KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/892
- Karar No
- 2025/802
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
Karar Metni
922 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/892
KARAR NO : 2025/802
DAVA
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/12/2024
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
29.03.2023 tarihinde ----- Şirketine sigortalı ------ plaka numaralı aracın müvekkili adına kayıtlı ------ plaka sayılı aracına çarpması sonucu müvekkile ait araçta maddi hasar meydana geldiğini, anılan kazada, ----- plaka sayılı aracın sevk ve idaresini sağlayan ------ meydana gelen kaza için düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kusurlu olduğunu, sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün KTK bakımından asli kusur olarak kabul edilen eylemlerle haksız fiile sebebiyet verdiğini, davacı müvekkile ait aracın meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonrası pert total işlemine tabi tutulduğunu,
müvekkilin uğramış olduğu zararın bütünüyle tazmin edilmiş kabul edilebilmesi için aracın rayiç bedelinin ödenmesi gerektiğini, bu nedenle, taraflarınca ilgili sigorta şirketine 01/03/2024 tarihinde KEP sistemi üzerinden başvuruda bulunulmuş olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı gibi başvuruya ilişkin herhangi bir yanıt da verilmediğini, bizzat sigorta şirketi tarafından yapılan ihale ekran görüntüsünde de araç değerinin 465.000,00 TL olduğunun belirtildiğini beyan ederek davanın kabulüne,
şimdilik 1.000,00 TL bakiye hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetele.
Kaza Tespit Tutanağı incelendiğinde araçların her ikisinin de seyirleri sırasında trafik işaret ve levhalarıyla kontrol edilen ve azami hız limitinin 50 km/s olan yerleşim yeri içerisinde bulunan dört kollu kavşağa yaklaşmakta olduklarını, bu kavşakların ise dört yolun birleştiği alanlar olması nedeniyle trafik yoğunluğunun dört kat arttığı alanlar olduğunun görüldüğünü, ilgili kazada sigortalının %75, davacı tarafa ait ------- plakalı araç sürücüsünün de %25 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkil şirket tarafından yapılan araştırmalar sonucu aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 395.000,00 TL,
aracın sovtaj değerinin 290.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu iki tutarın farkı olan 105.000,00 TL tazminat bedelinden %25 kusur indirimi yapılarak 78.750,00 TL'nin davacı tarafa ödendiğini, müvekkili tarafından yapılan ödeme sonucu alınan ibraname ile sorumluluğunun kalmadığını, davacı taraf ile aracın rayiç değeri, sovtajı hususunda mutabakat sağlandığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 10.03.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçelerinde toplamda 1.000,00 TL olan taleplerinin 51.500,00 TL artırarak, ıslah ve dava dilekçemizde talep ettikleri miktarların birleşmesi ile bulunan toplamda 52.500,00 TL tazminat taleplerinin olay tarihi olan 29/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Islahı kabul etmediklerini, davacının davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 29.03.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ----- plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı olan ----- plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ------ plakalı araçta hasar alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL olarak açılmış ve ıslahla 52.500,00 TL olarak belirlenmiş tazminat davasıdır.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş.
08.07.2025 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ----- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/c, 52/a ve 57/a maddelerini ihlal etmesi sebebiyle %75 kusurlu olduğu, ------ plakalı araç sürücüsü davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/a maddesini ihlal etmesi sebebiyle %25 kusurlu olduğu, ----- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun ve kadri maruf olduğu,
------ plaka sayılı aracın meydana gelen trafik kazası sonrası yapılan ekspertizi neticesinde ağır hasarlı olduğu, KDV dahil 291.130,21 TL hasar tutarının aşağıda değerlendirmesi yapıldığı üzere araç rayiç değerinin %70'si üzerinde olduğu, araç onarımının ekonomik olmadığı, dolayısıyla aracın perte ayrılmasının uygun olduğu,
dava konusu aracın, kaza tarihindeki rayiç değeri, sovtaj değeri, davacıya ödenen tazminat bedeli ve kusur oranları değerlendirildiğinde bakiye tazminat bedeli bulunmadığı rapor edilmiş olup, Mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek, her ne kadar davacı tarafça bakiye hasar alacağı yönünden dava açılmış ise de, davacı tarafın davalı taraftan herhangi bir alacağı bulunmadığı tesptine bağlı olarak,
21.10.2025 tarihli celsede, davacı vekilinin mazeretinin, dosyanın mahiyeti, zapta geçen tespitler, davanın basit yargılama usulüne tabi olması, hedef sürenin sağlanması hususları bir bütün olarak gözetilerek vekil-müvekkil arasında sonuç doğurmak ve talik sebebi olmamak üzere kabulüne karar verilerek tahkikat tamamlanmış ve davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/892, K. 2025/802, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama