KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/368
- Karar No
- 2025/126
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
Karar Metni
955 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/368
KARAR NO : 2025/126
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 28/05/2024
KARAR TARİHİ : 03/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
03.10.2023 tarihinde, ----- plakalı aracın kusuru ile meydana gelen zincirleme trafik kazasında, sigortalı ----- plakalı araç hasara uğradığını, işbu kazada ------ plakalı araç %100 kusurlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı araçta oluşan hasar dolayısıyla eksper incelemesi neticesinde sigortalısına 11.671,36 TL hasar ödemesi yapıldığını, alacağın tahsili amacıyla ----- İcra Müdürlüğü----. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş olup ---- İcra Müdürlüğü-----sayılı icra takibi durduğunu, davalı taraf ödemek zorunda olduğu borcunu,
hiçbir delil ve haklı gerekçe olmaksızın inkar ettiğini, bu nedenlerle; borçlunun ---- İcra Müdürlüğü -----. sayılı icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Araç onarımının ve tazminat hesabının kasko sigortacısı tarafından yapılarak zararın karşılanmış ve rücuya ilişkin tutarın taraflarınca ödenmesi sebebiyle, müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, davanın reddini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, haksız başvuru sebebiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvuran taraf üzerine tahmilini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-----ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevapları, araç trafik kayıtları,----- Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı şirkete KASKO sigortalı araçta trafik kazasından kaynaklı meydana gelen ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS şirketinden rücuen tahsili talebi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı şirket nezdinde KASKO Poliçesi ile sigortalı dava dışı ---- adına kayıtlı ---- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı ------ plakalı araç arasında 03.10.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacı tarafça sigortalısına 11.671,36 TL hasar ödemesi yapıldığı,
yapılan ödemenin rücuen tahsili talebi ile davalı aleyhine -----.İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı icra takip dosyası nezdinde12.03.2024 tarihinde takip başlatıldığı, takibe itiraz üzerine 28/05/2024 huzurdaki davanın ikame edildiği, 31/05/2024 tarihinde ise 11.671,36 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin ise infaz aşamasında dikkate alınması gerekmektedir. (Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2011 tarih ve ---- 23.05.2018 tarih ve ----- sayılı kararları) Davalı tarafça takip tarihindeki dosya borcu ödendiğinden ve cevap dilekçesi ile açıkça alacağın varlığı ve miktarına itiraz edilmediğinden usul ekonomisi gereği yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Açıklanan işbu nedenlerle davanın kabulüne, dava tarihinden sonra yapılan ödemenin ise infaz aşamasında dikkate alınmasına yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde;
İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur.
Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir.
Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, ----- sayılı ilamı)
Somut olayda; dava konusunun 03.10.2023 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen hasar tazminatının karşı araç sürücüsünün trafik sigortacısı davalı şirketten tahsiline ilişkin olduğu bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün görülmemesi, hüküm sonucuna yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları neticesinde ulaşılması karşısında 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmadığından davacı vekilinin davalı şirket yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
Tarafların talepleri dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/368, K. 2025/126, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama