KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/897
- Karar No
- 2025/773
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2025
Karar Metni
949 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/897
KARAR NO : 2025/773
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 07/10/2025
KARAR TARİHİ : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Dava dışı ----- Yöneticiliği'ne ait ortak alanlara 16.12.2023- 16.12.2024 tarihlerinde geçerli olmak üzere 1 yıl süre ile Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, bahse konu teminat altına alınan taşınmazda davalı şirketin sağlamış olduğu elektrik dağıtımı sırasında voltaj dengesizliği meydana geldiğini ve birçok elektronik eşya hasar gördüğünü, sigortalı tarafından davalı ile gerçekleştirilen görüşmeler sonuçsuz kaldığından müvekkili şirkete başvuruda bulunulduğunu, gerçekleştirilen inceleme neticesinde davalının sorumlu olduğu anlaşıldığını ve zarar bedeli tespit edildiğini,
tespit sonrası dava dışı sigortalının görmüş olduğu zarar nedeniyle onarım bedeli ödemesi gerçekleştirildiğini, ödeme sonrası davalıya öncelikle rücu talebi tebliğ edildiğini, sonrasında ise ödeme yapılmadığını, ---İcra Müdürlüğü ------sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, açılan takibe karşı haksız olarak itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, başvuru üzerine gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; davanın kabulü ile ----- İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dilekçe teatisi aşaması tamamlanmadan dosya üzerinden karar verildiğinden bu aşamada 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında verilmiş cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Yargıtay (Kapatılan) ----.Hukuk Dairesi'nin 07.10.2020 tarih, ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamı; "...1-Dava, işyeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz.
Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.
Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.6100 sayılı HMK'nun "Sulh hukuk mahkemelerinin görevi" başlığı altındaki 4. maddesinde de "(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları.... görürler" hükmüne yer verilmiştir.
(1086 sayılı HUMK'nun 8/II-1 maddesinde de dava konusu şeyin değerine bakılmaksızın, kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinde görüleceği şeklinde benzer düzenlemeye yer verilmişti).Somut olayda; davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasında 01.04.2000 tarihli kira sözleşmesi bulunduğu; davacı sigortalısı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu,
dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek.
HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde işin esasının incelenerek hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir." şeklindedir.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde.
Davacı sigorta şirketinin huzurdaki davayı sigortalısı ------ Şirketi’nin halefi olarak ikame ettiği, bu haliyle görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınması gerektiği, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasında kira sözleşmesi bulunduğu, davacı sigortalısı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu, buna göre davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmakla HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/897, K. 2025/773, 10 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama