KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/762
- Karar No
- 2024/721
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
Karar Metni
1.089 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/762 Esas
KARAR NO: 2024/721
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/08/2022
KARAR TARİHİ: 31/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
17/08/2018 tarihinde müvekkiline ----------- sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) poliçesiyle sigortalı olan ----------- plakalı otomobilin duraklama yaptığı esnada ------------ plakalı aracın çarpmasıyla yaralanmalı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında Z.M.M.S. poliçesi kapsamında mağdurların zararları müvekkil şirket tarafından giderildiğini, müvekkil şirketin ödeme yaptıktan sonra davalıya ait sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması sebebiyle mağdurlara ödenen tazminat bedelinin davalıya rücu edildiğini,
kaza sonrası jandarma tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın oluşunda müvekkil şirkete Z.M.M.S.
Trafik Poliçesiyle sigortalı olan ---------- plakalı aracın sürücüsünün gerekli ehliyetnameye sahip olmadan araç kullandığının tespit edildiğini, işbu trafik kazasının ardından yaralanan ---------- için bağımsız medikal tarafından yapılan değerlendirme ve aktüer hesabı yapıldığını, ayrıca vefat eden ---------- için mirasçılarının destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapıldığını, kusura isabet eden bedelin belirlendikten sonra sigorta muafiyet bedeli tenzil edilerek 06/07/2020 tarihinde 125.000,00 TL 13/01/2021 tarihinde 28.000,00 TL olmak üzere toplam 153.000,00 TL'nin vekilleri ----------- ödeme yaptıktan sonra,
davalıya ait --------- plakalı araç sürücüsünün kaza esnasında ehliyetsiz olması sebebiyle ödenen bu tutarın davalıya rücu edildiğini, davanın kabulünü, 153.000,00 TL tazminat alacağının, 125.000,00 TL kısmı için ödeme yapılan 06/07/2020 tarihinden, 28.000,00 TL kısmı için ödeme yapılan 13/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranıyla, yargılama giderleri, dava vekalet ücreti ve ayrıca zorunlu arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT tarifesi gereğince maktu vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini,
arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT tarifesi gereğince maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle.
Kazaya konu aracın maliki olduğunu, işleteni olmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın işleteninin oğlu ---------- olduğunu, aracın tarla işlerinde kullanılmak üzere alındığını, ilgili kaza tutanakları ve emniyet sorguları ifadelerinde bu durumu ikrar ettiğini, her ne kadar maliki olarak görünse de aracın zilyedinin oğlu olduğunu, aracın tüm sorumluluğunun oğlunda olduğunu, bu sebeple husumet yokluğundan davanın reddini, kazanın olduğu tarihte aracı --------- kullandığını, bu sebeple davacı tarafın iddia ettiği tüm hususlara karşı itiraz etme zorunluluğu hasıl olduğunu, davacının dilekçesinde iddia ettiği hususları ispatla mükellef olduğunu,
dosyada yer alan tespit ve tutanakların tamamen davacı tarafından beyan ve tanzim edilmiş evraklar olduğunu, davacı yanın iddialarını destekleyen objektif ve itibar edilebilir somut bir delilin var olmadığını, davacının taleplerini ispat edemediğini, dolayısıyla davacı yanın dayanaksız şekilde talep ettiği tazminatı kabul etmediğini, meydana gelen kaza ve yaralanmalarda bir etkisinin ve yaralanmasının olmadığını, vaki olan kazanın bahane edilerek maddi ve manevi menfaatler temin edilmek amacıyla işbu haksız davanın açıldığını, tazminat taleplerinin bir zenginleşme aracılığı olarak kullanılamayacağını, haksız olan davanın reddini,
maddi ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın esastan reddini, yargılama ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
SAFAHAT
----------- sayılı ilamıyla davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı vermiş olup, dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava; davacı ile davalı arasında imzalanan ZMMS poliçesi uyarınca davacının zarar görene yaptığı ödemenin ZMMS genel şartları uyarınca davalıdan tahsili isteminden ibarettir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde,bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, Ticaret Mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesine göre tarafların sıfatına veya bir ticari işletme olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari dava olarak sayılan davalar mutlak ticari dava; tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalar ise nispi ticari davadır.
28.11.2013 tarihli ve --------- sayılı ----------- yayımlanan, 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3/1-k Maddesinde, Tüketicinin "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlandığı, 3/1- ı- bendinde Tüketici işleminin ise " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmış olduğu anlaşılmıştır.
Tüketici Mahkemelerinin görevini düzenleyen 73/1 Maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir."6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 83/2 Maddesinde " Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verildiği, anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve yerleşik içtihatlar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı, davalı ile aralarındaki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi gereği, trafik kazası sonucunda zarar görene ödediği tazminatın, kendi sigortacısından ödeme yaptığı miktarın rücuen tahsilini talep etmekte; talebinin dayanağını da davalı ile aralarındaki ZMSS poliçesi ve ZMSS genel şartları oluşturmaktadır.
Araç traktör olup, davalının sunduğu cevap dilekçesine göre de tarım amacıyla kullanıldığı belli olup, ---------- Ticaret Odasına yazılan müzekkere cevabına göre davalının tacir kaydı olmadığı ve davacı ile davalı arasında da herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlıkta davacı sigortacı hizmet sunucusu; davalı sigortalı ise tüketici konumunda olup, taraflar arasında akdedilen sigorta sözleşmesi bir tüketici işlemidir.
O halde, davanın tüketici hukuku hükümleri çerçevesinde tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ----------- Nöbetçi Tüketici Mahkemeleri olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/762, K. 2024/721, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama