KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/280
- Karar No
- 2024/285
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2024
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/280
KARAR NO : 2024/285
DAVA
Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 24/04/2024
KARAR TARİHİ : 29/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili, başta ----- olmak üzere çeşitli------- ülkeleriyle devamlı ticaret yapan saygın bir firma olduğunu, müvekkili bu kapsamda ----- bulunan dava dışı 3. Kişiyle "son kullanma tarihi olan ve özel sipariş üzerine ürettirilen ------ kodlu barkod yazıcı mürekkebinin" temini için anlaştığını, müvekkili ilgili eşyaların taşınması konusunda devamlı çalışmış olduğu davalı ---- firmasıyla eşyanın ---- limanından ----- limanına deniz yoluyla taşınması konusunda anlaştığını, ilgili eşya tam ve kusursuz olarak ----- depoya teslim edildiğini, ilgili mal davalı tarafından gemiye yüklendiğini,
müvekkille 28.09.2023 tarihli ----ile yapılacak taşımayla ilgili ---- Lojistiktarafından ----- nolu fatura navlun ---- -- kesildiğini, navlun niteliği itibariyle ----- olup davalının gecikmeden kaynaklı zarardan da sorumlu olacağı anlaşılacağını, davalı ilgili yükün 29.09.2023 tarihinde limandan ayrıldığını müvekkille bildirdiğini, ilgili taşımayla ilgili tahmini ve makul varış süresi iki hafta olduğunu, yani ilgili malın 15 gün içerisinde ---- varması beklenirken müvekkilin ticaret yapmış olduğu 3. Kişi tarafından 11.10.2023 tarihinde malın, navlunda belirtilen yüklemenin içinde bulunmadığı bilgisinin verildiğini, müvekkil,
davalı ile iletişime geçince ilgili emtianın------yerine yanlışlıkla ------giden gemiye yüklendiği bilgisini edindiğini, davalı taraf kusurunu kabul ederek "yükleme esnasında paletler karıştırılarak ürünün ------ gidecek konteynere yüklendiği" bilgisi verildiğini, bu tarihten sonra müvekkili ile davalı arasında devamlı olarak e-mail üzerinden yazışmalar yapılmış olup ilgili malın bir an önce ulaşması gereken limana varması sağlanmaya çalışıldığını, ancak müvekkilin bu kadar çabasına rağmen mal önce ---- oradan da ----- gönderildiğini, 11.10.2023 tarihinde varması beklenen ürün ancak 28.12.2023 tarihinde ----- varabildiğini,
dolayısıyla ürün davalının kusuru sebebiyle beklenilen tarihten 78 gün daha geç teslim edildiğini, müvekkili ticari ilişki içerisinde olduğu 3. Kişiye karşıda ticari itibar yönünden kötü bir duruma düştüğünü ve ticari itibarı sarsıldığını, ürüne ivedi şekilde ihtiyacı olan müşteri zamanında teslim edilmemesinden kaynaklı olarak, aynı ürünü tekrardan daha yüksek ücret ödeyerek başka bir firmadan temin etmek zorunda kaldığını, bu nedenlerle; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla.
13.496,00 EURO credit note bedelinin ihtar tarihi olan 23.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tazminine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dosya üzerinden karar verildiğinden bu aşamada 6100 Sayılı HMK'nın 322/1 maddesi yollamasıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında verilmiş cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Fatura, Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
6100 sayılı HMK. 114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir. Ticari davalar TTK.
4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın Ticaret Mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır.
TTK.'nın 5. maddesine göre. Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. TTK’nun 5. Kitap bölümünde ‘Deniz Ticareti’ başlığı altında yapılan düzenlemelere ilişkin davalar ise Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görev alanına girmektedir.
HMK 138. maddesi uyarınca mahkemenin öncelikle dava şartları hakkında dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi karşısında davanın dosya üzerinden, dava dilekçesi tebliği edilmeden görev dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi mümkün olup, bu durum hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde değildir.
(YHGK 11/04/2019 tarih ----)"Davacı, yurt dışından ithal ettiği emtianın davalılardan ----- şirketi tarafından deniz yoluyla taşındığını, emtianın davalı gümrüğe teslim edildiğini, gerekli idari prosedürlerin yerine getirildiğini ancak taşınan yükün teslimi aşamasında yük teslim talimat formunun ibrazının istendiğini, bu talebin dayanaksız olduğunu, bu nedenle taşınan emtianın teslim edilmemesinden doğan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, davalı taşıyana izafeten acente vekili, davacının yük teslim talimat formunu almaktan kaçındığını, bu nedenle emtianın teslim edilmediğini,
ayrıca davacının doğan demuraj borcundan da sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin ihtisas mahkemesi olan deniz ticaret mahkemesi olması nedeniyle ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararında usul ve yasaya aykırı yön görülmemiştir." (----- BAM ----.
HD-----Esas-----Karar)"Somut olayda davacı davaya konu alacağın deniz taşımasından kaynaklı alacak ve bu taşıma için verilen müşavirlik hizmetine ilişkin olduğu iddiasıyla deniz ticaret mahkemesi sıfatıyla eldeki davayı açmış olmasına göre uyuşmazlık TTK 4. maddesinde uyarınca TTK da düzenlenen taşıma sözleşmesinden kaynaklanan mutlak ticari dava olup,
Deniz Ticaret Hukukuna göre Özel İhtisas Mahkemesi olan Ticaret Mahkemesinin Deniz İhtisas Dairesinde çözümlenmesi gerektiğinden esasında gönderme kararı niteliğinde mahkemece dosya üzerinden davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır." (---- BAM -----. HD.---- Esas ----- Karar)
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/280, K. 2024/285, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama