KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/259
- Karar No
- 2024/936
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
Karar Metni
1.206 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/259
KARAR NO : 2024/936
DAVA
Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/04/2024
KARAR TARİHİ : 23/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "... 09.06.2022 tarihinde; davalı sigorta şirketi tarafından ---- poliçe numarası ile sigortalı --- plaka no' lu araç davacı müvekkil adına kayıtlı bulunan ----- plakalı araca park halindeyken sağ arka yandan çarpmış, müvekkilin aracının maddi hasara uğramasına sebebiyet vermiştir. Hasara uğrayan ----plakalı müvekkilin aracının markası ----- olup ----- modeldir.
Meydana gelen bu kaza sonrasında müvekkile ait aracın kaportası tamir edilmiş olup değişim ve onarım ücretlerini belirtir servisten alınan 23.08.2022 tarihli fatura ektedir. Her ne kadar müvekkilin aracının tamir ve işçiliği yetkili servis tarafından yapılmış ise de müvekkilin aracının kaza öncesine oranla piyasa koşulları içerisinde değer kaybına uğradığı açıktır...
Yargıtay kararlarında da bu husus haksız fiilden kaynaklanan tazmin yükümlülüğü olarak değerlendirilmiş olup sigorta şirketinin meydana gelen maddi zararı sigorta poliçesi kapsamında tazmin yükümlülüğü bulunmaktadır. Ayrıca sigorta şirketinin müteselsil sorumluluğu bulunmakta olup zarara uğrayanın limitler dahilinde dilediğine dava açma hakkı mevcuttur...
Yukarıda belirtilen nedenlerle davalı sigorta şirketine; iadeli taahhütlü posta kanalı ile 01.08.2023 tarihli dilekçe gönderilmiş olup değer kaybının ödenmesi talep edilmiş, sigorta şirketine başvuru dilekçesi 02.08.2023 tarihinde tebliğ edilmiş ne var ki davalı sigorta şirketinden bu başvuruya bir yanıt alınamamıştır...
Değer kaybı talebimizi zorunlu dava şartı arabuluculuk kurumu aracılığıyla da davalılara yeniden iletmiştik. ---- Arabuluculuk Bürosunun --- Büro Dosya numarası ile müzakereleri gerçekleştirilen arabuluculuk sürecinde, maalesef taraflar anlaşamamış, bu nedenle anlaşamama son tutanağı düzenlenmiştir...
Bu itibarla, müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı zararının tazmini için işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur..." şeklinde beyanda bulunarak davanın kabulünü talep etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "...Davacının işbu davayı Kısmi/Belirsiz dava olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmamaktadır. Zira başvurucu yan tarafından konu araçta ekspertiz incelemesi yapılmıştır. Bu nedenle başvurucunun hasar bedelini belirleyemediğinin kabul edilmesi mümkün olmayacaktır... Sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile sigortalının maddi araç başına sigorta limiti 43.000,00 TL ile sınırlıdır.
Yukarıdaki beyanlarımız saklı kalmak ve kesinlikle başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Sigortacı şirketten istenen hasar tazminatlarında temerrüt tarihine ilişkin olarak belirtmek isteriz ki.
26.04.2016 tarihinde----Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6704 Sayılı (Torba) Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde yapılan değişiklik ile hasar tazminat talebine ilişkin olarak sigorta şirketine başvuru ve 15 günlük bekleme süresi dava şartı haline getirilmiştir...
Usulüne uygun olarak (eksik evrak vb) başvuru yapılmadan ve/veya bekleme süresi geçirilmeden yasal yollara başvurulması halinde başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği ilgili yasal düzenleme gereğince açıktır... Müvekkil sigorta şirketi 09.06.2022 tarihli kazaya ilişkin olarak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sorumluluğunu yerine getirmiştir. Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket tarafından;
21/10/2022 tarihinde -- 5.823,52 TL rücu ödemesi 18/11/2022 tarihinde -----1.048,00 TL rücu ödemesi yapılmıştır. 04/03/2024 tarihinde -----ŞİRKETİ’ne 6.250,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmıştır.
Davacının zararı kaza tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuata göre tamamen karşılanmış olup müvekkil şirketi sigorta poliçesi kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmiştir... Kazanın meydana geldiği 2022 yılı itibarıyla poliçe teminat limiti 50.000,00 TL'dir... Müvekkil kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür...
Zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı”nın belirlenebilmesi için araç kullanım tarzı, kilometresi, önceki kazaları vb. tüm kriterlerin incelenmesi ve bu kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerekmektedir. Tüm hususlar hassas bir şekilde araştırılmalı, değer kaybı mevcut ise ZMSS Genel Şartları’nda belirtilen hesaplama yöntemlerine göre tespit edilecek değer kaybı belirlenmelidir...
Başvurana ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ediyoruz. Bu durumda, başvurana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddini talep ediyoruz...
Yukarıdaki beyanlarımız saklı kalmak ve davayı kabul anlamına gelmemek kaldıyla ifade etmek isteriz ki; müvekkil şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zarar nispetindedir... Davacının tazminat taleplerinde, talep edebileceği faiz yasal faizdir...
Tazminata konu kaza, haksız fiilden kaynaklandığından uygulanması gereken faiz yasal faiz olup, başvuru sahibi tarafından talep edilen tazminat tutarına avans faizi talep edilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
.." şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
---- müzekkere cevabı, Bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bakiye değer kaybı bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Somut olayda; 09.06.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı --- plaka no' lu aracın davacı şirket adına kayıtlı bulunan -----plakalı araca park halindeyken sağ arka yandan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği iddiasıyla araçta oluşan değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketi ile araç malikinden tahsili talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketine sigortalı ve diğer davalı tarafa ait ---- plaka sayılı aracın dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, dava konusu trafik kazasının meydana gelme şekli itibarıyla davacı tarafa ait -----plakalı araçta meydana gelen hasarın, trafik kazasının meydana gelme şekli ve şiddeti ile uyumlu, yapılan piyasa değerlendirmesi neticesinde onarım tutarının kaza tarihi itibarıyla kadri maruf olduğu, hasara ilişkin onarım bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığı, araçta meydana gelen değer kaybının ise 6.100,00 Tl olarak tespit edildiği,
davalı ----- davacıya 04.03.2024 tarihinde 6.250,00 TL ödeme yaptığı, bu haliyle davacı tarafın bakiye değer kaybı alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığına ilişkin yapılan itirazın değerlendirilmesinde; dava konusu kazaya ilişkin hasar ödemesinin tamamının arabuluculuk ve dava tarihinden evvel yapılmış olduğu, davacı tarafın huzurdaki davaya dayanak arabuluculuk işlemlerine 23.01.2024 te başvurduğu, taraflar arasında 15.000,00 TL değer kaybı bedelinin ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığının tutanakta açıkça belirtildiği, 08.02.2024 te son tutanağın düzenlendiği, 04.03.2024 te sigorta şirketinin davacı tarafa 6.250,00 TL değer kaybı ödemesi yaptığı, 16.04.2024 te huzurdaki davanın ikame edildiği,
her ne kadar davacı tarafın dava tarihi itibariyle bakiye hasar ve değer kaybı alacağının bulunmadığı mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiş ise de davacının bakiye değer kaybı talebine ilişkin huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu,
davacı tarafça bakiye değer kaybı alacağının bulunduğu ispat edilememiş ise de değer kaybı ödemesi arabuluculuk görüşmelerinin tamamlandığı tarihten sonra yapıldığı için ve yalnızca davalı sigorta şirketi bakımından arabuluculuğa başvuru zorunlu olduğundan yargılama giderlerinden sayılan arabuluculuk ücretinden davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuş sair yargılama giderleri davacı taraf üzerinde bırakılmıştır.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/259, K. 2024/936, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama