İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/465 K.2024/779

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/465Karar2024/779Tarih13 Kasım 2024Okuma17 dk · 3.483 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/465
Karar No
2024/779
Karar tarihi
13 Kasım 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.483 kelime·17 dk okuma·15 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/465

KARAR NO : 2024/779

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

DAVA TARİHİ : 25/04/2024

TEVZİ TARİHİ : 08/07/2024

KARAR TARİHİ : 13/11/2024

Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında ---- Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 07/05/2024 tarih ve ---- Esas ---- Karar sayılı yetkisizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: "...

KONU

Aşağıda detaylı olarak izah edileceği üzere; Müvekkilimizin gerçek payının tespitine yönelik talebimiz bakımından müvekkilimiz açısından telafisi mümkün olmayan zararların doğma ihtimali göz önüne alınarak tarafımızca ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----. sayılı dosyası ile 30.01.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan (4) ve (7) nolu nolu kararların yokluğunun/butlanının tespitini talep ettiğimiz davadaki tüm haklarımız saklı kalmak kaydı ile ;

a) Davalı şirketin 30.01.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan (2), (3) , (4) ve (7) nolu kararların İPTALİNE,

b) Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine

karar verilmesi taleplerimiz hakkındadır.

I. AÇIKLAMALAR

1) Davalı ----(bundan böyle "-----" olarak anılacaktır) 2007 yılında kurulmuş bir aile şirketidir. Şirketin kuruluş tarihinden bu yana müvekkil ile birlikte toplam dört pay sahibi bulunmaktadır. Müvekkil haricindeki pay sahipleri; aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olan --- (müvekkilin babası), aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan ---- (müvekkilin ablası) ve yönetim kurulunda görev almayan (müvekkilin annesi) ---- .

Davalı şirketin yönetim kurulu üç kişiden oluşmakta olup, şirketin kurulduğu günden beri müvekkil yönetim kurulunda görev almaktadır.

2) Davalı şirketin 26.03.2021 tarihinde değişikliğe uğrayan esas sözleşmesinin nama yazılı payların devrine ilişkin 16. maddesinin (d) fıkrası ;

"Şirketin ortaklarının aynı aile mensubu olması, şirkette yabancılaşmayı önleme, şirketin işletme konusu ve ekonomik bağımsızlığı ile şirket ortaklarının çevresinin bileşimi ve şirket ortak yapısının bozulmasının önlenmesi gayesi ile nama yazılı pay senetlerinin devri sınırlandırılmıştır. İfade edilen hususları bozucu her türlü neden, olasılık ve tereddüt önemli neden olarak kabul edilir.

Vaki bir devrin şirket yönünden geçerli olabilmesi için Genel Kurul'un her devir işlemi için ayrı ayrı olmak kaydı ile sermayeyi temsil eden payların yüzde yetmiş beşinin olumlu oyu ile Yönetim Kurulu'na bu yönde yetki vermiş olması ve Yönetim Kurulunun da üç kişi ile toplanarak oybirliği ile bu yönde karar almasını takiben devrin pay defterine işlenmesi ile mümkündür.

Şirketin devre konu payları Türk Ticaret Kanunu'nun 493. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi veya pay sahipleri ya da üçüncü kişiler adına almayı önererek onay istemini ret hakkı saklıdır."

Şeklindedir. (Ek:1)

Kısaca belirtmek gerekir ise esas sözleşmesel bağlam öngörülen davalı şirkette 26.03.2021 tarihinden sonra gerçekleşen bir pay devrinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 494. maddesi gereği geçerli olabilmesi için yazılı bir devir sözleşmesinin yanı sıra ;

-Genel Kurul'un her devir işlemi için ayrı ayrı olmak kaydı ile sermayeyi temsil eden payların yüzde yetmiş beşinin olumlu oyu ile Yönetim Kurulu'na bu yönde yetki vermiş olması,

-Yönetim Kurulunun da üç kişi ile toplanarak oybirliği ile bu yönde karar almasını takiben devrin pay defterine işlenmesi

Şartlarının tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekmektedir.

Davalı şirket, müvekkilimizin 15.05.2021 tarihinde 1075 adet payını (dava dışı) -----devrettiğini iddia etmektedir. Ancak 15.05.2021 tarihinde yapıldığı iddia edilen pay devri bakımından; GENEL KURULUN % 75'İNİN OLUMLU OY KULLANARAK ALMIŞ OLDUĞU BİR YETKİLENDİRME KARARI BULUNMADIĞI GİBİ, YÖNETİM KURULUNUN 3 KİŞİ İLE TOPLANARAK OYBİRLİĞİ İLE ALMIŞ OLDUĞU BİR KARAR DA BULUNMAMAKTADIR. BU SEBEPLE TTK M. 494 HÜKMÜ UYARINCA GERÇEKLEŞMİŞ BİR PAY DEVRİNDEN SÖZ EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.

Bilindiği üzere TTK'da, (mülga) 6762 sayılı eTK'dan önemli farklılıklar içeren yeni bağlam hükümleri çerçevesinde bölünme teorisi terk edilmiş ve birlik teorisi benimsenmiştir. Dolayısıyla devir için onay verilmediği sürece payların mülkiyeti ve paylara bağlı bütün haklar devredende kalır ve devreden tarafından kullanılır (TTK m. 494/1). Görüldüğü üzere kanun koyucu, yapıldığı iddia olunan 15.05.2021 tarihli devir ile payın mülkiyetinin geçişine dahi olanak vermemektedir.

Şu halde davalı şirket tarafından esas sözleşmenin yukarıda belirtilen 16. maddesinin (d) fıkrası dairesinde onay verilmedikçe payın mülkiyetinin ve paya bağlı (malvarlıksal + yönetimsel) hakların geçişinden bahsedilemez.

3) Kaldı ki müvekkilimizin 1075 adet payını (dava dışı) ----- devretmiş olmasına hukuken imkan da bulunmamaktadır. Zira anılan tarihte müvekkilimizin payları bir bütün olarak (yani aynı anda-aynı senette cisimlenmek suretiyle) ilmühabere bağlandığından, söz konusu payların yalnızca bir kısmının davacıya devri imkânsızdır. Zira TTK md. 789 f. 2 gereği kısmi ciro batıldır. Gerçekten de TTK'nın 789. maddesi; ''B) Ciro

I - Genel olarak

MADDE 789- (1) Cironun kayıtsız ve şartsız olması gereklidir. Ciro, şartlara tabi tutulmuşsa bunlar yazılmamış sayılır.

(2) Kısmi ciro ve muhatabın cirosu batıldır.

(3) Hamiline yazılı ciro beyaz ciro hükmündedir.

(4) Muhatap lehindeki ciro yalnız makbuz hükmündedir; meğerki, muhatabın birden fazla şubesi olup da, ciro, muhatap şubeden başka bir şube üzerine yazılmış bulunsun.''

Hükmünü havidir. Dolayısıyla kıymetli evrak niteliğini haiz ilmühaberin bir kısmının devri mümkün değildir. Kıymetli evrakın temsil ettiği hakkın bir kısmının devri de olanaksızdır. (Ek:2)

Böyle bir işlemin yapılabilmesi için önce söz konusu ilmühaber şirkete iade edilmeli, şirketçe bu ilmühaber yönetim kurulunun alacağı bir kararla iptal edilip ardından onun yerine, devredilmek istenen payların sayısına denk gelecek ilmühaberler çıkartılmalı, ardından bu ilmühaberler devredilmelidir. Oysa bu konuda davalı şirket tarafından alınmış bir karar bulunmamaktadır. Dolayısıyla 15.05.2021 tarihinde yapıldığı iddia olunan ve sonradan pay defterine işlenen pay devri bu gerekçe ile de hükümsüzdür. Müvekkilce 2023 yılının Haziran ayında pay defterinin fotoğrafı çekilmiş olup bu tarih itibari ile pay defterine işlenmiş bir pay devri kaydı da bulunmamaktadır.

4) Davalı şirket tarafından 07.12.2023 tarihinde --- Gazetesi'nin ---- Sayı ----- Sayfasında ----- ilan sıra numarası ile yayımlanan ve her türlü dava ve şikayet hakkını saklı tuttuğumuz hukuka aykırı ilan ile TTK m. 198 hükmü kapsamında ;

''Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan tanımlamaya uygun olarak Şirketler Topluluğu Üyesi olan ----- Ticaret Siciline ----- sicil numarası ile kayıtlı -----ŞİRKETİ ("Şirket") unvanlı Şirketimizin ortaklık yapısında 15 Mayıs 2021 tarihinde meydana gelen değişiklik sonrası ---- Şirketimiz'deki sermaye payı %30 iken %76 olmuştur. Yine diğer ortaklardan ---- sermaye payı %27.5 iken %6'ya düşmüş, ------- ise Şirketimizdeki sermaye payı ise %27.5 iken %6'ya düşmüştür. Bahsi geçen hususların Türk Ticaret Kanunu Madde l98'e göre tescil ve ilan edilmesini bilgilerinize sunarız.''

Şeklinde ilan verilmiştir.(Ek:3)

Müvekkilimiz davalı şirkette 1.375 adet paya, oran olarak tüm payların % 27,5’ine; müvekkilin annesi ----- ise 750 adet paya, oran olarak tüm payların % 15’ine sahipken yukarıda alıntılanan ilanda müvekkilimizin pay adedi 300, pay oranı % 6 olarak; müvekkilin annesi ----’in pay adedi 600, pay oranı % 12 olarak ilan edilmiş olduğundan, 16.01.2024 tarihinde -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin----. sayılı dosyası tahtında "davalı şirketin pay defterinin düzeltilmesi/tahsisi" davası ikame edilmiş olup söz konusu dava derdesttir. (Ek:4)

Davalı şirketi olağan genel kurul toplantısına çağırmak amacıyla mali müşavir --- kayyım atandığı ----- Ticaret Mahkemesinin 07.12.2023 tarih ve ---- sayılı gerekçeli kararına istinaden 30/01/2024 tarihinde, saat: 14:00'da ----adresinde, aşağıdaki gündem maddeleri ile 2021 ve 2022 yılları olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirileceği 12.01.2024 tarihli----- Gazetesinde ilan edilmiştir. İlana göre toplantı gündemi ;

• Toplantı başkanlığının seçimi ve toplantı tutanağının inızalanması için toplantı başkanlığına yetki verilınesi

• 2021 ve 2022 mali yıllarına dair yönetim kurulu faaliyet raporlarının okunması ve müzakere edilmesi

• 2021 ve 2022 mali yıllarına ilişkin finansal tabloların okunması, müzakere edilınesi ve tasdiki konularında karar alınması

• Şirketin 2021 ve 2022 mali yıllarına ait faaliyetlerinden elde edilen karın kullanım şekli hakkında karar alınması

• 2021 ve 2022 mali yıllarına ait muamele, fiil ve işlemleri ile ilgili olarak yönetim kurulu üyelerinin ibrası hakkında karar alınması

• Yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile huzur haklarının belirlenmesi konularında karar alınması

• Yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve görev sürelerinin tespiti konularında karar alınması

• Dilekler ve temenniler

Şeklinde belirtilmiştir.

30.01.2024 tarihinde Genel Kurul toplantısı gerçekleşmiştir.(Ek:5)

II. HUZURDAKİ DAVAYA İLİŞKİN İPTAL SEBEPLERİMİZ

A. (2) nolu gündem maddesine ilişkin iptal sebeplerimiz

(2) nolu gündem maddesi "2021 ve 2022 mali yıllarına dair yönetim kurulu faaliyet raporlarının okunması ve müzakere edilmesi"ne ilişkindir.

Yıllık faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin (2) nolu genel kurul kararının iptali gerekmektedir. Şöyle ki;

Öncelikle TTK m. 514/1 "Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar." hükmünü havidir. Görüldüğü üzere yıllık faaliyet raporunun düzenlenmesi yönetim kuruluna aittir. TTK m. 375 hükmünde ise yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkileri düzenlenmiştir. Buna göre;

"Yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri şunlardır:

a) Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi.

b) Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi.

c) Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması.

d) Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları.

e) Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi.

f) Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi.

g) Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması."

Görüldüğü üzere TTK m. 375 hükmünün (f) fıkrası ile yıllık faaliyet raporunun düzenlenerek genel kurula sunulması yönetim kurulunun "kurul olarak" icra ettiği devredilemez yetkilerinden biri olarak sayılmıştır. TTK’nın 516. maddesinde yıllık faaliyet raporunun şekli ile ilgili herhangi bir düzenleme yer almamaktadır.

Buna karşın 28.08.2012 tarih ve ---- sayılı -----’de yayımlanan Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik'in 16. maddesi uyarınca yıllık faaliyet raporu şirketin “yönetim organı başkanı ve üyeleri tarafından imzalanarak onaylanır.”. Doktrinde yıllık faaliyet raporunun TÜM YK ÜYELERİ TARAFINDAN İMZALANMASI GEREKTİĞİ kabul edilmektedir (----, "---).

Şu halde (2) nolu genel kurul kararının kanuna aykırı olduğundan bahisle iptali gerekmektedir.

KALDI Kİ davalı şirketin 26.03.2021 tarihinde tescil ve ilan edilen ve işbu dava tarihi itibari ile yürürlükte olan esas sözleşmesinin "Şirketin İdaresi ve Temsili " başlıklı 8. maddesi

"Şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsili bir bütün halinde Yönetim Kurulu'na aittir. Yönetim Kurulu tarafından alınacak tüm kararların muteber olabilmesi için Genel Kurul tarafından seçilen üç kişilik Yönetim Kurulunun tüm üyelerinin olumlu oyu şarttır. Şirket tarafından bütün belgelerin ve yapılacak tüm işlem ve sözleşmelerin geçerli olabilmesi için Yönetim Kurulu üyelerinin tümünün imzası şarttır. Yönetim Kurulu temsil ve ilzama ilişkin yetkileri ve şirket yönetimini, oybirliği ile olsa dahi dışardan müdürlere veya murahlıas üyelere bırakamaz. Bu yönde alınan kararlar geçerli değildir. Yönetim Kurulu üyelerinin ücret ve huzur haklarını Genel Kurul tespit ve tayin eder."

Şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere somut olayda şirket esas sözleşmesi uyarınca da yıllık faaliyet raporunun TÜM YK ÜYELERİ TARAFINDAN İMZALANMASI GEREKMEKTEDİR. Oysa somut olayda yıllık faaliyet raporunda müvekkilimizin imzası bulunmamaktadır.Şu halde (2) nolu genel kurul kararının esas sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle de iptali gerekmektedir.

B. (3) nolu gündem maddesine ilişkin iptal sebeplerimiz

(3) nolu gündem maddesi "2021 ve 2022 mali yıllarına ilişkin finansal tabloların okunması, müzakere edilınesi ve tasdiki konularında karar alınması" na ilişkin olup, bu gündem maddesine ilişkin karar -müvekkilimizin olumsuz oy ve muhalefet şerhine rağmen- oy çokluğuyla alınmıştır.

Finansal tabloların onaylanmasına ilişkin (3) nolu genel kurul kararının iptali gerekmektedir. Şöyle ki;

TTK m. 514/1 "Yönetim kurulu, geçmiş hesap dönemine ait, Türkiye Muhasebe Standartlarında öngörülmüş bulunan finansal tablolarını, eklerini ve yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunu, bilanço gününü izleyen hesap döneminin ilk üç ayı içinde hazırlar ve genel kurula sunar." hükmünü havidir. Görüldüğü üzere finansal tabloların düzenlenmesi de yönetim kurulunun "kurul olarak" icra ettiği bir diğer görev ve yetkidir. Yukarıda alıntılandığı üzere davalı şirketin 26.03.2021 tarihinde tescil ve ilan edilen ve işbu dava tarihi itibari ile yürürlükte olan esas sözleşmesinin "Şirketin İdaresi ve Temsili " başlıklı 8. maddesi

"Şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsili bir bütün halinde Yönetim Kurulu'na aittir. Yönetim Kurulu tarafından alınacak tüm kararların muteber olabilmesi için Genel Kurul tarafından seçilen üç kişilik Yönetim Kurulunun tüm üyelerinin olumlu oyu şarttır. Şirket tarafından bütün belgelerin ve yapılacak tüm işlem ve sözleşmelerin geçerli olabilmesi için Yönetim Kurulu üyelerinin tümünün imzası şarttır.

Yönetim Kurulu temsil ve ilzama ilişkin yetkileri ve şirket yönetimini, oybirliği ile olsa dahi dışardan müdürlere veya murahlıas üyelere bırakamaz. Bu yönde alınan kararlar geçerli değildir. Yönetim Kurulu üyelerinin ücret ve huzur haklarını Genel Kurul tespit ve tayin eder." Şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere somut olayda şirket esas sözleşmesi uyarınca finansal tabloların TÜM YK ÜYELERİ TARAFINDAN İMZALANMASI GEREKMEKTEDİR.

Oysa somut olayda finansal tablolarda müvekkilimizin imzası bulunmamaktadır. Şu halde (3) nolu genel kurul kararının esas sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle iptali gerekmektedir.

C. (4) nolu gündem maddesine ilişkin iptal sebeplerimiz

(4) nolu gündem maddesi "Şirketin 2021 ve 2022 mali yıllarına ait faaliyetlerinden elde edilen karın kullanım şekli hakkında karar alınması"na ilişkin olup, bu gündem maddesine ilişkin karar -müvekkilimizin olumsuz oy ve muhalefet şerhine rağmen- oy çokluğuyla alınmıştır.

Yukarıda belirttiğimiz üzere müvekkilimiz davalı şirkette 1.375 adet paya, oran olarak tüm payların % 27,5’ine sahip olmasına rağmen Şirketin 2021 ve 2022 mali yıllarına ait kar, müvekkilimizin gerçek pay oranına göre dağıtılmamıştır. (4) nolu genel kurul kararı yönünden -iptal davası açma hakkımızı saklı tutarak- ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- sayılı dosyası ile yokluk veya butlanın tespiti davası ikame etmiş bulunmaktayız.

Anılan yokluk/butlanın tespiti davasına ilişkin dava dilekçemizde yokluk/butlan gerekçesi olarak. "TTK m. 437/1 uyarınca "Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur.

Buna göre, kar dağıtımına karar verilmesi için ÖNCELİKLE yönetim kurulu tarafından bir teklifin hazırlanması ve daha sonra bu teklifin genel kurula sunulması şarttır. Oysa somut olayda yönetim kurulu üyesi müvekkilimiz, kar dağıtımı teklifinin görüşüldüğü/hazırlandığı yönetim kurulu toplantısına çağrılmadığı gibi TTK m. 390/4 uyarınca elden dolaştırma yoluyla alınmış bir yönetim kurulu kararının koşulları da bulunmamaktadır." şeklindeki gerekçemiz yer almaktadır.

---- Asliye Ticaret Mahkemesince (4) nolu genel kurul kararının yok veya batıl olmadığına kanaat getirilmesi ihtimaline binaen aşağıda bu karar bakımından ayrıca iptal sebeplerimizi açıklamaktayız. Şöyle ki;

Yukarıda alıntılandığı üzere davalı şirketin 26.03.2021 tarihinde tescil ve ilan edilen ve işbu dava tarihi itibari ile yürürlükte olan esas sözleşmesinin "Şirketin İdaresi ve Temsili " başlıklı 8. Maddesi "Şirketin yönetimi ve dışarıya karşı temsili bir bütün halinde Yönetim Kurulu'na aittir. Yönetim Kurulu tarafından alınacak tüm kararların muteber olabilmesi için Genel Kurul tarafından seçilen üç kişilik Yönetim Kurulunun tüm üyelerinin olumlu oyu şarttır.

Şirket tarafından bütün belgelerin ve yapılacak tüm işlem ve sözleşmelerin geçerli olabilmesi için Yönetim Kurulu üyelerinin tümünün imzası şarttır. ."Şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere somut olayda şirket esas sözleşmesi uyarınca yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinin TÜM YK ÜYELERİ TARAFINDAN İMZALANMASI GEREKMEKTEDİR. Oysa somut olayda yönetim kurulunun kar dağıtım önerisinde müvekkilimizin imzası bulunmamaktadır.

Şu halde (4) nolu genel kurul kararının esas sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle de iptali gerekmektedir.Dava konusu genel kurul toplantı tutanağından bu gündem maddesiyle ilgili olarak "... kalan tutarın, şirketin en az 1 yıllık giderleri ve ----- tarafından şirket aleyhine açılan davalar nedeniyle oluşabilecek hukuki giderler ile öngörülemeyen vergi, masraf, ödemelere karşılık olarak geçmiş yıl karlarında bırakılmasına .... oy çokluğu ile karar verildi. " denildiği görülmektedir.

Oysa işbu genel kurul tarihi itibari ile DAVALI ŞİRKETİN GİDERLERİ kira ve mali müşavirlik ücretinden ibarettir. Nitekim davalı firma ve ---- deiillerimizde gösterilmiş olan dava dosyalarındaki beyanlarında şirketin herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığını ve kuruluş ile varlık amacının ----- İsimli firmadan gelen temettü gelirlerinin yönetimine ilişkin olduğunu bizzati kendileri de beyan etmektedir.

Öte yandan (iş bu dava tarihi itibariyle) MÜVEKKİLİMİZ------ TARAFINDAN DAVALI ŞİRKET ALEYHİNE YALNIZCA 2 (İKİ) DAVA İKAME EDİLMİŞ OLUP BUNLAR; ----- "davalı şirketin pay defterinin düzeltilmesi/tahsisi" davası ile 30.01.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan (4) ve (7) nolu nolu kararların yokluğunun/butlanının tespiti davasıdır ki HER İKİ DAVA DA MAKTU HARCA TABİDİR. Müvekkilimiz tarafından davalı şirkete karşı ikame edilmiş başkaca dava bulunmamaktadır. Bu durumda müvekkilimiz ----- tarafından şirket aleyhine açılan davalar nedeniyle oluşabilecek hukuki giderler" 4.860.000,00 TL tutarındaki dağıtılmayan bakiye karın çok altındadır.

Oysa şirketin ihtiyacından fazla yedekleri mevcut iken pay sahiplerine ikinci temettü dağıtımından kaçınması da dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder (----). Şu halde 4.860.000,00 TL tutarındaki bakiye karın dağıtılmayıp geçmiş yıl karlarında bırakılması olması gerek kanuna (TTK m. 519/3) gerekse dürüstlük kuralına aykırı olduğundan karın dağıtımına ilişkin (4) nolu genel kurul kararının iptali gerekmektedir.

D) (7) nolu gündem maddesine ilişkin iptal sebeplerimiz

Dava konusu olağan genel kurul toplantı tutanağından; (4) nolu karar uyarınca ----seçilmesine, toplamda 900 adet olumsuz oya karşılık, toplamda 4100 adet olumlu oyla yani oyçokluğuyla karar verildiği görülmektedir. Oysa Davalı şirket esas sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca "Şirketin işleri ve idaresi, genel kurul tarafından esas sermayenin %75'ini temsil eden payların olumlu oyu ile seçilecek 3 üyeden oluşan yönetim kurulu tarafından yürütülür. ... Genel kurul lüzum görürse yönetim kurulu üyelerini esas sermayenin %75'ini temsil eden payların olumlu oyu ile her zaman değiştirebilir". (---- ---- Şu halde dava konusu genel kurulda, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin karar nisabının oluşmadığı açıktır. Tek başına müvekkilimizin %27.5 karşı oyu dahi YK seçimini geçersiz kılmaktadır.

(7) nolu genel kurul kararı yönünden -iptal davası açma hakkımızı saklı tutarak- --- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----. sayılı dosyası ile yokluk veya butlanın tespiti davası ikame etmiş bulunmaktayız. Anılan yokluk/butlanın tespiti davasına ilişkin dava dilekçemizde yokluk/butlan gerekçesi olarak. "Dava konusu olağan genel kurul toplantı tutanağından.

(4) nolu karar uyarınca -----seçilmesine, toplamda 900 adet olumsuz oya karşılık, toplamda 4100 adet olumlu oyla yani oyçokluğuyla karar verildiği görülmektedir. Oysa Davalı şirket esas sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca şirketin işleri ve idaresi, genel kurul tarafından esas sermayenin %75'ini temsil eden payların olumlu oyu ile seçilecek 3 üyeden oluşan yönetim kurulu tarafından yürütülür. ...

Genel kurul lüzum görürse yönetim kurulu üyelerini esas sermayenin %75'ini temsil eden payların olumlu oyu ile her zaman değiştirebilir.-----). Şu halde dava konusu genel kurulda, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin karar nisabının oluşmadığı açıktır.

Bilindiği üzere Yargıtay, kanunda veya esas sözleşmede belirlenen toplantı ve/veya karar yeter sayılarına aykırı olarak alınan genel kurul kararlarının yok veya batıl olduğunu kabul etmektedir. " şeklindeki gerekçemiz yer almaktadır. ----Asliye Ticaret Mahkemesince (4) nolu genel kurul kararının yok veya batıl olmadığına kanaat getirilmesi ihtimalinde (4) nolu genel kurul kararının esas sözleşmeye aykırı olduğundan bahisle iptali gerekmektedir.

SON OLARAK dava konusu genel kurulda alınan red kararlarında müvekkilimizin hisse durumuna ilişkin davalı şirketin ----sayılı Yönetim Kurulu kararı gerekçe gösterilmiştir. Söz konusu kararı kabul etmediğimizi beyan ile SAYIN MAHKEMEDEN SÖZ KONUSU KARARIN ASLININ SUNULMASI İÇİN DAVALI ŞİRKETE MÜZEKKERE YAZILMASINI TALEP EDERİZ.

........................

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; a) ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ -sayılı dosyası ile ikame etmiş olduğumuz yokluk veya butlanın tespiti davası saklı kalmak üzere, Davalı şirketin 30.01.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan (2), (3), (4) ve (7) nolu kararların İPTALİNE,

..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören yokluk veya butlanın tespiti davası saklı kalmak üzere davalı şirketin 30/01/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4 ve 7 nolu kararların iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava hakkında davalı şirketin 25/04/2024 dava tarihi itibariyle merkez adresinin "------" olduğundan bahisle ve TTK.

Madde 445/1 ile HMK. 14/2 düzenlemelerine bağlı olarak kesin yetki kuralı gereğince yetkisizlik kararı verilmesi üzerine Mahkememizin yukarıda karar başlığında belirtilen dosyasına tevzi edilen davanın 13/11/2024 tarihindeki ilk duruşmada yapılan ön incelemede taraf vekillerinin alınan beyanları ve yapılan irdeleme söz konusu tutanağa:"... Davacı Vekili Av. ---- ile Davalı Vekili Av. ----- duruşmaya katıldılar. Başka gelen yok. Belli yerde açık yargılamaya başlandı.

Tebligatların yapıldığı ve taraf teşkilinin sağlandığı anlaşıldı.

Tensip ara kararlarının yerine geldiği anlaşıldı.

Cevabi yazı ve eklerine göre taraflar arasında --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın konusunun da aynı tarihli yani 30/01/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin olduğu, o davada 4 ve 7 nolu kararların butlanının talep edildiği ve eldeki bu davada ise söz konusu maddeleri de kapsar şekilde 2,3,4 ve 7 nolu ara kararların iptalinin talep edildiği ve yasa gereği bu davanın o dava ile birleşmesi gerektiği, birleştirme kararına öncelenmesi gereken bir dava şartı eksikliğinin söz konusu olmadığı anlaşılmakla öncelikle bu husus yönünden soruldu.Davacı vekili: dava dilekçemizi aynen tekrar ederiz, cevapları kabul etmiyoruz, zapta geçen husus doğrudur, bir diyeceğimiz yoktur, birleştirme kararı verilmesini istiyoruz, dedi.

Davalı vekilinden soruldu: cevap dilekçemizi aynen tekrar ederiz, zapta geçen husus doğrudur, birleştirme hususunun takdirini Mahkemeye bırakıyoruz, dedi.

Dosya incelendi. Zapta geçen verilere ve beyanlara bağlı olarak bu davanın yasa gereği söz konusu ----- Esas sayılı dava ile birleştirilmesi gerektiği anlaşıldığından yargılamanın bittiği bildirildi...."şeklinde geçirilmiş olup, yukarıya aynen aktarılmıştır.

Sonuç olarak talep, davaların tarafları, konusu, davaların niteliği, söz konusu ----- Esas sayılı dava dosyasından verilen cevabi yazı ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde her iki davanın birlikte görülmesi gerektiği, TTK.

Madde 448/2 düzenlemesi karşısında her iki dava konusunun aynı toplantıya ilişkin olması nedeniyle davaların birlikte görülmesinde yasal zorunluluk da bulunduğu; ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın daha önceki esaslı olup, derdest olması, davalar arasında irtibat bulunması karşısında davaların birlikte görülmesinde hukuki yarar ve yasal zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla ---- Esas sayılı bu davanın ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı davası ile birleştirilmesine ilişkin olmak üzere aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Hukuki ve fiili irtibat nedeni ile bu davanın ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı davası ile birleştirilmesine,

2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,

3-Ön inceleme duruşmasının tamamlanmasının ve sonraki gereğinin ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------- Esas sayılı dosya üzerinden gözetilmesine,

4-Bu birleştirme kararın HMK Madde 166/3 düzenlemesi gereğine bağlı olarak UYAP üzerinden derhal ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ------- Esas sayılı dava dosyasına gönderilmesine,

5-Harç ve yargılama gideri ile ilgili hususların bu kararın kesinleşmesine bağlı olarak ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosya üzerinden verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine,

6-Davaların ayrı yargı çevrelerinde yer alan Mahkemelerde açılmış olması nedeni ile HMK. Madde 166/2 ve HMK. Madde 168 düzenlemeleri gereğince istinaf yolunun açık olduğuna,

7-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- sayılı dosyasına gönderilmesine, İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/465, K. 2024/779, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/465
  4. Karar No : 2024/779
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 25/04/2024
  7. Tevzi Tarihi : 08/07/2024
  8. Karar Tarihi : 13/11/2024
  9. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  10. Konu
  11. I. Açıklamalar
  12. I - Genel olarak
  13. II. Huzurdaki Davaya İlişkin İptal Sebeplerimiz
  14. A. (2) nolu gündem maddesine ilişkin iptal sebeplerimiz
  15. B. (3) nolu gündem maddesine ilişkin iptal sebeplerimiz
  16. C. (4) nolu gündem maddesine ilişkin iptal sebeplerimiz
  17. Sonuç Ve İstem
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/465
Karar No
2024/779
Tarih
13 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/465 K.2024/776
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/465 K.2024/1077
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/465 K.2024/764
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/465 K.2024/932
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/466 K.2024/846
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/466 K.2024/765

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.