KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/158
- Karar No
- 2024/502
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2024
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/158 Esas
KARAR NO: 2024/502
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/03/2024
KARAR TARİHİ: 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu tarafından dayanak faturaya konu ödemenin yapılmaması nedeniyle taraflarınca--------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyasıyla 11/12/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ödeme emri usulüne uygun olarak davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalı ise, yetkiye, icra takibine, takip dayanağına, bu takip kapsamında gönderilen ödeme emrine, asıl borca ve fer'ileri ile borcun tamamına ve tüm ferilerine, faiz ve faiz oranına 15/12/2023 tarihinde tümüyle itiraz ettiğini, bu sebeple ilgili İcra Müdürlüğü'nün 18/12/2023 tarihli kararı ile takibin durdurulduğunu, dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle;
davalı/borçlunun haksız itirazının iptaline,davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine,takibin devamına,davanın kabulü ile vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın tüm talepler yönünden reddine, davacı aleyhine takip tutarının 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
--------- Esas icra takip dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.--------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının dosyamız davacısı, borçlunun dosyamız davalısı olduğu, 1.132,94 EURO bedelin tahsili için ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, davalı borçlunun 15/12/2023 tarihli dilekçesi ile borca ve icra dairesinin------------ İcra Dairesi olması gerektiğinden bahisle yetki itirazında bulunduğu görülmüştür.
Dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede; taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki bulunduğu, davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde adresinin ---------- Adliyesi yetki alanında bulunan ----------, davalının ise ---------- Adliyesi yetki alanında bulunan ---------- olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davası, İİK'nın madde 67/I-III,V'de düzenlenmiş bulunan "itirazın iptali" davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılılr.
Başka bir deyişle itirazın iptali davasında "alacaklının, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde, borçlunun itiraz ettiği alacağın tespiti ve itirazın iptali (ve ayrıca alacağın ödetilmesi) dileğiyle açtığı bir davadır.İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takip yapılması dava şartlarındandır.
İcra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş olup, icra dairesinin yetkisine vaki itirazın HMK'daki mahkemelerin yetkisini düzenleyen hükümler çerçevesinde ve ön sorun şeklinde incelenip karara bağlanması gerekir. İcra müdürlüğünün yetkisine vaki itirazın haklı olduğu sonucuna varılması halinde, mahkemece, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekecektir.
Çünkü itirazın iptali davalarında icra dairesinin yetkisine itiraz halinde, yetkili icra dairesince ödeme emri tebliğ edilmiş olması, HMK'nın 114/2. anlamında özel dava koşuludur.İİK'nın 50/1. maddesinde, HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla tatbik olunacağı düzenlenmiştir.
Buna göre, HMK'nın 6. maddesi hükmü uyarınca kural olarak -yasada aksine hüküm bulunmadıkça- davanın açıldığı tarihte davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkili ise de icra takibine konu edilen alacak, sözleşmeden doğan bir para alacağı olduğuna göre, HMK'nın 10 ve TBK'nın 89. maddeleri gereğince, para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, davacının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemeleri de yetkilidir.Tüm dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede;
davalının ilamsız icra takibine karşı süresi içerisinde hem yetkili icra dairesinin -------- İcra dairesi olduğu yönünde icra dairesinin yetkisine, hem de borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı alacaklı tarafından yetki itirazı hususunda bir işlem yapılmadan itirazın iptali hususunda dava açıldığı, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre davacı şirketin adresinin "----------'' ve davalı şirketin yerleşim yeri adresinin "-----------" olduğu, davacı alacaklının yerleşim yeri adresine göre yetkili icra dairesinin ----------- İcra Daireleri olduğu,
davalının yerleşim yerine göre yetkili icra dairesinin ----------- İcra Daireleri olduğu, bu haliyle HMK m. 6, HMK m. 10 ve TBK m. 89 kapsamında davalı hakkında yetkili icra dairesinde yapılmış icra takibi olmadığından, itirazın iptali davasının hukuki koşullarının oluşmamış olduğu dolayısıyla dava şartının bulunmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/158, K. 2024/502, 12 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama