KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/800
- Karar No
- 2026/276
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2026
Karar Metni
1.020 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/800 Esas
KARAR NO : 2026/276
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/09/2025
KARAR TARİHİ : 20/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirket, paslanmaz çelik üretim sanayiinde faaliyet göstermekte olup davalının siparişleri üzerine simit pekmez yuvarlama makinesi parçaları üretimi yaptığını ve davalıya sattığını, faturasını tanzim ederek GİB sistemi aracılığıyla davalı tarafa tebliğ ettiğini süresi içerisinde itiraz edilmeyerek kesinleşmiş, ancak davalı aralarındaki anlaşmaya göre borcunu ödemeyerek ve sürekli oyalayarak davacının mağduriyetine yol açtığını, 17.12.2024 tarihli faturaya istinaden --------İcra Müdürlüğü -------- E. Nolu icra takip dosyası başlatıldığını, alacağın tahsili talep edildiğini, davalı borcunu ödemediği gibi borcun aslına, faize,
faiz oranına itiraz ederek icranın infazını durdurduğunu beyan ederek; davalının --------İcra Müd. ---------- E. Nolu icra takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, kötü niyetli alacağın tahsilini geciktirmek kastı ile yapılan itirazdan dolayı davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı yana tahmilini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı malzemeleri zamanında teslim etmediğini, kendileri arandığında fabrikanın bir köşesinde unutulduğu belirtildiğini, herhangi bir teslimat olmadığı için davalının davacıya bir borcu bulunmadığını, davacının ürünleri zamanında teslim etmemesi nedeni ile davalının müşterileri davacıya olan siparişlerini iptal ettiğini, davalının müşteri kaybettiğini ve bu sebeple ciddi bir kazanç kaybına uğradığını beyan ederek; haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, mahkeme masraflarının da davacı üzerinde bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ---------Vergi Dairesi Müdürlüğü ve ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevapları, ---------- İcra Dairesi -------- İcra Dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan -------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir.
Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği,
12.01.2026 tarihli ihtaratlı ara kararla davalı tarafa defterlerini sunmak üzere kesin süre verildiği ancak ihtarata rağmen davalı tarafın ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmamış olduğu görülmüştür. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine göre takibe konu alacağa dayanak faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacı tarafın 89.420,00 TL bakiye alacağının bulunduğu, davalı tarafın HMK'nın 222.
Maddesi gereği yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması, bununla birlikte alacağa dayanak faturanın davalı tarafın BA formlarında kayıtlı olması nedeniyle faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü gerekeceği, bu haliyle davacının 89.420,00 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/800, K. 2026/276, 20 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama