KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/536
- Karar No
- 2026/163
- Karar tarihi
- 10 Mart 2026
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/536 Esas
KARAR NO: 2026/163
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/08/2024
KARAR TARİHİ: 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalının ------Esas sayılı dosya ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu, takibe dayalı senetten kaynaklı müvekkilin hiçbir borcunun bulunmadığını, müvekkilin------ yılında davalıya ait bir işyerinde araç kiralamış bu kiralamaya istinaden bir sözleşme imzaladığını, akabinde aracın müvekkili tarafından kullanıldıktan sonra belirlenen süre içerisinde araç teslimi yapıldığını ve ayrıca ödemelerinin de elden alınmış olduğunu, araç teslim edilirken müvekkilinden kaynaklı hiçbir zararın ortaya çıkmadığını,
müvekkilinin araç kiralama sözleşmesi yapılırken iş bu sözleşmenin de eke koyularak kendisinden imza alındığının düşünülmekte olduğunu, zira müvekkilinin bononun keşide edildiği tarihte davalı ile hiçbir alışverişinin olmadığını, davalının kötü niyetli bir şekilde müvekkilden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını beyan ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulüne ve müvekkilin iş bu icra takibinden borçlu olmadığının tespit ve kabulüne, davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine adli yardım taleplerinin kabulüne, her türlü yargılama gideri,
harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.-------sayılı dosyası dosyasının uyap kayıtları arasına alınmıştır.Mali müşavir bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, ------esas sayılı icra dosyasında başlatılan takip yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığına dair menfi tespit davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, gelen müzekkere cevapları, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosya, gerekli ihtaratlar yapılarak ve yerinde inceleme yetkisi verilerek mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, -------tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın ticari faaliyeti ve/veya şahsi bir firması olmadığından ticari defterlerinin incelenemediği, davalı tarafın ticari defterlerinde yerinde inceleme yapılmak üzere önceden haber verilerek gidildiği ancak davalının dava dosyasında yer alan adresinde bulunmadığı, bu nedenle defterlerinde yerinde inceleme yapılamadığı, takip ve dava konusu senedin davalının ticari defterlerine kaydının yapılıp yapılmadığı,
davacı ile davalı arasında dava konusu senede ait keşide tarihinde (ve öncesinde ya da sonrasında) herhangi bir borç veya alacak ilişkisinin varlığı olup olmadığı, borcun kaynağı hususlarında bir tespit yapılamadığı rapor edilmiş olup, --- tarihli celse ara kararı uyarınca davalı tarafın defterlerin ibrazı yönünden usulüne uygun tebligat yapıldığı, defterler ibraz edilmediğinden dosyanın ek rapor alınması amacıyla bilirkişiye tevdi edilemediği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ile bağlantılı olan doktrin görüşüne bakılacak olursa;"Kime veya kimin emrine" ödeme yapılacağı, yani lehtar senette gösterilmelidir. Hamiline bono düzenlenemez. Açıkça gerçek ya da tüzel kişi olduğu belirtilmeli, ad-soyadı veya ünvanı yazılmalıdır. Bonoda lehtar isminin bulunması, senedi nama yazılı hale getirmez; senet yine emredir.
Nama olabilmesi için "menfi emre kaydı" içermesi gerekir ---- yollama yapmadığından, bonoyu düzenleyen kendisini lehtar olarak gösteremez.--------Her ne kadar davacı tarafça davaya konu bononun, geçersiz olduğu iddiası ile menfi tespit talebinde bulunulmuş ise de, davaya konu senedin senet vasfını haiz olduğu, bonodaki imzanın davacı tarafça inkar edilmediği, tüm bunların yanında, bono sebebiyle yapılan takibin illetten mücerret olduğu anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/536, K. 2026/163, 10 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama