karşı yapılan itiraz nedeniyle; 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları , harç, taraf sıfatı ve hak düşürücü süre de incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu sefer de sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, mevcut ve toplanan tüm deliller incelenip değerlendirilerek tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin son sözleri dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Davanın yasal dayanağı olan 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır.
İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. 6102 sayılı TTK'nin 1401.
Maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir.
Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde sigortalısı araç malikine/işletene rücu nedeni olarak; ZMMS genel şartları B.4-a maddesi uyarınca, zarar sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana geldiği iddiasına ve yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yük taşınmasına dayanmaktadır. Bu anlamda taraflar arasındaki uyuşmazlık sigortalı araç sürücüsünün kazada kasti bir hareketi ve ağır kusuru bulunup bulunmadığı, yükün istiap haddinden fazla olup olmadığı ve zararın bu nedenle meydana gelip gelmediği gelmediği ve bu kapsamda gerçekleşen rizikonun ve üçüncü kişiye ödenen zararın davalı sigortalıdan ve zarara sebep olan sürücüden rücuen tahsilinin istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2918 sayılı KTK'nin 65. maddesinde 'd) Karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda yükleme yapılması, h) Yükün karayoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak, gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi yasaklanmış ve devamında bu kuralların ihlali halinde idari para cezası öngörülmüştür.
Sigortacının sigortalısına rücu hakkı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup bu maddede "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.6102 Sayılı TTK'nin 1409/2 maddesinde de ''Sigortacı ,sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur.
Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.' düzenlemesi bulunmaktadır. 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının Sigortalıya rücu hakkı " B.4.
Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde ise "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni Hasara Neden Olan Trafik Kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir.
İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan zarar ödemesini rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. Yukarıda rücu sebepleri arasında sayılan hususlardan olayımızı ilgilendirme ihtimali bulunanlar koyulaştırılmış durumdadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar , gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan yargılama ışığında somut olaya gelince.
08/06/2021 tarihinde ----- Caddesi istikametinde davalı şirketin malik/işletini olduğu,----- sevk ve idaresindeki kaza tarihini kapsar şekilde 07/01/2021 ilâ 07/01/2022 tarihleri arasında araç başına 43.000,00 TL limitle davacı ... şirketine ZMMS sigortalı ----- plakalı hususi otomobil ile --- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araçların karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Meydana gelen trafik kazası sonucunda ;2918 sayılı KTK'nin 81/2 maddesinde düzenlenen 'Yalnız maddi hasar meydana gelen kazalarda, kazaya dahil kişilerin tümü, yetkili ve görevli kişinin gelmesine lüzum görmezlerse, bunu aralarında yazılı olarak saptamak suretiyle kaza yerinden ayrılabilirler' hükmü gereği kaza sonucunda kazaya karışan araç sürücüleri tarafından Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152/2 maddesinde açıklanan şekilde görüşlerinin de yazılı olduğu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir.
Bu tutanağa göre davalı şirkete ait araç sürücüsünün kazada kusurun ters yola girmek suretiyle kendisinde olduğunu beyan ve kabul ettiği görülmektedir. Davaya konu oyanda davacı ... tarafından kazada zarar gören araç için toplam 43.000,00 TL poliçe limiti kadar ödeme yapıldığı sabittir. Davacı vekili tarafından ----.
İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlu hakkında kaza nedeniyle zarara görene ödenen paraya dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğine bağlı olarak davalı borçlunun yasal (7) günlük süresi içerisinde icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, takibin 2004 sayılı İİK'nin 66.madde hükmü uyarınca kendiliğinden durduğu, işbu itirazın iptali davasının da, icra dosyasında itiraz dilekçesinin tebliğine rastlanmadığından her halde (1) yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Buna göre davada uyuşmazlık zarar göre üçüncü kişiye ödenen bu paranın ZMMS genel şartlarI gereğince kendi sigortalısına rücu şartlarının bulunup bulunmadığı üzerinde toplanmaktadır.
Mahkememizce; taraf vekillerince gösterilen ve resen toplanması gereken tüm deliller toplanmış ve uyuşmazlığın çözümü için kazada kusur durum ve oranının tespit edilmesi gerektiği anlaşılmakla HMK'nin 266 vd maddeleri gereğince özel ve teknik bilgi gerektiğinden dosya alanında uzman bir bilirkişiye verilerek kazaya karışan sürücülerin kusur durum ve oranı hakkında rapor düzenlenmesi istenmiştir. ----- Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinden resen seçilen Makine Mühendisi Bilirkişi ---- tarafından hazırlanan 13/11/2024 tarihli raporda özetle ;a-) --- Plakalı Araç Sürücüsü ------: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu
Madde 47/c,d, 46/h, Madde 84/b ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin Madde 95/c Madde 157/a-2 bentlerinde açıklanan hükümler gereği yukarıda açıklanan trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın meydana gelişinde ağır kusurlu olmadığı ancak %100 asli kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. b-) ---- Plakalı Araç Sürücü -----’ un: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununu ve bu kanuna bağlı yönetmeliğin herhangi bir maddesini ihlal ettiğine dair kanaatin oluşmadığı ve kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı yönünde tespit ve görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiştir. Bu kapsamda bu tür sorunların kaynağının yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği sürücülere tanınan kaza tespit tutanağı düzenleme yetkisi olduğu açıktır. Kazaya karışan ve üstelik bulunduğu mahal ve trafik kurallarına ve işaretlerine ilişkin somut hiçbir bilgisi olmayan kişilerin hazırlayacağı tutanağın sağlıklı sonuçlar vermeyeceği malum ve maruftur.
(HMK,187/2) Dolayısıyla somut olayda da sigortalı araç sürücüsünün ters yola girdiği yönündeki beyanından hareketle sigorta şirketi tarafından sigortalısına icra işlemi yapılmış ve işbu dava açılmış ise de; ----- ilindeki trafik yoğunluğu, yolların karmaşıklığı, dönme ve ayrılma inceliği gibi husular gözetildiğinde sürücünün kasıt ve/veya ağır kusurundan söz etmek mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü halinde KTK'nin 84.maddesinde sayılan tüm asli kusurların ağır kusur olarak değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkar ki; bu durum sigorta sözleşmesinin amacını tamamen ortadan kaldırır.
Zira zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.a maddesinde; tazminatı gerektiren olay işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasdi bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmesi halinde sigortacının sigortalısına rücu edebileceğini hüküm altına almıştır.
Genel şartların bu maddesinde "tam kusur" dan değil, "kasıt" veya "ağır kusur" dan söz edilmekte olup ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir.
Binaenaleyh, benimsenen bilirkişi kusur raporu ve ekindeki krokilere göre sürücünün kusuru sabit olmakla birlikte işbu kusurun kast ve kasta yakın ağır kusur olarak değerlendirilemeyeceğinden olaya ZMMS Genel Şartlarının B.4-a maddesinin uygulanma imkanı olmadığından rücu koşullarının oluşmadığı, gösterilen hukuki sebeplerle davacı ... şirketinin davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TTK'nin 1409/2, TMK,6 ve HMK, 190 maddeleri gereğince ispat edemediği sonuç ve kanaati ile davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
(Yargıtay ----HD-----) AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3,65,81/2, 83, 84, 85, 86, 88, 91, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. B.4-a maddesi, TBK, 49, 50/1, 51/1, 61, 62, 162, 166, 74/1 117/1,2, TTK,16/1, 1401 vd, 1409, 1459, 1461, 1463 1483 vd, İİK, 67, HMK, 25, 27,29, 30,31,33, 146, 187/1-2, 190,194,196, 198, 266 vd. 281, 282 )
Davalı vekilinin 2004 sayılı İİK'nin 67/2 maddesi gereğince kötüniyet tazminatına yönelik talebine gelince ; davanın temelinin haksız fiil niteliğindeki trafik kazasına dayanması, hüküm sonucuna alınan bilirkişi kusur raporu ve özellikle kusurun ve delillerin tartışılmasına bağlı hukuki muhakeme sonucunda ulaşılması karşısında; davacının davalıyı ızrar kastıyla ve kötü niyetle takip yaptığına yönelik davalı vekilinin genel ve soyut beyan ve tazminat talebi dışında olaya özgü objektif hukuki bir tespit ve beyyine bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davacı taraf sorumlu tutulmuştur.
Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/500, K. 2025/75, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama