İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/100 K.2024/955

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/100Karar2024/955Tarih26 Aralık 2024Okuma16 dk · 3.251 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/100
Karar No
2024/955
Karar tarihi
26 Aralık 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.251 kelime·16 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/100

KARAR NO : 2024/955

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 09/02/2024

KARAR TARİHİ : 26/12/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı şirket nezdinde ---- numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesiyle --- adına sigortalı----- plakalı araç ile davalılardan ---- idaresinde olan, davalılardan ---- maliki olduğunu, --- nezdinde ZMMS Poliçesi bulunan---- plakalı araç, 24.06.2023 tarihinde maddi hasarlı, çok araçlı trafik kazasına karıştığını, düzenlenen kaza tespit tutanağında, ----- plakalı araç sürücüsünün kazaya sebebiyet verdiği tespit edildiğini, Kasko Sigorta Poliçesi gereği, davacı şirket tarafından,

kazada zarar gören sigortalı araç için yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda 104.749,29,-TL ve 964,80-TL olmak üzere toplam 105.714,09.-TL tazminat ödemesi yapıldığını, açıklanan nedenlerle ve resen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davalı/ borçluların haksız ve hukuka aykırı borca itirazlarının iptali ile itiraz neticesi durmuş olan takibin devamına, davalı/ borçlular aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı / borçlu taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP: Davalılar tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında süresinde cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı işleten şirket temsilcisi ve davalı gerçek kişi duruşmalara katılmamış; kendilerini vekille temsil de ettirmemişlerdir.Davalı ---- vekili 03/12/2024 tarihli cevap dilekçesinde ise özetle. Davalı şirket.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu, poliçe limitinin üstündeki miktarlarlardan sorumlu olmadığını, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, aracın tamiri ekonomik değil ise, aracın rayiç ve hurda bedellerinin tespit edilmesi,

daha sonra da rayiç değerden hurda bedelinin mahsup edilerek hak edilecek tazminatın belirlenmesini talep ettiklerini, sektör ve yerleşmiş Yargıtay kararları da bu yönde olduğunu, aracın tamirinin ekonomik olmadığının tespiti durumunda çekme belgesi ibraz edilmeden tazminatın ödenmesine hükmedilmemesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu,

davalı şirket yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı,----- İcra Dairesinin ----dosyası, Tcaret Sicil Kaydı, Nüfus Kaydı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları,Ekspertiz Raporu, Hasar dosyası ve Kasko Poliçesi, ZMMS poliçesi, Faturalar, Banka Dekontları, Kaza yeri ve Kazalı Araç Fotoğrafları, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Diğer Bilgi ve Belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:

Dava , 6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketinin, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi nedeniyle dava dışı sigortalısının haklarına halef olması sebebiyle, dava dışı sigortalısına maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar için ödediği tazminatın.

6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı sigorta şirketi ile 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten şirket ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd. maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sürücüden tahsili için başlatılan---- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı icra takibine karşı davalılarca yapılan itirazlar nedeniyle.

2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazların iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları , harç, sıfat ve hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir.

Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla uyuşmazlığı çözmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, mevcut ve toplanan deliller incelenip değerlendirilerek tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Davanın yasal dayanağı olan 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

(Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır.

İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır.

Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Davacının aktif dava ehliyeti yönünden ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun "Halefiyet" başlıklı 1472. maddesinde " (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.

Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur.

Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmü bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir.

1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.

Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre de ; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması,

çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır.Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır.

Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1.

Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1.

Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,

ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Yine 6098 Sayılı TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.

Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Buna göre zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmını zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve trafik sigortacısından talep edebili maddi zarardan müteselsilen sorumludur.

Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (TBK 163/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1).

Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer.

Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır (TBK 168/2). Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemen ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.

Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ; davacı sigorta şirketi tarafından ----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyasından davalı-borçlular hakkında dava dışı sigortalısına maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar için ödediği tazminatın davalı sigortalısı araç sürücüsünün kusuru gereği rücuen tahsili için icra takibi başlatıldığı ,icra takibe yapılan itirazlar üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da maddi hasarlı trafik kazasında kusur, hasar ve hasar onarım bedeli üzerinden çözülmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir.

Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, davalılar davaya süresinde yanıt vermediğinden yasa gereği münkir kabul edilerek davacı vekili tarafından gösterilen gösterilen deliller toplanmıştır.

Olayın temeli dosyada bulunan kaza tespit tutanağına ve diğer delillere göre 24/06/2023 tarihinde ----- kavşağında davacı sigorta şirketine 03/10/2023-2024 başlanğıç bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı ---- adına kayıtlı dava dışı --- sevk ve idaresindeki ---- Plakalı hususi otomobil ile dava dışı ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı hususi otomobil ve bu otomobile arkadan çarpan davalı şirketin malik/işletini diğer davalı ---- sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine 24/06/2023-2024 tarihli araç başına 120.000 TL limitli ZMMS sigortalı ---- plaka sayılı kamyonet niteliğindeki araçların

karıştığı çok taraflı maddi hasarlı trafik kazasına dayanmaktadır. 2918 sayılı KTK'nin 83.maddesin gereğince kazaya ilişkin olarak ---- Trafik Denetleme Büro Amirliği tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Bu tutanağa göre kazada asli ve tam kusurun davalı araç sürücüsünde olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkememizce evveliyetle HMK'nin 266.maddesi gereğince olayın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur ve hasar onarım bedeli yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ----- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Makine Mühendisi bir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ----- tarafından dosya üzerinde üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 25.11.2024 tarihli raporda özetle.

A-) Sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan ---- plakalı aracı ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı Yönetmeliğin ilgili bentlerinde açıklanan hükümler gereği, trafik kurallarını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda birinci derecede etkenlik arz ettiği için: % 100 ASLİ KUSURLU OLDUĞU,

B-) Sürücü---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa bağlı yönetmelikte belirtilen sürücülerin uyması zorunlu kurallara riayet ettiği bu kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbir ve önlem bulunmadığından kendisine kusur izafe edilmesinin uygun görülmediği ve kazanın meydana gelişinde ATFI KABİL KUSURU bulunmadığı,

C-) Davacı tarafın derdest davaya konu ettiği talebin, sigortalısının belirlenen kusur oranı nispetinde davalı sigortacının, ---- plakalı araç için düzenlediği ve riziko anında geçerli ve yürürlükte olduğu çekişmesiz olan araç başına 120.000,00 TL limit üzerinden limit üzerinden ----- sayılı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası kapsamındadır.

D-) 24.06.2023 tarihinde meydana gelen kaza da Trafik kazası tespit tutanağındaki bilgiler ve dosya içeriğinde bulunan---- EKSPERTİZ tarafından belirlenmiş hasar bilgilerinin, ----- plakalı araçta üzerinde oluşan hasarlı parçalar ile uyumlu olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.

E-) Karayolları Trafik Kanunu'nun 88.maddesine göre, maddi hasarlı kazada işleten, sürücü, sigortacı gibi birden çok sorumlu varsa aynı zarardan her biri müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan, zarar görenin/görenlerin, dilediği borçluya başvurup zararın tazminini isteme hakkı olacak; müteselsil borçlulardan biri tarafından yapılan ödeme tüm borçluların ödeme oranında borçtan kurtulması sonucunu doğuracaktır.

F-) Bu bilgiler dâhilinde --- plakalı, ---- marka---model araçta oluşan Hasar bedeli için derdest davaya konu ettiği ve davalıların tazmin etmesini istediği toplam zararının, “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle, HASAR BEDELİ = 103.952,20 TL olarak hesap edilmiştir, şeklinde kanaatini bildirir rapor verilmiştir. Mahkememizce işbu bilirkişi raporu taraf ve taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

Davacı vekili tarafından kısmı itirazlar bildirilmiş ancak davalılar yönünden dosyaya rapora karşı bir beyan ve itiraz yansımamıştır. Mahkememizce öncelikle bilirkişi kusur raporunun, kaza sonrası trafik zabıtası tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı, nezdinde kazaya ve tarafların durumuna uygun olduğu gibi gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilerek aynen benimsenmiştir.

Bura göre kazada kusur % 100 oranında davalı sürücüde olduğu açıktır. (TBK, 74, HMK 266, Yargıtay ----.HD.-----) Makine Mühendisi bilirkişi raporunda da Sigortacılık Kanunu gereği delil niteliğindeki ekspertiz raporu teyit edilmiş olup, davacının hasar için yapmış olduğu ödemenin günün piyasa rayiçlerine uygun olduğu değerlendirilmiştir.

Ayrıca davacı şirket ödeme yaptığı sigortalısının yerine geçmiş olup kaza tarihindeki değil yapmış olduğu ödeme tarihindeki % 20 olan KDV oranının esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Öyleyse yukarıda gösterilen yasal nedenlere göre bu zarardan davalıların müteselsil olarak sorumlu oldukları ve davacının ödediği zararı halefiyet ilkesi gereği sorumlu olan davalılardan isteyebileceği inanç ve sonucuna ulaşılmıştır.

Binaenaleyh; yukarıda ayrıntılı olarak yasal nedenleri ve ilkeleri gösterildiği üzere genelde benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde davacının TMK'nin 6 ile HMK'nin 190. maddeleri esaslarına göre ispat edilen davasının kabulü ile; davalı-borçluların ---İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının ayrı ayrı iptali ile icra takibinin ( davalıların müştereken ve müteselsilen ; davalı sigorta şirketinin ise araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu tutulması kaydıyla) aynen devamına karar verilmiştir.

(AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK.

3,83, 84, 85, 86, 88, 91, 109/1, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, TBK, 49, 50/1,51/1, 61,62,162,166, 74/1 117/1,2, Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17 TTK,16/1, 1401 vd,1409,1459,1461,1463 ,1472, 1483 vd, HMK, 25,27, 30,31,33, 146, 187/1-2, 190,194,196, 198, 266, 282 )2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise.

Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir.

Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.

Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.

Somut olayda tazminatın yaptırım amacı da gözetilerek; davaya konu olayın temelinin haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanması ve buna göre uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi karşısında alacağın ve varlığı ve miktarının yargılama ve hukuki muhakeme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalılar yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1,3 maddeleri gereğince tamamından müteselsil olarak aleyhinde hüküm verilen davalılar sorumlu tutulmuştur.

Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalılardan müteselsil olarak alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın KABULÜNE,

2-)2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçluların ---İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının ayrı ayrı iptali ile icra takibinin ( davalıların müştereken ve müteselsilen ; davalı sigorta şirketinin ise araç başına maddi 120.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu tutulması kaydıyla) aynen devamına,

3-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,

4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.777,91 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 1.375,17 TL harcın ve icra dosyasına yatırılan 569,31 TL harcın mahsubuyla bakiye 5.833,43 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,

6-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.375,17 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı, 652,00 TL posta masrafı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.015,57 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ----vekilinin, davalı----temsilcisinin ve davalı ----- yokluğunda.

6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/100, K. 2024/955, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/100
  4. Karar No : 2024/955
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 09/02/2024
  7. Karar Tarihi : 26/12/2024
  8. Gereği Düşünüldü/
  9. Dava/talep
  10. Deliller
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/100
Karar No
2024/955
Tarih
26 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/100 K.2024/997
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/100 K.2024/709
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/101 K.2024/920
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/101 K.2024/1236
  • Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/101 K.2024/104
  • Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/102 K.2024/127

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.