KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/224
- Karar No
- 2025/862
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
Karar Metni
1.659 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/224
KARAR NO : 2025/862
DAVA : Tazminat
DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH : 14/09/2023
MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ : 27/03/2024
KARAR TARİHİ : 11/11/2025
----- Tüketici Mahkemesinin 16/01/2024 tarih ----- Esas ----- Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, davalı sigorta firması ile 15.12.2021 tarihinde "Ticari Genişletilmiş Kasko Poliçesi" akdettiğini, işbu sözleşmenin geçerli olduğu tarih aralığı 15.12.2021 ile 15.12.2022 olduğunu, olay tarihi 23.02.2022 olmakla birlikte söz konusu olay tarihini kapsadığını, müvekkiline ait----- plakalı aracın 23.02.2022 günü seyir halinde iken araç üzerinde dumanlar çıkması üzerine aracını hemen uygun bir yerde durdurduğunu, aracının yandığını anlayan müvekkili ile çevredeki vatandaşların ani bir müdahale ile yangının söndürülmesine çalışıldığını, akabinde de itfaiye ilgililerine direk bildirim yaparak işbu olayı bildirdiklerini,
itfaiye ilgilileri müdahale ederek ilgili yanmayı söndürdüklerini, bu gerçekleşen riziko kapsamında müvekkili kasko şirketine bildirimde bulunma yükümlülüğüne yerine getirerek bildirimde bulunduğunu, kasko şirketine bildirilmesinin akabinde 30.03.2022 tarihli yazı cevabıyla birlikte "Zorunlu Haller Dışından Rizikonun Gerçekleştiği Yer Veya Şeylerde Değişiklik Yapmamak" hükümleri ışığında reddedildiğini, dolandırıcılık suçunun yazı cevabında yer alması ve şirketin bu durumu şüpheli olarak değerlendirmesi karşısında tazminatın neden ödenmediğini ortaya koyduğunu, ----- No'lu hasar dosyasında,
söz konusu hasar ilişkin tazmin yükümlülüğü olmadığı yönünde cevap verildiğini, öncelikle davalı şirketin işbu red yazısında geçen hususlar tamamen hukuka aykırılık teşkil edici nitelikte olduğunu, nitekim tazmin yükümlülüğünün bulunmadığını, savunan şirketin işbu durumu incelemeden karar verdiğini, yukarıda bahsi geçen rapor kapsamında ----- plaka sayılı araç üzerinde yapılan incelemede ekspertiz raporu aldırdığı,
Sigorta Eksperi-----ilgili mütalaası ile birlikte araç üzerinde meydana gelen yanma olayının herhangi bir şekilde müvekkilinin kusuru olmadığını, bu sebeple müvekkilinin eylem yahut eylemlerinden kaynaklanmadığına dair mütalaada bulunduğunu, taraflarınca aldırılan ekspertiz raporundan açıkça anlaşılacağı üzere müvekkilinin aracında herhangi bir bakımsızlık bulunmadığını, müvekkili üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, 29.12.2022 tarihinde muayene edildiğini, hafif kusurlu olarak muayene tamamlandığını, ardından kaza gerçekleşmeden önce 21.01.2022 tarihinde motor yağı, yağ, hava, polen, mazot filtresi değiştirildiğini,
işbu değiştirilmeye ilişkin özel servisten alınan fatura da ekte sunulduğunu, müvekkili üzerine düşen tüm yükümlülükleri gereği gibi yerine getirdiğini, oluşan riziko da müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, karşısında alınan mütalaa raporundan da açıkça anlaşılacağı üzere tazmin yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan tıcarı genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında aracın yanması halinin teminat altına alındığının belirtildiğini,
bu nedenle dava konusu zararın ilgili kasko poliçesinde teminat altına alınmış olması sebebiyle davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunun izahtan vareste olduğunu, dosya kapsamında alınacak bilirkişi raporu ile davaya konu aracın yanması ile ilgili olarak müvekkilinin herhangi bir kusurunun, ihmalinin bulunmadığı açıkça ortaya çıkacağını, müvekkili olay yerinde değişiklik yapmadığı gibi yanan bir araca insani olarak müdahale etmeye çalışmanın hayatın olağan akışına uygun olduğunu, müvekkili aracının yanması karşısında aracını izlemesi beklenilemeyeceğini, itfaiye ilgililerine hemen bilgi verilerek ulaşılması sağlandığını,
kısa sürede müdahale edildiğini, ancak tüm bu hususlar göz ardı edilerek rizikonun gerçekleşmesine müteakip davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemesinin hukuka, hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki olayın gerçekleştiği tarihte müvekkilinin aracının aniden yanmasını olay yerinde bulunan esnaflarda görmüş olduğunu, müvekkiline ödenmesi gereken hasar bedelinin ödenmediğini, bu sebeple müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın tazminini talep etmek zorunluluğu hasıl olduğunu,
talebine konu alacak tespiti net olarak alanında uzman eksper tarafından yapılacak inceleme sonucunda belirli hale geleceğinden HMK 107 uyarınca şimdilik 1.000 TL'nin davalı sigorta firmasına başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, mahkememizden talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını, görev itirazlarının olduğunu, davacının talebi sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunduğunu ispat etme mükellefiyeti davacı tarafta olduğunu, hasarın Kasko Sigorta Genel Şartları’nın A.5. maddesinde sayılan “teminat dışında kalan zararlar” kapsamında olmadığı hususunda ispat külfetinin yer değiştirdiğini, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını, ispat külfetinin sigortalıya geçtiğini,
ancak sigortalının bu konuyu kanıtlar şekilde herhangi bir delil ve belge sunulmadığını, Ara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.1. maddesine göre yerine getirilmesi gereken yükümlülükler kasten yerine getirilmediğini, iyiniyet kurallarına aykırı hareket edildiğini, bu sebeple kazanın sigorta teminatı içinde kaldığının ispat yükümlülüğü de sigortalıya geçeceğini, kabul manasına gelmemek ve talebin temina dışında kaldığına ilişkin itirazımız saklı kalmak üzere, davacının taleplerinin fahiş olduğunu, davacının gerçek zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini,
davayı kabul manasında olmamak üzere davacı taraf aracı herhangi bir haklı sebep olmaksızın anlaşmalı servis dışında bir servise bıraktığını, davacı tarafın poliçe klozları ile tanınan hakkını elinden almış olduğunu, hasarın artmasına neden olduğunu, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, bu sebeple şirketini dinlemeden hareket ettiğini, özel masraf yaptığı için bu masraflara kendisi katlanmakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin ek işçilik, KDV veyahut herhangi bir masraftan sorumlu olmadığını, onu poliçe genel ve özel şartları doğrultusunda kıymet kazanma tenzili uygulanması gerektiğini,
kabul anlamına gelmemek üzere mahkememizin aksi kanaatte olması halinde, kasko sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları uyarınca müvekkili şirketin sorumlu olduğu limitin tespiti için hasar tarihinde aracın piyasa rayiç değerinin uzman sigorta eksperince belirlenmesi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 27.05.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle.
1.000 TL olarak açmış oldukları davayı 29.426,91 TL ıslah ederek olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan 30.426,91 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAFAHAT
----. Tüketici Mahkemesi'nin ---- Esas ----Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememizin işbu esasına kaydedildiği görüldü.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 23.02.2022 tarihinde meydana gelen olay sebebiyle, davacıya ait, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ----- plakalı araçta yangın çıkması sonucu kusurun irdelenmesi, ----- plakalı araçta hasar oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 1.000,00 TL tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiştir.Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş.
03.11.2024 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, davaya konu araç yangınının sürücü kusuru veya bakım yetersizliği nedeni ile meydana geldiğine ilişkin somut veri tespit edilemediği, hasarın meydana gelme şekli ile davacı aracının fotoğrafları ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde, hasarın oluşumu ve hasara uğrayan bölgeleri yönünden ------ ile Sigorta Eksperi tarafından düzenlenen her iki raporunda uyumlu olduğu, hasar tutarı yönünden 30.426,91 TL bedelin kadri maruf olduğu rapor edilmiş olup, davalı tarafça rapora herhangi bir itirazda bulunulmadığı,
davacı tarafça sunulan itirazların değerlendirilmesi amacıyla aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre bilirkişilerin kök rapordaki görüş ve kanaatleri ile ek rapordaki görüş ve kanaatlerin aynı olduğu rapor edilmiş olup davacı tarafça 30.426,91 TL yönünden dava ıslah edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarının bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunduğu, hasar hesabına yönelik olarak yapılan hesaplamada tespit edilen 30.426,91 TL'lik hesabın hükme esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ---- esas ----- karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır.
O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça ticari işlerde uygulanan avans faizi talebinde bulunulmuş, araç kamyonet olup ticari araç olduğundan, ticari temerrüt faizine hükmetmek gerekmiş,
her ne kadar olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, davalı sigorta şirketinin, başvuru tarihi olan 25.02.2022 tarihinden 8 iş günü sonrasına tekabül eden 10.03.2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından, bu tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve netice olarak davanın kabulü ile toplam 30.426,91 TL'nin 10.03.2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/224, K. 2025/862, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama