KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/869
- Karar No
- 2025/84
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2025
Karar Metni
974 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/869
KARAR NO : 2025/84
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 19/12/2023
KARAR TARİHİ : 27/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı, taşımacılık - nakliye sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı şirket tarafından müvekkilden taşıma - nakliye ve teslim hizmeti alınmış ve buna istinaden-----Nakliye Bedeli'' açıklaması ile 17.160.00 TL bedelli fatura kesildiğini fakat verilen hizmete ilişkin belirlenen ödeme yapılmadığını, davalı borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması ve ---. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine, fatura alacağının tahsili için arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle; davanın kabulü ile,
----- İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılmış olan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline,
itiraza uğrayan 17.160,00 TL alacak yönünden icra takibinin devamına,
haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini
talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
---- İcra Dairesi ------ Esas sayılı icra takip dosyası, Taraf şirketlere ait BA/BS formları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, ----- İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.
Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu 17.160,00 TL'lik alacağına dayanak faturanın kendi ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, ancak davalı taraf defterlerinde yer almadığı,
buna karşın tarafların BA BS formlarının uyumlu olduğu, her ne kadar dava konusu alacağa dayanak davalı taraf defterlerinde kayıtlı olmasa da işbu faturaya ilişkin bildirimin vergi dairesine yapıldığı, bu aşamada artık davalı tarafın faturaya konu hizmetin taraflarına sunulmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiği bu haliyle davacının asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; Tarafların talepleri dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/869, K. 2025/84, 27 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama