KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/572
- Karar No
- 2025/375
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
Karar Metni
1.559 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/572
KARAR NO : 2025/375
DAVA
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/08/2023
KARAR TARİHİ : 29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirket ile davalı sigorta şirketi arasında 21.12.2020-31.12.2020 vadeli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi düzenlendiğini, poliçenin ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında manevi tazminata ilişkin taleplerin güvence altına aldığını, 05.01.2021 tarihinde poliçe kapsamında bulunan müvekkili şirkete ait ---- plaka sayılı araç yaralanmalı trafik kazasına karıştığını, bu kaza sebebi ile kazada yaralanan -----, ----- ve ----- 16.11.2021 tarihinde -----Asliye Hukuk Mahkemesinin -----. sayılı manevi tazminat davasını ikame ettiklerini, davanın davalı sigorta şirketine de ihbar edildiğini,
Mahkemece verilen karar sonucunda anılan davada davacı olan şahıslara -----.
İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı dosyasına 43.148,32 TL,----- sayılı dosyasına 59.187,95 TL, ------- sayılı dosyasına 134.556,53 TL ödeme yapılmış olduğunu, müvekkili şirket tarafından 7.001,77 TL bakiye karar harcı ödemesi yapıldığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 243.894,67 TL'nin poliçe kapsamında müvekkili şirkete ödenmesi için 07.04.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine talepte bulunulduğunu,
ancak makul süre içerisinde sigorta şirketince ödeme yapılmadığını beyan ederek müvekkili şirketçe trafik kazası nedeni ile ödenen (poliçe limitleri dahilinde) şimdilik 5.000,00 TL'nin talep tarihi olan 07.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta şirketine usule uygun bir başvuru yapılmadığını, eksik başvurunun söz konusu olduğunu, gerekli ve zorunlu evrakların ibraz edilmediğini; uzlaşma ve/veya feragat durumu varsa nazara alınması gerektiğini, usule uygun bir maluliyet raporu tanzim edilmemiş olduğunu, kusurun belirlenmediğini, hatır indirimi ve müterafık kusurun nazara alınması gerektiğini, yasal faizin işletilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 18.03.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle. Islah taleplerinin kabulü ile 229.488,42 TL alacaklarının davalıdan talep tarihi olan 07.04.2023 tarihinden itibaren isleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle.
Kısmi dava olarak açılan davanın türünün, sonradan belirsiz alacak davası olarak değiştirilemeyeceğini, savunmaları kapsamında dosyanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi yönde kanaat halinde müterafik kusur indirimlerinin uygulanarak, yargılama esnasında davacının, yolcu olduğu ve taşımanın maddi ve/veya manevi karşılık kapsamında yapılmamış olduğu hususunun sonradan anlaşılması halinde şartları varsa TBK mad.
50 vd. kapsamında hatır indirimi uygulanmasını, ödeme tutarı, anılan indirimler yapılıp tazminat tutarı belirlendikten sonra kalan bakiyeden güncellenerek düşülmesine ve netice olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
----- Asliye Hukuk Mahkemesinin -----. sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
---- İcra Müdürlüğünün ------. sayılı dosyası dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Sigorta hukuku alanında aktüer bilirkişi kök raporu ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 05.01.2021 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, kasko filo poliçesine bağlı olarak ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin ------esas sayılı manevi tazminat davasında yapılan yargılamaya bağlı olarak, davacının poliçe kapsamında alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla açılmış 5.000,00 TL talepli maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.Dosya, sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş. 28.02.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ihtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamında taraflar arasındaki sigorta poliçesi limiti dahilinde olan ve ----.
Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas ve ----- Karar sayılı kararıyla hüküm altına alınan, anılan davanın davacıları ---- için 75.000 TL, ---- için 30.000 TL, ------ için 20.000 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminatın, 07.04.2023 sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilebileceği, davacı tarafça talep edilen toplam 236.892,90 TL manevi tazminata davacının icra dairesine ödediği icra harç ve giderleri,
icra avukatlık ücreti ve olay tarihinden itibaren işlemiş olan faiz de dahil olduğundan fazlaya dair talebin (125.000,00 TL dışındaki kısmın) sigorta poliçesi teminat kapsamı dışında olduğu, ----- Asliye Hukuk Mahkemesince hükmolunan 7.001,77 TL bakiye karar ve ilam harcından, "Hukuki Koruma Teminatı" kapsamında olan 5.000,00 TL'lik kısmının 07.04.2023 başvuru tarihinden itibaren ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilebileceği rapor edilmiş olup, taraflarca sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişiden ek rapor alındığı,
itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre kök rapordaki görüş ve kanaat ile ek rapordaki görüş ve kanaatin aynı olduğu, davacının, kaza tarihi 05.01.2021 ile ihbar tebliğ tarihi olan 11.04.2022 tarihi arasındaki 1 yıl 3 ay 7 gün yasal faizin hesaplanması ile bulunan 14.406,25 TL yasal faiz miktarının, talebi olan 243.894,67 TL'den mahsubu ile kalan 229.488,42 TL miktarın tahsiline karar verilmesi gerektiği yönündeki talebinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu rapor edilmiştir.
Dosya kapsamına, sunulan raporlara, rapora karşı beyan ve itirazlara göre yeni bir bilirkişiden rapor alınmış, 03.02.2025 tarihli rapora göre ------- tarafından---- adına düzenlenmiş 31.12.2020-31.12.2021 tarihleri arasında geçerli ----- numaralı ------ Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davaya konu hasarın, "05.01.2021 tarihinde davalı şirkete ait----- plaka sayılı araç yaralanmalı trafik kazasına karışmış, bu kaza sebebi ile kazada yaralanan , ---- 16.11.2021 tarihinde ----.
Asliye Hukuk Mahkemesinin-----.
Sayılı manevi tazminat davasını ikame etmiş ve yapılan yargılama sonucunda ödenmesine karar verilen manevi tazminat bedelleri davacı şirketçe ödenmiş," olduğu belirtilerek huzurdaki dava ile davalıdan tahsilinin talep edildiği, gerekçeli karara da geçen söz konusu kusur raporunda özetle; "...davalı ----- ait yarı römorklu---- plaka sayılı çekicinin dava dışı sürücüsü ------, Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/d ve 52/a,b maddeleri hükümlerine riayetsizliğinin yanında, dikkatsizliğinin ve tedbirsizliğinin de mevzubahis olduğu olayda tamamen %100 oranında kusurlu olduğu,
----- plaka sayılı kamyonetin sürücüsü davacı ------ ise, hadisenin cereyan tarzı itibariyle kural ihlali mevzubahis olmadığından kusur izafesinin mümkün olamayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır..." ifadelerine yer verildiği, dosyada mevcut yegane kusur raporu söz konusu rapor olduğundan, alacak hesabının da bu rapora göre yapıldığı, yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda davacının bu kaza sebebi ile kazada yaralanan ---- ve ----- 16.11.2021 tarihinde -----.
Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Sayılı manevi tazminat taleplerini ödemiş olması sonucu 05.01.2021 tarihinde ----- plakalı araçta meydana gelen Kararayolları kasko Sigortası Genel Şartları A.1. b. maddesi kapsamında olduğu, ----- Filo Sigorta Poliçesinin 05.01.2021 hasar tarihinde yürürlükte olması sebebiyle davacının talebinin yerinde olduğu, ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte talep edebileceği rapor edilmiştir.
Davacı vekili, 03.02.2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 18.03.2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile alacak taleplerini 229.488,42 TL'ye çıkarmıştır.
Mahkememizce aldırılan, 03.02.2025 tarihli bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması gerektiği, 05.01.2021 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, kasko filo poliçesine bağlı olarak ----Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- esas sayılı manevi tazminat davasında yapılan yargılamaya bağlı olarak,
davacının poliçe kapsamında 229.488,42 TL alacağı bulunduğu kanaatine varılmıştır.Yargıtay -----Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ---- esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır.
O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça, ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi talebinde bulunulmuş olup, ticari dava olması sebebiyle ticari temerrüt faizine hükmetmek gerekmiş, faiz başlangıcı yönünden,
davalı şirkete yapılan başvuruya bağlı olarak 07.04.2023 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, her ne kadar davalı tarafından ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, hukuki tavsife bağlı olarak, davanın belirsiz alacak davası olması sebebiyle ıslah edilen alacağın zaman aşımına uğramadığı tespit edilerek, davanın kabulü ile toplam 229.488,42 TL'nin 07.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/572, K. 2025/375, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama