KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/427
- Karar No
- 2025/153
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2025
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/427
KARAR NO : 2025/153
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2024
KARAR TARİHİ : 10/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın kabulüne, HMK 107. maddesi gereği ikame ettiği işbu belirsiz alacak davasında, 09.01.2023 tarihinde davalının sigortalısının (%25) kusuru sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebi ile müvekkilinin aracında meydana gelen şimdilik 10-tl değer kaybı ve 10- tl hasar onarım bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile yargılama gideri olarak 590-tl kusur raporu ücreti olmak üzere toplam 610-tl'nin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımına uğramış davanın reddine, Sigorta Tahkim Komisyonu ilgili kararları sonucunda müvekkil şirketin hukuki sorumluluğu ile sınırlı olarak karşılandığı sabit olduğundan kesin hüküm itirazlarımızın kabulüyle davanın reddine, aksi halde ödeme tarihinden itibaren faizi güncellenmek suretiyle tazminattan mahsubuna, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-----ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi yazı cevapları, kusur raporu.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu maddi zarar nedeniyle kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı aleyhine açılan maddi tazminat talebine ilişkindir
Zamanaşımına ilişkin itirazın değerlendirilmesinde;
2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verildiği,
Somut olayda, davaya konu trafik kazasının 03.05.2022 tarihinde meydana geldiği, olayın maddi hasarlı trafik kazasından ibaret olduğu ve uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, huzurdaki davanın 24.06.2024 tarihinde ve 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ikame edildiği anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar vermek geremiştir.
Somut olayda.
09.01.2023 günü davacı tarafa ait --- ve davalı ... şirketine sigortalı ----- plaka sayılı araç arasında dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağı ve SBGM kayıtlarında dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı tarafa ait araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu nedenle mahkememizce öncelikli olarak kusur oranlarının belirlenmesi için trafik bilirkişisinden kusur raporu alındığı, alınan rapor ile de davacı tarafa ait araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,
bu haliyle tarafların olaydaki kusur durumu, olayın oluş şekli ve gelişimi, davacının asli ve tam kusurlu oluşu ve "Kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemez." kuralı gereği ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar tarihi itibariyle dava değeri miktar itibariyle kesinlik sınırının altında olmasına rağmen, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması karşısında; davanın alacak tam ve kesin olarak belirlenmeden ilk açıldığı bedel üzerinden tümden reddedilmiş olmasına göre muhtemel talep artırımı halinde dava değerinin her zaman kesinlik sınırını aşma ihtimali bulunduğu anlaşılmakla, kesinlik sınırının kamu düzenini ilgilendirmesi, hak arama hürriyeti ve hukuki dinlenilme hakkı da gözetilerek istinaf kanun yolu açık bırakılmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/427, K. 2025/153, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama