KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/687
- Karar No
- 2026/274
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2026
Karar Metni
911 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/687 Esas
KARAR NO : 2026/274
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/08/2025
KARAR TARİHİ : 20/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Motorlu araç kiralaması yapan müvekkiline ait -------- plakalı --------- otomobilin, 05.08.2023 de --------- idaresinde Gaziantep, -------, -------- Mh., --------- Caddesi üzerinde seyir halinde iken mülkiyeti davalı --------- ait davalı --------- idaresindeki ---------- plakalı ----------- otomobilin parkettiği yerden kontrolsüz bir şekilde anayola çıkarak çarpması sonucunda aracın sağ tarafından hasarlandığını,
anlaşmalı kaza tespit tutanağından davalı araç sürücüsü --------- kazayı "Park etmiş olduğum yerden çıkarken önümdeki aracın hareket etmesi sebebiyle sol tarafa manevra yaptığım sırada diğer aracın sağ arka kapısına vurdum" şeklinde anlattığı, Karayoları Trafik Kanunun (KTK) Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Halleri düzenleyen 84. Maddesinin j) bendinde "Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama, hallerinde ASLÎ KUSURLU sayılırlar." düzenlemesi uyarınca davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli ve tek kusurlu olduğunu,
müvekkilinin aracındaki hasarın -------- Şti.’nin 05.08.2023 tarihli faturası ile giderildiğini, müvekkilinin aracın tamir süreci boyunca otomobilinden 12 gün süreyle mahrum kaldığını, müvekkilinin araç mahrumiyeti sebebiyle doğan zararının ancak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilecek olması sebebiyle davamızı davayı belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, şeklinde beyanda bulunarak davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili Şirketin mülkiyetinde olan ---------- plaka sayılı araç ile Müvekkili -----------park halinde iken sinyal verdiği ve park ettiği yerden çıkmak istediğini, bu halde ikinci sırada park eden --------- plakalı araç sürücüsü--------- sinyal vermeden harekete başladığı ve müvekkili -------- yola çıkmak isterken bu ikinci sırada park eden aracın hareket etmesi nedeniyle, aracın arka tarafına çarptığını, ---------- ikinci sırada hatalı park ettiği ve bu durumda ne müvekkil şirkete ne de müvekkil -------- kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, bilindiği üzere kaza yerinde tek sıra parkın yasal olduğu,
fakat, ikinci sıraya park edilmesinin kusur sebebi olduğunu, bu nedenle, davacının aracını kiralayan sürücünün, KTK m. 61/g bendini ihlal ederek ilgili kazaya sebebiyet verdiğini, davacı firmanın kiraya verdiği aracın sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu olayda müvekkillerinden mahrumiyet bedeli talep edilemeyeceğini, davacının aracının olağan koşullar altında hangi sürede tamir edilebileceği hususunun da bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiğini, şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER--------Ş, ---------Ş ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet bedelinin araç sürücüsü ve araç malikinden tahsili talebine ilişkindir.
Yetki itirazının değerlendirilmesinde; 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.", yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir" hükmünün yer aldığı, davacı zarar görenin adresinin Pendik/İstanbul olduğu, bu haliyle mahkememizin huzurdaki davanın görülmesinde yetkili olduğu anlaşılmakla davalıların icra dosyasında ve mahkememizde ileri sürmüş olduğu yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; 05.08.2023 tarihinde davacı tarafa ait --------- plaka sayılı araç ile davalı şirkete ait ve diğer davalının sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, mahkememizce alınan ve hükme esas alınmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu ile dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, araç mahrumiyet zararının 5.000,00 TL olabileceğinin tespit edildiği, davacı vekili tarafından 16.01.2026 tarihli talep arttırım dilekçesi dosyaya ibraz edilerek tespit edilen bedel üzerinden dava değerinin arttırıldığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Zamanaşımı itirazının değerlendirilmesinde;2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/II. maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verildiği, Somut olayda, davaya konu trafik kazasının 05/08/2023 tarihinde meydana geldiği,
olayın maddi hasarlı trafik kazasından ibaret olduğu ve uzamış ceza zamanaşımının uygulanmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı, bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, davanın zamanaşımı süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/687, K. 2026/274, 20 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama