KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/248
- Karar No
- 2025/83
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2025
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/248
KARAR NO : 2025/83
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2024
KARAR TARİHİ : 27/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkillerinin murisi ---- ile davalılar ----, ---- ve diğer kardeşleri ------müştereken hareketle ------ 22/10/1999 tarihinde her biri eşit oranda hissedar olmak suretiyle kurduklarını, bahse konu kişilerin, ortak oldukları ------ 05/02/1993 tarihinde ve-----15/10/2002 tarihinde kurmak suretiyle ticari faaliyetlerine müştereken devam ettiklerini, bir yandan ---- Üzerinden üretimini yaptıkları ürünlerin satışı, diğer yandan ----- üzerinden ise distribütörlük anlaşmasıyla Türkiye'nin sayılı şirketlerinin ürünlerinin toptan satış ve pazarlamasını yaptıklarını,
ortaklar arasında yaşanan sorunlar nedeniyle önce ortaklardan ---- yönetim görevlerinden istifa ettiğini, akabinde de ---- nin ortaklıktan ayrıldığını, kalan ortakların---- payının bedeli ödenmesi karşılığında eşit olarak ortaklar arasında paylaştırılması hususunda anlaştıklarını, ----- ortaklıktan ayrılma sürecinin uzun sürdüğünü, ancak --- 22.04.2020 tarihli mailinde de görüleceği üzere ---- payının kalan ortaklar arasında, yani 2 davalı, davacılar murisi ---- ve dava dışı ------ arasında payın değerlemesi yapılarak eşit paylaşılacağı hususunun sabit olduğunu,
inançlı işlem kapsamında---- devir ile ---- adına tescil edilen 2812,5 adet ve ----- adına tescil edilen 2.812,5 adet payın müvekkilleri adına veraset ilamındaki miras payları oranında aidiyetinin tespiti ve pay defterine kayıt ve tescili ile dava tarihine kadar olan süreçteki kar payının tespiti ve müvekkillerine ödenmesinin, mahkeme aksi kanaatte ise ----- davalılar tarafından alınan payın,
bedelinin şirket kaynaklarından ödenmesi nedeniyle TTK 553 m gereğince şirket yönetim kurulu üyesi davalıların sorumluluğu söz konusu olduğundan ve şirketi zarara uğratmaları nedeni ile ödenen pay bedelinin şirkete ödenmesine dair tazminat talebinde bulundukları görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların davaya konu ettikleri şirket pay bedelinin kendileri veya murisleri ----- tarafından ödendiğine dair dosyaya herhangi banka ödeme belgesi veya ödeme makbuzu sunamadıklarını, bu nedenle murislerine ait olduğu iddia edilen ---- devir ile ---- adına tescil edilen 2812,5 adet ve ----- adına tescil edilen 2.812,5 adet payın iptali ve davacı mirasçılar adına tescili talebinin yerine olmadığını, bununla birlikte terditli talep bakımından yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ve buna bağlı açılan tazminat talebinin kabulü için kanunun aradığı şartların somut olay bakımından oluşmadığını işbu taleplerin de yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava, davalılar adına tescillli olan bir kısım şirket paylarının iptali ve davacılar adına tescili, terditli olarak TTK m. 553 kapsamında açılan sorumluluk davası olduğu görülmüştür.6100 sayılı HMK'nin 166/1 maddesinde 'Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar ,aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir.
Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı HMK'nin 166/4 maddesinde ise 'Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır' düzenlemesi bulunmaktadır.Davanın birleştirildiği ve incelenen ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasının tarafları ile dosyamızın taraflarının aynı olduğu, her iki davanın konusunun aynı olduğu,
diğer davanın daha önce açıldığı ve dosyanın derdest ve yargılamanın devam ettiği ve böylece iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu ve hassaten birleştirme koşullarının gerçekleştiği değerlendirilmiştir.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalar, vaki birleştirme talebi ve tetkik edilen birleştirme yapılan dosyaya göre mahkememizin işbu dosyası ile ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin------Esas sayılı dosyasının aynı hukuki ilişki ve sebepten doğduğu,
birinden verilecek kararın diğerini etkileyebileceği, ayrı görülmeleri halinde çelişkili kararlar ortaya çıkabileceği, ikisi arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu ve davaların birlikte görülmesinin her iki taraf yönünden hukuki dinlenilme hakkı ve usul ekonomisi ilkesine uygun ve yerinde olacağı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Binaenaleyh, dosyamızın ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamaya ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmesine; dosyamız esasının birleştirme kararı nedeniyle kapatılmasına da karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/248, K. 2025/83, 27 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama