KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/908
- Karar No
- 2025/231
- Karar tarihi
- 7 Mart 2025
Karar Metni
1.013 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/908
KARAR NO : 2025/231
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 07/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket, lojistik ve depolama hizmeti verdiği müşterilerine ait ürünlerin yurtiçinde taşımasının yapılması için zaman zaman spot olarak nitelendirilen nakliyeciler ile anlaşarak taşıma yaptırdığını, müvekkili şirketin müşterisi, dava dışı ---- şirketine ait toplam 27 palet (26.450 Kg – 1.166,40 M2 ) seramik karosu cinsi emtia, 15.03.2021 tarihinde, davalının çalışanı, sürücü ----- idaresindeki ---- plakalı tıra, ----- adresinden yüklenerek,
aynı firmanın ---- deposuna sevk edildiğini, yapılan taşıma esnasında, 16.03.2021 günü saat 13.15 sıralarında,------nakliye aracı seyir halindeyken dorse tekerinin yolda bulunan toprak kanala girmesi nedeniyle, dorsenin sağ yanına devrilmesi sonucu, tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu kazayla ilgili trafik birimince aşağıda metni belirtilen ekli trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini,
“Sürücü ---yarı römork takılı ----- plaka sayılı çekici aracı ile ----- sokaktan ------ istikametine sağ tarafa dönüş yapmak istediği esnada sağında bulunan toprak kanala yarı römorkunun düşmesi neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu sürücünün beyanına göre ------ irsaliye numaralı yarı römorkta bulunan mallar zarar gördüğünü, kazanın oluşumunda;
sürücü ------ plakalı aracı ile 2918 sayılı K.T.K’ ın 53/A kusurunu işlediği kaza yeri incelemesi ve sürücü beyanından tespit edildiğini, meydana gelen kaza sonucu toplam 27 palet (26.450 Kg – 1.166,40 M2 ) seramik karosu, olay yerinde kırılarak zayi olduğunu, müvekkil şirketin müşterisi -----oluşan bu hasarla ilgili, 23.03.2021 tarih ve ------ nolu ekli fatura düzenleyerek, toplam 44.311,54 TL + %18 KDV bedeli müvekkili firmadan talep ettiğini, işbu zarar da fatura tebliği üzerine müvekkili şirketçe karşılandığını,
müvekkili şirketin yapmış olduğu dava şartı arabuluculuk görüşmelerininde anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle; davanın kabulüne, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Usulüne uygun tebligata rağmen davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
----- Genel İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı icra takip dosyası, ---- müzekkere cevabı, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ----- Genel İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı----- çekici ve çekiciye bağlı ----- plakalı yarı römork ile seyir halinde iken çekiciye bağlı Yarı Römorkun yolun sağ tarafında bulunan su kanalına düşerek devrilmesi neticesinde tek araçlı Maddi Hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesinde----- plakalı yarı römork ile römorkta bulunan Seramik yükünde maddi hasar meydana geldiği, meydana gelen kaza sonucu 27 palet seramik karosunun olay yerinde kırılarak zayi olduğu,
davacı şirketin müşterisi olan ------ oluşan bu hasarla ilgili, 23.03.2021 tarih ve ------ nolu ekli fatura düzenleyerek toplam 44.311,54 TL + %18 KDV bedeli davacı firmadan talep ettiği ve cari hesaptan düştüğü, huzurdaki davaya dayanak icra takibi ile davacı tarafça karşılanan 23.095,18 TL nin, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olduğu iddia edilen davalı taraftan tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, hasarlanan ürünler için belirlenen bedelin kadri maruf olduğu, iş bu bedelin davacı ve müşterisi olan dava dışı şirket arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında alacaktan mahsup edildiği, buna göre davacı tarafın işbu bedeli davalı taraftan rücu hakkının doğduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde;
İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur.
Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir.
Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
(HGK'nın 07/06/2006 tarihli,-----sayılı ilamı)Somut olayda; dava konusu alacağın 16.03.2021 tarihinde gerçekleşen kaza sonucunda oluşan tazminat alacağına ilişkin olduğu bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün görülmemesi, hüküm sonucuna yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları neticesinde ulaşılması karşısında 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmadığından davacı vekilinin davalı şirket yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/908, K. 2025/231, 7 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama