KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/62
- Karar No
- 2024/814
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
Karar Metni
1.257 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/62
KARAR NO : 2024/814
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/01/2023
KARAR TARİHİ : 19/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, davalıdan ticari satımdan kaynaklanan ----- numaralı 31/05/2021 Tarihli 85.583,35 TL tutarında fatura, ----- numaralı 31/05/2021 tarih------ numaralı 30/09/2021 tarihli 151.212,14 TL tutarında fatura, ---- numaralı 14/08/2021 tarihli 159.691,09 TL tutarında fatura, ----- numaralı 14/08/2021 tarihli 191.306,88 TL tutarında fatura, ----- numaralı 06/04/2021 tarihli 133.861,09 TL tutarında fatura alacakları bulunması nedeniyle hakkında ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe ve davaya konu faturalara VUK ve TTK hükümleri muvacehesinde yasal bir itirazda bulunulmadığını,
taraf ticari kayıtlarında da bu alacakların görünmekte olduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile itirazının iptaline, %20 tazminatın davalı borçludan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin davacı tarafa böyle bir borcun olmadığı belirtilmesine rağmen davacı tarafça iş bu dava haksız mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak ikame edildiğini, davacı taraftan davaya konu faturalara ilişkin her hangi bir mal ve hizmet alınmadığını, faturalardaki bahse konu malzemeler hiç bir şekilde davacı tarafça davalı müvekkiline verilmediğini beyan ederek davanın ihbar olunan şirkete ihbar edilmesine ve netice olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunana HMK 61 vd.maddeleri uyarınca usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
İhbar olunan vekili beyan dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada aleyhe hiçbir hususu kabul etmemekle beraber, taraflar arasındaki ilişkiler uyarınca müvekkilinin hiçbir sorumluluk ve tazmin borcu olmadığını, ihbar nedeniyle müvekkilinin herhangi bir hak kaybına uğraması halinde başta rücu olmak üzere tüm yasal haklarının saklı olduğunu beyan ederek, davalının haksız ve mesnetsiz iddia ve beyanlarını kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.----. İcra Dairesinin ----- sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.-----Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----- Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Mali müşavir bilirkişi kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, davalı tarafça ----İcra Müdürlüğünün -----esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, beyan dilekçeleri, ----İcra Müdürlüğünün ----- takip sayılı dosyası, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında cari hesaptan ve ticari satımdan kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin ----İcra Müdürlüğünün ----esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Başlangıçta heyet olarak yargılaması yürütülen iş bu dosya, yapılan kanun değişikliğine bağlı olarak 06.07.2023 tarihli ara karar uyarınca üye hakim uhdesine tevdi edilmiştir.
Davanın, başlangıçta yazılı usule tabi olması sebebiyle, tensip tutanağında her ne kadar yazılı usule tabi olduğu belirtilmiş ise de, kanun değişikliğine bağlı olarak üye hakim uhdesine geçen davanın basit yargılamaya tabi hale geldiği ve o aşamadan sonra HMK uyarınca dava hakkında HMK'nın 316-322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulünün uygulandığı görülmüştür.
Dosya, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş; defter incelemesinde tarafların defterlerini hazır bulundurduğu, 13.11.2023 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, faturalar, sevk irsaliyesi ve ibraz edilen ticari defterler ışığında, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil teşkil ettiği, davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davacı tarafın davalı taraftan 31.12.2021 tarihi ve rapor yazım tarihi itibari ile 951.824,87 TL alacaklı olduğunu kayıt altına aldığı,
davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre, davalı tarafın davacı tarafa 31.12.2021 tarihi ve rapor yazım tarihi itibarı ile herhangi bir borcunun/alacağının kalmadığını kayıt altına aldığı, dosya içeriğinde buluna davacı taraf ve davalı taraf form BA ve Form BS bilgilerinin birbirini doğruladığı,
davalı tarafça davacı adına dava dışı ----firmasına davalıya ait muhtelif banka hesaplarından 933.240,33 TL ödeme yapılmış olup, bu borcun davacı cari hesabına mahsubu hususunda dava dosyası içeriğinde herhangi bir sözleşme olmadığı rapor edilmiş olup, taraflarca sunulan rapora karşı itirazların değerlendirilmesi ve ihbar olunanın ticari defterlerinin incelenerek ek rapor sunulması amacıyla dosya aynı bilirkişiye tevdi edilmiş, itirazlar irdelenerek ve ihbar olunanın ticari defterleri incelenerek sunulan ek rapora göre,
davalı tarafından davacı adına dava dışı şirkete yapılan toplam 933.240,30 TL ödemenin hem davalı hem de dava dışı şirket ticari defter kayıtlarında mevcut olduğu, davacı ticari defter kayıtlarında davaya ve takibe konu edilen fatura alacakları olan toplam 780.425,43 TL'ye istinaden davalıdan davaya konu ödemelerle tarih ve tutar olarak birebir örtüşmesi nedeni ile toplam 484.858,96 TL ihbar olunan şirketin cari hesabına mahsup ettiği,
netice itibarı ile davacının davalıdan fatura alacağı olarak 295.566,47 TL alacağı var gibi görünmekle birlikte ticari defter kayıtlarının detaylı incelemesinde davacı tarafın da dava dışı şirketle ticari ilişkisinin ve cari hesabının var olduğunun görüldüğü, davacı taraftan talep edilen davaya ve takibe konu edilmiş faturalara ait sevk irsaliyeleri yönünden, davacı tarafın mali müşavirince sevk irsaliyesi olmadığı şeklinde alınan cevaba istinaden, mal ve hizmet teslimlerinin değerlendirilemediği rapor edilmiş olup, bilirkişi kök ve ek raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğu,
davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmaması ve karşı tarafın da sunulan cevap dilekçesine açıkça muvafakat etmemesi nedeniyle, sunulan dilekçenin HMK uyarınca inkar anlamına geldiği ve Mahkememizce bu kapsamda değerlendirildiği, davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtları ile birbirini doğrulayan BA-BS formlarına göre davacı tarafın davalı taraftan alacağı olduğu, her ne kadar dosyaya irsaliyeli fatura sunulmamış ise de, tarafların BA-BS formlarında gerekli bildirimleri yapmış olmalarının teslim olgusuna karine olduğu,
yine her ne kadar davacı tarafça 835.470,39 TL üzerinden takip yapılmış ve dava açılmış ise de, davacının tespit edilen alacağının 295.566,47 TL olduğu, icra takibinde faiz cinsi belirtilmediğinden yerleşik içtihatlar uyarınca, takip talebindeki "faiz" ibaresinin Mahkememizce "yıllık %9,00 oranında yasal faiz" olarak yorumlandığı ve yasal faize hükmedilebileceği tespitiyle beraber, davanın kısmen kabulü ile davalının ----.
İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 295.566,47 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, 295.566,47 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,00 oranında yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 295.566,47 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/62, K. 2024/814, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama