İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/159 K.2024/515

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;

Esas2024/159Karar2024/515Tarih3 Temmuz 2024Okuma21 dk · 4.201 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
3 Temmuz 2024
Esas no
2024/159 Esas
Karar no
2024/515
Dava
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
Dava tarihi
11/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.201 kelime·21 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ..., 2.082.100 pay ile ... A.Ş.'nin %47 payına sahip ortağı olduğunu, davalılardan ... Üniversetis 2.170.700 pay ile %49 paya sahip büyük ortak olup diğer davalılar sorumluluk doğruna işlem ve kararların alındığı son dönemlerde yönemit kurulu üyelikleri yapmış gerçek kişiler olduğunu, şirketin 132.900 pay sahipliği ile %3 payı ...

Üniversitesi İleri Teknolojileri Araştırma Araştırma ve Geliştirme Vakfına 44.300 pay sahipliği ile %1 payı da ... ... A.Ş.'ye ait olduğunu, yapılan şirket genel kurullarında ...

A grubu çoğunluk hissesine dayanak şirket yönetim kuruluna belirlemekte ve şirketin yönetimi bu ortağın inisiyatifinde sürdürülmekte olduğunu, şirket faaliyetleri konusunda bilgi alamayan diğer ortakların pay sahipliği h aklarının kullanabilmek için bilgi alma ve inceleme haklarından daima yoksun bırakıldığını, yönetim kurulu üyelerinin üzerlerine düşen dikkat ve özen yükümlüğünü yerine getirdiklerini kanıtlayamamaları durumunda bu yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmiş sayıldığını, şirketin ve pay sahiplerinin uğradığı zararlardan sorumlu olduklarını,

26/05/2022 tarihli tarihli 2021 yılı Genel kurul toplantısından itibaren şirketin hukuksal ve finansal durumunun özel bir denetimle açıklığa kavuşuturlmaıs için yalpılan girişimleri zsonucunda nihayet davacı taarfından ortak sıfatıyla şirketin finansal tablolarına göre tespit ettirilen işlemlerin bir özel denetim raporunda gösterildiğini, bu hususların hiç açıklığa kavuşturulmadığını,

bilgi verilmediği için 28/04/2023 günü yapılan 2022 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında Ortakların yönetim kurulunun azledilmesi ve yeni yönetim kurulunun seçilmesi konusunda gündeme madde eklenmesi talebi oluştuğunu fakat bunun üzerine toplantı başkanı tarafından usulsüz olarak genel kurulun ertelendiğini, ertelenen 21/06/2023 tarihli genel kurul toplantısında ise yönetim kurulunun aşılması lazım gelen davaların açılması ve gerekli işlemlerin yapılması konusunda yetkilendirilmesi taleplerinin de gündeme alınmayarak reddedildiğini,

toplantı gündeminde bağımsız denetim raporu korunmasının yer aldığı halde yönetim kurulu bağımsız denetim raporunun genel kurula getirmediğini, bu sebeplerle yönetim kurulu ibra edilmemiş durumda olduğunu, nihayet 13/09/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında da çoğunluk hissesine sahip ortaklar tarafından bu hususların gündeme eklenerek görüşülmesi istenilmiş ise de toplantı başkanı tarafından bu hususların görüşülmesinin engellendiğini, toplantıda yönetim kurulu faaliyet raporunun reddedildiğini, bağımsız denetim raporunun kabul edilmediğini, bilanço ve gelir gider tablolarının reddedildiğini,

yönetim kurulunun ibra edilemediğini, durumun Kadıköy 23. Noterliğinden keşide edilen 11 Eylül 2023 tarih ve 12976 yevmiye numaralı ihtarnameye konu olduğunu, ihtarnamenin muhataplara tebliğ edilmiş olduğu halde davacının halde davacının bilgi alma ve inceleme haklarından yoksun bırakıldığını, davalıların şirketi zarara uğratmaya devam ederek ortakların haklarına ağır surette ihlal etmeye devam ettiklerini, şirket yönetim kurulu sorumlular hakkında dava açmamakta direndiği için bu sorumluluk davası ortak sıfatıyla açılmak zorunda kalındığını,

dava dilekçesinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere diğer tüm hakları saklı kalmak üzere yapılacak tespit ile ortaya çıkacak zarar miktarının tam ve kesin belirlenmesinden sonra artırılmak üzere zarar miktarının tam ve kesin belirlenmesinden sonra artırılmak üzere zarardan müteselsilen sorumlu olan davalı şirket yetkililerinden fazlaya dair hakları saklı olmak üzere ve belirsiz alacak davası olarak açılmış bu davanın bilirkişi raporlarıyla belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 550.000,00 TL şirket zararının yasal faizli ile birlikte tahsiline, şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Vakfı'nın iddia edilen konuların hemen hepsinde Yönetim Kurulu üyesi olarak aktif rol oynadığını, öte yandan diğer yönetim kurulu üyelerinin de hemen her zaman Üniversitenin akademisyenleri olduğunu ve yürütülen projelerde ve şirket yönetiminde aktif rol oynadığını, Yönetim Kurulu Üyelikleri boyunca da huzur hakkı dahil ...

Yönetim Kurulu üyeliği boyunca hiçbir menfaat elde etmediğini, davalının bunca emeği ve yönetim kurulu üyeliğinin vermiş olduğu riskleri üzerine alarak şirkete hizmet etmesine rağmen yapılan hizmetlerin şirketi zarara uğrattığı iddiasının davalı adına kabul edilemez bir durum olduğunu, ...

Vakfının işbu iddia ve taleplerinin haksız olup davanın reddi gerektiğini, davalının davaya konu iddiaların gereçekleştiği zaman aralağında yönetim kurulu üyesi olmadığını, davalının sorumluluğunun bulunmadığını, zamanaşımı itirazları olduğunu, tensip zaptındaki ara karar ile verilen süre içerisinde davacı tarafından iddiaların somutlaştırılmadığını, şirket ortaklarının bilgi alma ve inceleme haklarını kanunda öngörülen durumlar ile sınırlı kalmayarak bir çok kez kullanıldığını,

yönetim kurulu üyeliği görevini ifa eden davalınin TTK.m.369 kapsamında gerekli özen ve bağlılık yükümlülüğünün yerine getirmiş olup davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalının şirkette 07.09.2020 - 11.03.2021 tarihinde yönetim kurulu üyeliği yaptığını, davacının iddia ettiği genel kurul toplantılarının gerçekleştiği tarihlerde müvekkilimin yönetim kurulu üyeliği bulunmadığı için bahse konu iddialar bakımından müvekkilim sorumlu tutulamayacağını, bu itibarla davalı yönünden işbu iddialara itiraz ettiklerini, davacı tarafın,

davalı ve diğer yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattığını ve ortakların haklarını ihlal ettiklerini iddia etmiş, söz konusu hususlara ilişkin ihtarname keşide etmiş ve dava dilekçesinde ihtarnamedeki konu başlıklarına atıfta bulunduğunu, bahse konu iddiaların davalı yönetim kurulu üyeliği dönemine ait olmayan iddialar olup, ilgili dönemlere ilişkin davalının sorumlu tutulamayacağını,

dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan bağımsız denetçi y.m.m. ... tarafından düzenlenen 21.03.2023 tarihli denetim raporu hiçbir başlık altında doğru bilgiyi göstermemekle beraber zaten davalının şirketteki yönetim kurulu üyeliği 11.03.2021 tarihinde son bulmuş olduğundan bu hususta davalının sorumluluğunun bulunmadığını belirterek tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...

Vakfının iddia edilen konuların hemen hepsinde Yönetim Kurulu Üyesi olarak aktif rol oynadığını, yürütülen projelerde ve şirket yönetiminde aktif rol oynadıklarını, Yönetim Kurulu Üyelikleri boyunca da huzur hakkı dahil ...'dan hiçbir kazanç sağlayamadığını, davalının Yönetim Kurulu Üyeliğine çok yakın bir tarihte Genel Kurul toplantısında oy birliği ile seçildiğini, davalının sorumluluğuna ilişkin herhangi bir madde eklenmediğini, inceleme dahi talep etmediğini, bu şartlar altında seçilen davlının bu davanın tarafı olması davacı tarafın kötü niyetini gösterdiğini, davacı tarafından verilen iddiaların somutlaştırılmadığını,

talep ve sonucun açık şekilde yazılmamış olduğunu, bu durumun davanın açılmamış sayılacağı sonucunu doğuracağını, Yönetim Kurulu Üyeliği görevinin ifa eden davalının TTK.m.369 kapsamında gerekli özen ve bağlılık yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, şirketin zarar görmüş olduğunu, bu durumun yöneticilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için tek başına yeterli olmadığını, zarar doğmuş olsa bile yönetim kurulu üyesi kusurlu değilse sorumluluğuna gidilemediğini, davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğinin,

şirketin davalının Yönetim Kurulu Üyesi olduğu tarih olan 21.06.2023'ten itibaren açıklanmış bir kar7zarar bilançosunun olmadığını, davalıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, şirkete ait genel kurul toplantılarının usul ve yasaya uygun şekilde tertip ve idare edildiğini, genel kurulda usulsüz kararlar alındığına dair davacı tarafın iddiaları gerçeği yansıtmadığını, ...'nın geçmiş dönem dahil şuan ... ...'un devranılması sebebi ile üstlenilen sigorta ve vergi borcunun dışında borcunun bulunmadığını,

dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan Bağımsız Denetçi Y.M.M. ... tarafından düzenlenen 21.03.2023 tarihli denetim raporu davalının sorumluluk kapsamında olmadığını, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı olarak görülen davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.

Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle;...'nın ülkede Üniversite Sanayi işbirliği faaliyetlerini yürüten öncü ... Ofislerinden biri olduğunu, ...

Vakfının iddia edilen konuların hemen hespinde Yönetim Kurulu Üyesi olarak aktif rol oynadığını, davalının 12/02/2022 tarihli TSG ile yönetim kurulu üyeliğine atandığını, bu görevine 21/06/2023 tarihine kadar devam ettiğini, tensiip zaptındaki arar karar ile verilen süre içerisinde davacı tarafından iddiaların somutlaştırılmadığını, davanın talep ve sonuç bölümünde izah edilen eksikliklerin olduğunu ve bu sebeple davanın açılmamış sayılmasını talep ettiklerini, davacının iddialarının kabulü anlamına gelmemekle birlikte dava tarihi itibari ile 2 yılı dolan tazminat talepleri bakımından zamanaşımı itirazında bulunduklarını,

Yönetim Kurulu Üyeliği görevini ifa eden davalı TTK.m369 kapsamında gerekli özen ve bağlılığın yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davaya konu dava dilekçesinde davacı yan tarafından hiçbir şekilde iddiaların somutlaştırılmadığını, davacının davasının dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davalıya atfedilecek bir kusurun bulunmadığının açıkça ortada olduğunu, daavcı tarafın yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ilişkin olarak bilgi alma ve inceleme haklarını kullanamadığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının her dönem için bilgi edinme hakkını kullandığını, Yönetim kurulu toplantılarında bulunduğunu,

yönetim kurulunun almış olduğu kararlarda oy kullandıklarını, davacının iddialarının gerçekle bağdaşmadığını ve iyi niyetten uzak olduğunu, şirkete ait genel kurul toplantılarının usul ve yasaya uygun şekilde tertip ve idare edildiğini, genel kurulda usulsüz kararlar alındığına dair davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın davalı ve diğer Yönetim Kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattığını ve ortakların haklarını ihlal ettiklerini iddia ettiğini, söz konusu hususlara ilişkin ihtarname keşide ettiklerini,

dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan ... tarafından düzenlenen 21/03/2023 tarihli denetim raporunun hiçbir başlık altında doğru bilgiyi göstermediğini, ...'nın zarara uğratıldığı iddiasında bulunsa da raporun hiçbir şekilde maddi gerçeği yansıtmadığını, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nın ülkede Üniversite Sanayi İşbirliği faaliyetlerini yürüten öncü ... Ofislerinden biri olduğunu, ...

Vakfı'nın iddia edilen konuların hemen hepsinde Yönetim Kurulu Üyesi olarak aktif rol oynadığını, davalının dava konusu iddiaların gerçekleştiği zaman aralığında Yönetim kurulu üyesi olmadığını, tensip zaptındaki ara karar ile verilen süre içerisinde davacı tarafından iddiaların somutlaştırılmadığını, yönetim kurulu üyeliği görevini ifa eden davalının TTK.m.369 kapsamında gerekli özen ve bağlılık yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, şirketin zarar görmüş olduğu gerçeği olsa bile bu durumun yöneticilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için tek başına yeterli olmadığını,

zarar doğmuş olsa bile yönetim kurulu üyesinin kusurlu değilse sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacı yanın iddialarının soyut ve yargılamaya konu olayların hiçbir detayını içermediğini, yeterli araştırması olmayan ve deliller ile ilişkilendirilmediğini, dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan ... tarafından düzenlenen 21/03/2023 tarihli denetim raporunun hiçbir başlık altında doğru bilgiyi göstermediğini, tamamen raporun davacı talepleri doğrultusunda hazırlandığını, davacının iddialarının somut dayanaktan uzak, haksız ve mesnetsiz olduğunun açıkça ortada olduğunu, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı davanın reddini,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nın ülkede Üniversite Sanayi İşbirliği faaliyetlerini yürüten öncü ...

Ofislerinden biri olduğunu, ... vakfı'nın iddia edilen konuların hemen hepsinde Yönetim Kurulu Üyesi olarak aktif rol oynadığını, davalının 07/09/2020-21/06/2023 tarihleri arasında ...'da Yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, 21/06/2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında ise oy birliği ile tekrar seçildiğini, tensip zaptındaki ara kararlar ile verilen süre içerisinde davacı tarafından iddiaların somutlaştırılmadığını, şirket ortaklarının bilgi alma ve inceleme haklarını kanunda öngörülen durumlar ile sınırlı kalmayarak bir çok kez kullanıldığını,

Yönetim kurulu üyeliği görevini ifa eden davalının TTK.m.369 kapsamında gerekli özeni ve bağlılık yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, şirketin zarar görmüş olduğu gerçeği olsa bile bu durumun yöneticilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için tek başına yeterli olmadığını, soyut ve yargılamaya konu olayların hiçbir detayını içermeyen ve yeterli araştırılması olmayan ve deliller ile ilişkilendirilmemiş iddialarından ibaret olduğunu, şirkete ait genel kurul toplantıları usul ve yasaya uygun şekilde tertip ve idare edildiğini,

genel kurulda usulsüz kararlar alındığına dair davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan ... tarafından düzenlenen 21/03/2023 tarihli denetim raporu hiçbir başlık altında doğru bilgiyi göstermediğini, davacı taleplerinin doğrultusunda hazırlandığını, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...

Vakfı iddia edilen konuların hemen hepsinde Yönetim Kurulu Üyesi olarak aktif rol oynadığını, davalının söz konusu iddiaların gerçeleştiği zaman aralığında Yönetim kurulu üyesi olmadığını, 21/06/2023 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyeliği yapmaya başladığını davalının yönetim kurulu üyeliğine çok yakın bir tarihte genel kurul toplantısında oy birliği ile seçildiğini, tensip zaptındaki ara karar ile verilen süre içerisinde davacı tarafından iddiaların somutlaştırılmadığını, yönetim kurulu üyeliği görevini ifa eden davalı TTK.m.369 kapsamında gerekli özen ve bağlılık yükümlülüğünün yerine getirmiş olduğunu,

davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, şirketin zarar görmüş olduğu gerçeği olsa bile bu durum yöneticilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için tek başına yeterli olmadığını, zarar doğmuş olsa bile yönetim kurulu üyesi kusurlu değilse sorumluluğuna gidilemeyeceğini, soyut ve yargılamaya konu olayların hiçbir detayını içermeyen yeterli araştırması olmayan ve deliller ile ilişkilendirilmemiş iddialarının olduğunu, davacı taraf, davalı ve diğer yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğrattığını ve ortakların haklarını ihlal ettiklerini iddia ettiğini, söz konusu hususlara ilişkin ihtarname keşide edildiğini,

dava konusu şirketin ... içerisinde üniversite ile birlikte faaliyet yürüten ... Ofisi şirketi olduğunu, dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan bağımsız denetçi Y.M.M. ... tarafından düzenlenen 21/03/2023 tarihli denetim raporunun davalı sorumluluk kapsamında olmadığını, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'nın ülkede Üniversite Sanayi İşbirliği faaliyetlerini yürüten öncü ...

Ofislerinden biri olduğunu, ... vakfı'nın iddia edilen konuların hemen hepsinde Yönetim Kurulu Üyesi olarak aktif rol oynadığını, tensip zaptındaki ara karar ile verilen süre içerisinde davacı tarafından iddiaların somutlaştırılmadığını, şirket ortaklarının bilgi alma ve inceleme haklarını kullanmış olduklarını, davacı yanın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yönetim kurlu üyeliği görevini ifa eden davalı TTK.m.369 kapsamında gerekli özen ve bağlılık yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını,

şirketin zarar görmüş olduğu gerçeği olsa bile bu durumun yöneticilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için tek başına yeterli olmadığını, davacının somut olayları, delilleri ve iddiaları ispat etmesi yükümlülüğünün olduğunu, davaya konu dava dilekçesinde davacı yan tarafından hiçbir şekilde iddiaların somutlaştırılmadığını, davacı tarafın iddialarının soyut ve yargılamaya konu olayların hiçbir detayını içermeyen ve yeterli araştırması olmayan ve delilleri ile ilişkilendirilmiş iddialardan ibaret olduğunu, talep sonucu kısmında ise talebin ne olduğunun açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini,

dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan bağımsız denetçi Y.M.M. ... tarafından düzenlenen 21/03/2023 tarihli denetim raporunun hiçbir başlık altında doğru bilgiyi göstermediğini, davacının talepleri doğrultusunda hazırlandığını, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı davanın reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ülkede Üniversite Sanayi İşbirliği faaliyetlerini yürüten öncü ...

Ofislerinden biri olduğunu, ... vakfı'nın iddia edilen konuların hemen hepsinde Yönetim Kurulu üyesi olarak aktif rol oynadığını, davalının söz konusu iddiaların gerçekleştiği zaman aralığında yönetim kurulu üyesi olmadığını, 21/06/2023 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyeliği yapmaya başladığını, tensip zaptındaki ara karar ile verilen süre içerisinde davacı tarafından iddiaların somutlaştırılmadığını, davacı tarafın iddialarının soyut ve yargılamaya konu olayların hiçbir detayını içermeyen ve yeterli araştırması olmayan ve delilleri ile ilişkilendirilmiş iddialardan ibaret olduğunu,

talep sonucu kısmında ise talebin ne olduğunun açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan bağımsız denetçi Y.M.M. ... tarafından düzenlenen 21/03/2023 tarihli denetim raporunun hiçbir başlık altında doğru bilgiyi göstermediğini, davacının talepleri doğrultusunda hazırlandığını, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı davanın reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... vakfı'nın iddia edilen konuların hemen hepsinde Yönetim Kurulu üyesi olarak aktif rol oynadığını, davalının söz konusu iddiaların gerçekleştiği zaman aralığında yönetim kurulu üyesi olmadığını, 21/06/2023 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyeliği yapmaya başladığını, tensip zaptındaki ara karar ile verilen süre içerisinde davacı tarafından iddiaların somutlaştırılmadığını, davacı tarafın iddialarının soyut ve yargılamaya konu olayların hiçbir detayını içermeyen ve yeterli araştırması olmayan ve delilleri ile ilişkilendirilmiş iddialardan ibaret olduğunu,

talep sonucu kısmında ise talebin ne olduğunun açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan bağımsız denetçi Y.M.M. ... tarafından düzenlenen 21/03/2023 tarihli denetim raporunun hiçbir başlık altında doğru bilgiyi göstermediğini, davacının talepleri doğrultusunda hazırlandığını, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı davanın reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ülkede Üniversite Sanayi İşbirliği faaliyetlerini yürüten öncü ...

Ofislerinden biri olduğunu, ... vakfı'nın iddia edilen konuların hemen hepsinde Yönetim Kurulu üyesi olarak aktif rol oynadığını, davalının söz konusu iddiaların gerçekleştiği zaman aralığında yönetim kurulu üyesi olmadığını, 21/06/2023 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyeliği yapmaya başladığını, tensip zaptındaki ara karar ile verilen süre içerisinde davacı tarafından iddiaların somutlaştırılmadığını, davacı tarafın iddialarının soyut ve yargılamaya konu olayların hiçbir detayını içermeyen ve yeterli araştırması olmayan ve delilleri ile ilişkilendirilmiş iddialardan ibaret olduğunu,

talep sonucu kısmında ise talebin ne olduğunun açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan bağımsız denetçi Y.M.M. ... tarafından düzenlenen 21/03/2023 tarihli denetim raporunun hiçbir başlık altında doğru bilgiyi göstermediğini, davacının talepleri doğrultusunda hazırlandığını, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı davanın reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... vakfı'nın iddia edilen konuların hemen hespinde Yönetim Kurulu üyesi olarak aktif rol oynadığını, davalının söz konusu iddiaların gerçekleştiği zaman aralığında yönetim kurulu üyesi olmadığını, 21/06/2023 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyeliği yapmaya başladığını, tensip zaptındaki ara karar ile verilen süre içerisinde davacı tarafından iddiaların somutlaştırılmadığını, davacı tarafın iddialarının soyut ve yargılamaya konu olayların hiçbir detayını içermeyen ve yeterli araştırması olmayan ve delilleri ile ilişkilendirilmiş iddialardan ibaret olduğunu,

talep sonucu kısmında ise talebin ne olduğunun açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan bağımsız denetçi Y.M.M. ... tarafından düzenlenen 21/03/2023 tarihli denetim raporunun hiçbir başlık altında doğru bilgiyi göstermediğini, davacının talepleri doğrultusunda hazırlandığını, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı davanın reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.

Davalı ...

Teknolojileri A.Ş.cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ... tarafından 28/04/2023 tarihli Genel Kurul Erteleme tutanağına karşı açılan dava yerel mahkemece ve istinaf mahkemesince reddedildiğini, davacı ... vakfı davalı şirket hakkında her zaman bilgi alabildiğini şirketin kuruluşundan 21/06/2023 taarihine kadar şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, davacı ... vakfının davalı şirketin kuruluşundan itibaren her yönetim kurulunda görev aldığını, şirket ortakları bilgi alma ve inceleme haklarını kullanmış olduğunu, davacı yanın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin ... içerisinde Üniversite ile birlikte faaliyet yürüten ...

Ofisi şirketi olduğunu, ...'da yürütülen projelerde çalışan ... akademisyenlerinin aylık belirli saatlerde çalışma yürütebilmesi için ... tarafından görevlendirildiğini, dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan ... tarafından düzenlenen 21/03/2023 tarihli denetim raporunun hiçbir başlık altında doğru bilgiyi göstermediğini, davacı talepleri doğrultusunda hazırlandığını, rapora itibar edilmesinin mümkün olmadığını, ...'ın şirketi incelemek üzere Bağımsız Denetçi olarak görevlendirilmiş bir kişi olmadığını, huzurdaki davanın davalı şirket yönünden tefrik edilerek husumet sebebiyle reddini,

husumet sebebiyle reddedilmeyecek ise davalı ile bir ilgisi bulunmayan davanın davalı şirket yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmektedir.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ... ülkede Üniversite Sanayi İşbirliği faaliyetlerini yürüten öncü ...

Ofislerinden biri olduğunu, ... vakfı'nın iddia edilen konuların hemen hepsinde Yönetim Kurulu üyesi olarak aktif rol oynadığını, davalının söz konusu iddiaların gerçekleştiği zaman aralığında yönetim kurulu üyesi olmadığını, 21/06/2023 tarihinden itibaren yönetim kurulu üyeliği yapmaya başladığını, tensip zaptındaki ara karar ile verilen süre içerisinde davacı tarafından iddiaların somutlaştırılmadığını, davacı tarafın iddialarının soyut ve yargılamaya konu olayların hiçbir detayını içermeyen ve yeterli araştırması olmayan ve delilleri ile ilişkilendirilmiş iddialardan ibaret olduğunu,

talep sonucu kısmında ise talebin ne olduğunun açık bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, dava konusu şirket ile hiçbir bağı olmayan bağımsız denetçi Y.M.M. ... tarafından düzenlenen 21/03/2023 tarihli denetim raporunun hiçbir başlık altında doğru bilgiyi göstermediğini, davacının talepleri doğrultusunda hazırlandığını, haksız ve mesnetsiz usul ve yasaya aykırı davanın reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553. Maddesine göre yöneticinin şirkete verdiği zararlar sebebiyle şirkete tazminat ödenmesi talebidir. Bilindiği üzere, TTK 553. Maddesi muvacehesinde açılan tazminat davalarında davacı şirketin herhangi bir ortağı ya da ortaklarıdır. Buna karşılık bu davada davalı, şirkete zarar verdiği iddia edilen yöneticinin şahsıdır. Bu sebeple kendisine zarar verildiği iddia edilen şirket bu davada hasım olamayacağından, ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekmiştir. Diğer davalılar aleyhine açılan davada ise;

Bilindiği üzere, kanun koyucu, öteden beri Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde aleyhine en çok ihlal kararı verilen devlet Türkiye olması hasebiyle, hassaten 2000’li yılların başından beri temel adli yasalarda çok köklü revizyon ve hatta rekreasyonlara gitmiştir. Neredeyse Cumhuriyetle yaşıt olan temel adli yasalar ilga edilmiş, yerlerine, gelişen insan hakları mefhumlarına daha münasip, modern çağın gereklerine daha uygun kanunlar ihdas etmiştir.

Mesela o tarihlerde kırsal, tarımsal ve ticari münasebetleri kısmen yeni Türkiye ile benzerlik gösteren İsviçre’den 1926’da alınan 743 sayılı Türk Kanun-u Medenîsi yetmiş sene yürürlükte kaldıktan sonra ilga edilmiş, yerine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ihdas edilmiştir. Mussolini İtalya’sından 1926 senesinden alınan 765 sayılı TCK seksen sene sonra ilga edilmiş, yerine insan hakları ile daha uyumlu 5237 sayılı TCK meriyete sokulmuştur.

En az iki kişi ile şirket kurulmasını şart koşan eski TTK kaldırılmış, artık tek kişinin dahi şirket kurabildiği yeni TTK yürürlüğe konmuştur. Zor durumda kalan işletmelerin hemen haciz ve iflasına gidilmesin, ekonomik varlıkları devam etsin, böylece özel mülkiyet ereğinin devamı sağlansın diye İİK’daki konkordato müessesesi güncellenmiştir. Bunun gibi yargılama usulüne dair CMUK kaldırılmış, yerine CMK.

HMUK kaldırılmış, yerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu mevzuatımızdaki yerlerini almıştır. Kanun koyucu, uzayan yargılamaların önüne geçmek için ise alternatif çözüm yollarına yönelmiş, uzlaşma, ön ödeme, arabuluculuk gibi kavramlar müesses kanunlar haline getirilmiş, hatta buna dair Bakanlık nezdinde birimler de ihdas edilmiştir.

Görüldüğü üzere, kanun koyucunun çeyrek asırdır, insan haklarına dair verdiği bu yapısal ve devrim mahiyetindeki mücadelenin, ortaya koyduğu sağlam iradenin, maalesef avukatlar, hâkimler, ilk derece mahkemeleri, istinaf mahkemeleri ve hatta yüksek mahkemeler tarafından yeterince içselleştirilemediğine şahit olmaktayız. Yargılama süjelerinin, eski alışkanlıklarını terk edememesi sebebiyle, hala mektepli/akademik bakış açısıyla değil, “alaylı” ritüellerle yargılamalara devam olunması sebebiyle, yargılama süreçleri ve uyuşmazlıkların çözümü halen arzu edilen seviyeye gelememiştir. Haliyle de Türkiye’nin insan hakları sicili hala kabarmaya devam etmektedir.

Bu bağlamda kanun koyucu 1086 sayılı HUMK'u kaldırarak yerine 6100 sayı Hukuk Muhakemeleri kanunu ihdas etmiştir. Anılan kanunu 119/1. maddesinde, daha dava dilekçesinde hangi unsurların bulunması gerektiği tek tek sayılmış, bu unsurların eksik olması durumunda da davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ikinci fıkrada düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta dava TTK 553. Maddesi gereği yöneticinin sorumluluğu davasıdır. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre yöneticinin sorumluluğu, tıpkı TBK 502 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekilin sorumluluğu gibidir. O halde, bir yöneticinin şirkete karşı sorumluluğu, vekilin dikkat ve özen yükümlülüğünün aynısıdır. Yönetici bir kısım icrai ya da ihmali davranışlarla, şirkete karşı dikkat ve öze yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda elbette ki, şirkete karşı sorumlu olacaktır.

Ne var ki yöneticiye karşı bu minvalde dava açan davacı HMK 119/-(e) maddesine göre, dava dilekçesinde yöneticinin şirketi zarara sokan icrai ya da ihmali davranışlarının ne olduğunu somut olarak, tarih ya da dönem de belirterek belirtmek mecburiyetindedir.

Somut olayda, davacı dava dilekçesinde şirket dışında, yönetici olduğu iddia edilen 12 kişi ve kuruma da dava yöneltmiştir. Fakat bu on iki kişinin eylemlerinde herhangi bir ayrım yapmamış, kimin hangi dönemde, dilekçede belirtilen hangi işlemlerde dahili ya da ihmali olduğunu somut birer iddia olarak dermeyan etmemiştir.

Bu husus, yargılama sonunda hangi eylemden hangi davalının sorumlu olacağını belirlemede, bazı eylemlerde ya da ihmallerde etkisi olmayan davalı aleyhine davanın reddi durumunda, o davalı yönünden vekalet ücreti ve yargılama masrafının belirlenebilmesi için de ehemmiyet arz etmektedir.

Dava dilekçesinde, şirketin ortak olduğu dava dışı ... ... şirketindeki hisselerin bedelinin altında devredildiği iddiasına karşılık, bu devrin hangi tarihte, hangi davalılar yönetimdeyken yapılmıştır belirtilmemiştir. Dolayısı ile bu eylemden olayı hangi davalılara husumet yöneltilmektedir somut belirtilmediğinden yargılama sonunda, dahili olmayan davalı tespit edilmesi durumunda lehlerine vekalet ücreti ve yargılama masrafının tayini nasıl yapılacaktır, tespiti mümkün olmayacaktır.

Yine isim isim hangi şirket çalışanı, hangi dönemlerde, hangi dava dışı kurum ya da şirketler emrinde çalıştırılmıştır, bundan şirketin zararı ne olmuştur, buna dair somut bir vaka ortaya konmamıştır. Ayrıca buna dair dönem de belirtilmediğinden eylemlerden sonraki genel kurullarda alınan ibra kararlarının TTK 558 ve devamı maddelerine göre değerlendirilmesine de imkan tanınmamıştır.

Yine şirketin hangi patent haklarının kime hangi dönemlerde devredildiğine dair de somut bir bilgi verilmediği gibi patent haklarının devri ile şirket nezdinde ne gibi zarar oluştuğuna dair de izahat yapılmamıştır. Yine patent haklarının devrinden dolayı hangi davalıların sorumlu tutulması gerektiğine dair de bir izahat yapılmamıştır. Bu hususlar HMK 273. maddesinde bilirkişilerin ne konuda inceleme yapacağına dair mahkeme görevlendirmesinin içeriğinin belirlenmesi açısından da ehemmiyet arz etmektedir. Yine patent haklarının devri sözleşe serbestisi kapsamında meşru bir eylem olup, bunları hukuka aykırı kılan cihet nedir, izah edilmemiştir.

Yine şirketin parasını hangi davalılar dışa aktarmıştır, bu paralar kime gitmiştir, bu dışa aktarımları hukuki sözleşme ilişkisi içerisinde değil de hukuka aykırı yapan cihetler nelerdir buna dair bir de izahat yapılmamıştır.

Şirketin vergi ve sosyal güvenlik yükümlülükleri nasıl ihmal edilmiştir, buna dair de dilekçede bir izahat yapılmamıştır.

Şirket hangi üçüncü kişiler lehine, hangi borçlardan dolayı kefalet vermiştir, hangi mal ya da taşınmaz üzerine rehin ve ipotekler tesis edilmiştir, verilen bu garantilerden dolayı dava dışı asıl borçluların borçlarını ödeyip ödemedikleri, şirketin bu teminatlardan dolayı mallarının satılması ya da kendi kasasından para çıkması söz konusu mu, şirket bu teminatlardan zarara uğradı mı, uğradıysa ne zarara uğradı, somut olarak bir izahat yapılmamıştır.

Ardes şirketi nezdinde ne gibi somut zararlara yol açılmıştır, bu şirketin zararı ne den ... münhasır açılan bu dava içerisinde dermeyan edilmiştir, bu hususlarda da izahat yapılmamıştır.

Mahkememizce taraflara yol göstermeme yasağı çerçevesinde davacı tarafa eksikleri gidermek üzere bir muhtıra çıkarılmış ise de davacı taraf, muhtıraya erdiği cevapta yine sathî bir izahat yapmış, HMK 119/1-(e) ve 194. Maddeleri bağlamında somut olarak vakıalarını dermeyan edememiştir.

Anılan eksiklerin daha yargılamanın hemen başında giderilmesi oldukça ehemmiyet arz etmektedir. Zira yıllarca yargılama yapıldıkta sonra istinaf ve Yargıtay'ın kararlarında "...bu hususların mahkemece davacı tarafa açıklatılması suretiyle, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak..." şeklinde oldukça sık bozma kararları verildiğine şahit olmaktayız.

Bu sebeple HMK 119/2. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. Aksi düşünce, kanun koyucunun başta izah ettiğimiz ve yargılamaların bir an evvel bitirilmesi yönündeki çeyrek asırlık iradesini akim kılar ki, bu da devletimizin insan hakları sicilinin kabarmasının devam etmesi manasına gelecektir.

Davalı ... ile diğer davalıların red sebepleri farklı olduğundan, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğunda reddine,

2-Diğer davalılar aleyhine açılan davanın HMK 119/2 maddesine göre açılmamış sayılmasına,

3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 8.965,03-TL'nin yatıran tarafa iadesine,

4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-7) göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,

Diğer davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak 1/12'şer payla diğer davalılara verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Gider ve delil avansından artan kısım kalması durumunda, karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, huzurda bulunan taraf vekillerinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/07/2024

Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/159, K. 2024/515, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/159
Karar No
2024/515
Tarih
3 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/160 K.2024/550
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/160 K.2024/653
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/160 K.2024/524
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/160 K.2024/789
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/161 K.2024/528
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/161 K.2024/551

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.