KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/129
- Karar No
- 2025/681
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
Karar Metni
1.141 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/129
KARAR NO : 2025/681
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/02/2025
KARAR TARİHİ : 15/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin------ adresinde bulunan fabrika binasının önünde, giriş kısmında, araç park edilen geniş bahçeli bir alanın mevcut olduğu ve bahçeye girişin yaklaşık 9 metre uzunluğunda, 2 metre yüksekliğinde sürgülü bir kapı ile yapıldığını, 26.06.2024 tarihi saat:16:30 sıralarında-----plaka sayılı Kamyonun malzeme teslim almak üzere şirkete geldiği ve sürücüsü ---- aracını sürgülü kapıdan geçirerek bahçeye park ettiğini, ancak ----- araçtan inerken el frenini çekmediğinden aracın kayarak kendiliğinden hareket ettiği ve geri giderek iş yerinin demir sürgülü dış bahçe kapısına çarparak zarar verdiğini,
çarpmanın etkisi ile demir sürgülü kapı rayından çıkarak hasar gördüğü ve çalışmaz duruma geldiğini, olay üzerine müvekkili şirket çalışanlarının hemen ------.yetkilisini aramışlarsa da.
Emniyete haber verilmesine gerek olmadığını ve zararı gidereceklerini söyleyerek o gün olayın Emniyete haber verilmesine engel olduğunu, müvekkili şirketin, 3-4 gün boyunca davalı şirketten ses çıkmayınca çalışanlarından ------ 01.07.2024 tarihinde ---- Merkezi Amirliğine gönderdiğini, polis memurlarının ------.
Yetkilisini araması üzerine, davalı şirket yine hasarı karşılayacağını beyan ettiğini, bu sırada dış bahçe kapısını 45.000 TL (KDV hariç) ye yeniden yaptırmak zorunda kalan ve zararının karşılanması için davalı şirketi arayan müvekkili tekrar olumsuz yanıt alınca bu sefer müvekkili şirket yetkilisi ---- ve kazanın tanığı ---- 11.07.2024 tarihinde ----Merkezi Amirliğine giderek şikayetçi oldukları, bahse konu faturanın tahsili amacı ile -----.İcra Müdürlüğünün ------ sayısında başlatılan "ilamsız icra" takibine davalıların herhangi bir sebep göstermeksizin sadece borçlu olmadıklarını beyan ederek,
davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
HMK m.128 gereği usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmayan davalılar, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.
DELİLLER
-----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası, olay anına ilişkin kamera görüntüleri, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu davacı tarafa ait iş yerinde meydana gelen hasar bedelinin kazaya karışan aracın araç sürücüsü ve araç malikinden tahsili talebine ilişkindir
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Somut olayda.
26.06.2024 tarihinde davacı tarafa ait iş yerinde makine mühendisi bilirkişi tarafından olay anına ilişkin incelenen görüntülerde dava konusu hasara sebebiyet veren aracın içinde sürücüsü olmaksızın kendi kendine hareket ettiğinin tespit edildiği buna göre, aracın viteste bırakılmadığı ve el freninin çekilmediği veya el fren sisteminin kusurlu olduğu dolayısıyla araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, dava konusu olayda sürgülü demir kapının hasar gördüğü, motor ve bağlantı elemanlarının hasar almadığı, sürgülü kapı kasasının yeniden yapıldığı, olay tarihindeki fiyatlandırmanın kadri maruf olduğu,
ancak hasarlı sürgülü kapı kasasının bilirkişi tarafından tespit edilen 1.850,00 TL hurda değerinin davalılar lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla huzurdaki davanın 52.150,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde;
İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur.
Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir.
Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, ------sayılı ilamı)
Somut olayda; dava konusu alacağın, 26.06.2024 tarihinde gerçekleşen kaza sonucunda oluşan hasar tazminatı alacağına ilişkin olduğu bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalılar tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün görülmemesi, hüküm sonucuna yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları neticesinde ulaşılması karşısında 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmadığından davacı vekilinin davalı şirket yönünden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'unun 18/A maddesinin 11. fıkrası, "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.
Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, arabulucu tarafından davalı şirketn arabuluculuk görüşmelerine davet edildiği, davalının geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmadığı, davalının ilk toplantıya katılmaması nedeniyle arabuluculuk faaliyetinin görüşme yapılamadan sona erdiği, yalnızca davalı şirket bakımından arabuluculuğa başvurunun zorunlu olduğu anlaşılmakla davalı şirketin tüm yargılama giderlerinden ve arabuluculuk ücretinin tamamından sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/129, K. 2025/681, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama