KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/663
- Karar No
- 2024/221
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
Karar Metni
1.744 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/663
KARAR NO : 2024/221
DAVA
İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/10/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirket ile davalı arasında 04.06.2021 tarihinde akabinde de 25.03.2022 tarihinde ------ model yük ve personel asansörü kiralama sözlemesi akdedildiğini, bu kapsamda davalıya sözleşmede belirtilmiş olan adet ve özelliklerde yük ve personel asansörü teslim edildiğini, ancak davalı taraf 28.11.
2022 tarihli, ----- yevmiye no'lu ihtarı ile söz konusu asansörlerin aylık periyodik bakımlarının yapılmadığı gerekçesi ile sözleşmeyi feshettiğini, 16.01.2023 tarihli ----- yevmiye no'lu ihtarnamesi ile de ------ 123.900,00-TL tazminat ödediği gerekçesi ile zararının tazminini talep ettiğini, bununla birlikte davalı taraf davacı şirketin asansörlerin kira bedeli ve sunmuş olduğu servis-bakım hizmetinin karşılığı olan 132.350,07-TL tutarındaki fatura borcuna da süresi içerinde itiraz etmemiş olmasına rağmen iade faturası düzenlediğini, bunun üzerine davacı şirket tarafından 23.12.2022 tarihli, ----- yevmiye numaralı ihtarname ile.
132.350,07-TL tutarında ki faturanın sözleşme kapsamında davalıya kiralanmış olan asansörlerin kira bedeli ile bu asansörlerin periyodik bakımlarına ilişkin verilen hizmet bedeli olduğu bu sebeple ödenmesi gerektiği ile davalı tarafından tanzim edilmiş olan 19.12.2022 tarihli ----nolu iade faturasının kabul edilmediği bildirildiğini, akabinde de 01.02.2023 tarihli ------ yevmiye no'lu ihtarname ile davalı'nın 6.01.2023 tarihli-----yevmiye no'lu ihtarnamesi'nde belirtmiş olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığı,
sunulan hizmetin eksiksiz ifa edildiği asansörlerin periyodik kontrollerinin düzenli olarak yapıldığı bu sebeple 13.01.2023 tarihli -----no.lu fatura'nın kabul edilmediği bildirildiğini, hal böyle olunca davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine-----İcra Dairesinin -----sayılı dosyası ile----- no'lu 70.603,18-TL'lik fatura alacağı için icra takibi başlatılmış olup davalı tarafından işbu icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, itiraz üzerine duran icra takibinin devamı için huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğunu,
bu sebeple ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuğa başvurmuş olup davalı ile bu aşamada da anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk aşamasında da davalı ile anlaşma sağlanamadığından huzurdaki itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izah edilen ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla;
davanın kabulü ile davalı hakkında yapılan ---- İcra Dairesinin -----. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin fatura tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faiziyle birlikte devamına, davalı borçlunun yerinde olmayan itirazları icrayı geciktirmeye yönelik olduğundan %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davalı şirket ile davacı arasında, 25.03.2022 tarihli ----- Model Yük ve Personel Asansörü Kiralama Sözleşmesi ve 04.10.2022 tarihli Zeyilname akdedilmiş olup, bu sözleşmelerin konusu ------Şantiyesinde kullanılmak üzere, 4 adet asansörün davalı şirketin davacıdan kiralanması gerektiğini, ancak belirtilen sözleşmeler, davacının edimlerini gereği gibi ifa etmemesi nedeni ile taraflarınca,
28.11.2022 tarihli ------ yevmiye numaralı ihtarname ile "kiralanan asansörün aylık periyodik bakımlarının yapılmamış ve arıza bildirilmesine rağmen teknik destek hizmeti sağlanmamış olması" nedeni ile şantiye alanında kule vinç kullanılamadığından ve inşaat faaliyetlerine devam edilemediğinden haklı nedenle feshedildiğini, davalı şirket ile davacı ile -----Şantiyesinde kullanılmak üzere, 4 adet asansörün kiralanmasında anlaşmış ancak asansörlerin sürekli olarak kullanılamaz duruma gelmesi nedeni davacı ile arasındaki sözleşmeyi belirttikleri gibi feshetmek durumunda kaldığını,
davalı şirketin asansörün bakım ve tamiri için davacıya ilettiği taleplerin karşılıksız kalması, aylık periyodik bakımların yapılmaması, teknik servis hizmetinin verilmemesi nedenleri ile yalnızca hizmet alamamakla kalmayıp şantiye de anlaştığı esas firmaya da ceza tazminatı ödemek durumunda kaldığını, davalı şirketin tüm bu süreçlerde denetim kuruluşlarına müracaat etmiş ve asansörlerin kontrolünü sağladığında kullanılmasında sakınca olduğu ve kullanılamaz durumda olduğunun tespit edildiğini, asansörler hususunda davalı şirkete çalışamaz halde neticesi rapor edildiğini, davacının eksik/ayıplı hizmet vermediği,
asansörlerin bakımlarını düzenli olarak yerine getirdiği iddiası gerçeği yansıtmadığını, dava dosyası ekinde sunmuş oldukları servis bakım formlarının çoğunun imzasız ve mükerrer olduğunu, imza bulunan bazı evraklarda da imzaların benzerlik/tutarlılık içermediği görüldüğünü, asansörlerin çalışamaz hale gelip arızalandığı ve durduğu tüm zamanlarda tutulmuş tarihli ve imzalı tutanakların mevcut olduğunu, yine iş bu dilekçe ekinde tutanakların tümünü mahkemeye ibraz etmekte ve davacının ibraz ettiğinin imzasız tutanaklara tekraren itiraz ettiklerini, 13.01.2023 tarihinde ise müvekkilinin,
sözleşme ilişkisi içerisinde bulunduğu ve bu sözleşmeden kaynaklı kendisinin kule vinç ve asansör kiralama sorumluluğunu üstlendiği şirketin kendisine tazminat yöneltmesi ile karşılaştığını ve bu tazminatı ceza tazminatı yansıtma bedeli olarak kendisinin bu hizmet için anlaştığını, fakat eksik ve kusurlu ifa ile hizmet alamadığını, davacıya -----numaralı fatura ile 123.900,00 TL lik açıklaması ile düzenlediğini, davacının istikrarlı, güvenli, verimli bir hizmet sağlamaması nedeniyle ------ Defalarca kez iş durdurmak durumunda kaldığını,
davalı şirketten toplamda 249.800TL+KDV zarar tazmini talebinde bulunan müvekkil yetkilileri------ Yetkilileri ile yaptıkları görüşmeler neticesinde 123.900,00TL ödeme yaparak borcun sona ermesi konusunda anlaştıklarını, davacı asansörlerin kurulumu görevlerini de zamanında yerine getirmediğinden davalı şirketin zararların artmaması,
müşterileri ile ilişkilerinin bozulmaması için asansör kulumunu dava dışı şirketten hizmet almak suretiyle de yaptırmak durumunda kaldığını, 18.10.2022'de alınan hizmet 20.10.2022 tarihli fatura ile müvekkilimize fatura edildiğini, davacı yan tarafından monte edilen asansörler, güvenli ve doğru bir şekilde monte edilmediğinden şantiyede yaşanan hava koşullarında asansörlerin kullanılması bir yana asansörler düşüp çevreye verebileceği tehlikeli anlara sebep olduğunu, 16.01.2023 tarihinde de düzenlenen bu faturaya ilişkin,
ödemek zorunda bırakıldığı tazminatın kendisine ödenmesini talep eden ----yevmiye numaralı ihtarnameyi davacıya keşide ettiğini, davacı----- firması 01.02.2023 tarihinde tazminat talebimizi ve iade faturasını kabul etmediğini bildirir ------yevmiye numaralı ihtarı davalı şirkete keşide ettiğini, davacının davalı şirkete fatura ettiği hizmetler davacı tarafından yerine getirilmediğini, asansörlerin binaya monte edilmiş olanları için kat kapı kirası da oluşmadığını,
huzurdaki dava dosyasına konu edilen -----İcra Müdürlüğü ----Esas takibi dışında davacının taraflarına ikame etmiş olduğu birde -----.İcra Müdürlüğü -----Esas sayılı takip bulunmadığını, bu takipte itirazın neticesinde müdürlükçe durdurulduğunu, -----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takibi bulunmadığını, arz ve izah edilen nedenlerle; davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
İHukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı,-----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası, -----Model Yük Ve Personel Asansörü Kiralama Sözleşmeleri, Faturalar, Servis Formları, Vergi Dairesi Kayıtları ve 2023 Yılı BA-BS Formları, Dosyadaki Sair Bilgi Ve Belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.
(Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlandığı tespit edilmiş ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen incelemeye tabi başta arabuluculuk dava şartı olamak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddeleri gereğince genel ve özel dava şartları incelenmiş ve olayda ilk ve doğrudan incelemeye tabi görev dava şartı eksikliği tespit edilerek ön inceleme duruşması tamamlanmadan aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasının 37. maddesine göre "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz". 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(1)-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartıdır.
115. maddesine göre, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." Bu yasal çerçevede mahkemelerce görev konusu her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.
Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu değildir.6102 Sayılı TTK'nin 4.maddesine göre de, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın konusu işin her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde özel düzenleme olmalıdır.
Yine Türk Ticaret Kanunun 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılmasının görevin belirlenmesi yönünden bir etkisi bulunmamaktadır.6100 Sayılı HMK'nin 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda " Sulh Hukuk Mahkemeleri" görevlidir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde; " Kira sözleşmesi,
kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.
Bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği ve dava konusu edilen uyuşmazlığın mahiyeti gereği olaya kira hükümlerinin uygulanması gerektiği, tarafların tacir olmasının ve/veya işin ticari olmasının da mahkemenin görevini etkilemeyeceği ifade edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ve alıntılanan yasal düzenlemeler ve dava ve cevap dilekçesindeki anlatım ışığında dava konusu olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın ' 04/06/2021 ve 25/03/2022 tarihli ----- Model Yük Ve Personel Asansörü Kiralama sözleşmelerinden' kaynaklandığı ve sözleşme nedeniyle kira bedeli ve kiralanan taşınırın periyodik bakım hizmeti için düzenlenen faturalardan dolayı yapılan icra takibine karşı davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nin 4.maddesine göre mutlak ve nispi ticari dava kapsamında kalmadığı, temelde işbu kira ilişkisi ve sözleşmesinden kaynaklanan davada görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK’nin 4/1.a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 114/1-c maddesi uyarınca mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın, 6100 sayılı HMK'nin 115/1-2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine.
6100 sayılı HMK'nin 114/1-c ve 4/1-a maddeleri uyarınca görevli mahkemenin ----Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/663, K. 2024/221, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama