KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/808
- Karar No
- 2025/838
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2025
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/808 Esas
KARAR NO: 2025/838
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/11/2024
KARAR TARİHİ : 07/11/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
11.06.2024 tarihinde ------sevk ve idaresinde bulunan --- plaka sayılı aracın----- cadde ortasında sola dönüş kuralına uymadan ve karşı yönden gelen trafiğin kullandığı yola girerek ters dönüş yapması sonucunda seyir halinde bulunan ----------- plaka sayılı araca sol taraftan çarpması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini ve araçta değer kaybı oluştuğunu, kazanın akabinde hazırlanan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında davalılardan ----- kusurunu ikrar ederek tutanağı imzaladığını, davaya konu kazada %100 kusurlu olduğunu,---- sevk ve idaresinde bulunan ---- olduğunu,
---- tarihinde davalı sigorta şirketine zararların tazmin edilmesi için başvuruda bulunulsa da sigorta şirketi tarafından davaya konu kaza sonucunda müvekkiliye değer kaybı için herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle; davanın kabulüne, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davaya dayanak --------- olduğunu, Somut olayda davacı tarafın aracında meydana gelen hasara istinaden 132.085,27-TL hasar ödemesinin 17.09.2024 tarihinde ödendiğini, davacının aracında meydana gelen değer kaybına istinaden de 57.316,44-TL 17.09.2024 tarihinde davacı vekili hesabına ödendiğini, mevcut hal ile davacı aracında meydana gelen hasara ve değer kaybı miktarı olarak toplamda 189.401,71-TL ödeme yapılmış olduğunu, poliçe teminat limitinden sadece 11.459,91-TL kaldığını, başvuru dilekçesi incelendiğinde başvuran tarafından,
dosyaya ----- onarım yapıldığına ilişkin herhangi bir fatura ibrazı yapılmadığını, bu sebeple onarımı tamamlanan araç için başvuru sahibinin cebinden ayrıca bir ---- ödemesi çıkmadığını ve aracın onarımının ----ödemesi yapılmaksızın tamamlandığı dikkate alınarak hasar bedelinin ----- dâhil olmadan hesaplanması, başvuru konusu araçta meydana gelen değer kaybı bedeli zararı karşılandığından işbu haksız başvurunun reddi gerektiğini, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, bu nedenlerle;
davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
----Müdürlüğü'ne, ---- yazılan müzekkere cevapları, araç trafik kayıtları, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafa ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin kazaya karışan aracın malikinden ve ---- sigortacısından tahsili talebine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları.
Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.Somut olayda.
11.06.2024 tarihinde mülkiyeti davacı tarafa ait olan ---- plakalı araç ile davalı şirkete sigortalı olay günü diğer davalının sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasıyla meydana gelen zararın aracın trafik sigortacısından ve araç malikinden tahsili talebi ile huzurdaki davanın ikame edildiği,
alınan kusur raporu ile davacı tarafa ait araç sürücüsünün kusursuz,---- plaka sayılı karşı araç sürücüsünün ise %100 oranında kusurlu olduğunun, ----- tarihli makine mühendisi raporu ile dava konusu araçtaki değer kaybı bedelinin 118.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin 01.08.2025 tarihli beyan ve talep arttırım dilekçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından 17.09.2024 tarihinde 132.085,27 TL hasar tazminatı ve 57.316,44 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı,
poliçe teminat limitinin 200.000,00 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmakla davalı araç sürücüsü bakımından 60.683,56 TL bakiye değer kaybı tazminatı, davalı sigorta şirketi bakımından poliçe limiti dikkate alınarak 10.598,29 TL bakiye değer kaybı bedeli üzerinden davanın kabulüne, hükmedilen tazminata kazaya sebebiyet veren aracın ticari amaçla kullanılıyor olması nedeniyle yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin,
davanın kabul edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yalnızca davalı sigorta şirketi bakımından arabuluculuğa başvuru zorunlu olduğundan ve yine davanın kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/808, K. 2025/838, 7 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama