KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/301
- Karar No
- 2026/202
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2026/301 Esas
KARAR NO:2026/202
DAVA
Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 27/03/2026
KARAR TARİHİ: 31/03/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı/Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; Keşidecisi ------- bedelli çekin talep eden yedinde bulunduğu sırada çalındığı veya kaybolmuş bulunduğundan bahisle çekin işleme konulması durumunda talep edenin zarara uğrayacağını, bu nedenlerle çeke ödeme yasağı konulması ve çekin zayi nedeniye iptaline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
CEVAP /TALEP:Talep HMK'nin 382(2)-e maddesi gereği çekişmesiz yargıya tabidir.
DELİLLER
Nüfus Kaydı, Çek fotokopisi, sair tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Talep, 6102 Sayılı TTK' nin 818/1(s) maddesi delaletiyle, aynı Kanunun 757. vd. maddeleri uyarınca zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. Talep, HMK'nin 382(2)-e maddesi gereği çekişmesiz yargı işi olup aynı yasanın 385. maddesine göre 316-322 maddeleri kapsamında basit yargılama usulüne tabidir. Dolayısıyla 6100 sayılı HMK'nin 320/1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hüküm verilmesi mümkündür.
6100 Sayılı HMK'nin 385/1 maddesi gereğince basit yargılama usulüne ve aynı yasanın 385/2 maddesine göre resen araştırma ilkesine tabi işbu talep gereğince Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30. maddesi gereğince usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek 6100 sayılı HMK'nin 114,115 ve 138. maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında dava şartlarına yönelik (kesin yetki) yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda doğrudan aşağıdaki hüküm sonuca ulaşılmıştır.
6100 Sayılı TTK'nin 757 - (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. (2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir düzenlemesi bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Dava Şartları Başlıklı madde 114/1-d) “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.” 114/1-ç maddesi "Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması" hükmu ile aynı kanunun Dava Şartlarının İncelenmesi başlıklı 115/2.maddesi” Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir.
Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükümleri bulunmaktadır.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ; talep eden gerçek kişi hamilin yerleşim yerinin ----olduğu, çekin ----şubesine ait olduğu gibi, çekin keşide yerinin de------- olduğu görülmekle, hamilin yerleşim yeri ve çekin ödeme yerinin yargı çevremiz dışında kaldığı anlaşılmıştır.
Buna göre 6102 sayılı TTK'nin 757/1 maddesindeki düzenlemenin kesin yetki niteliğinde olduğu, gerçekleşen bu durumun 6100 sayılı HMK’nin 114/1-ç maddesi gereğince dava şartı olduğu ve dava şartı eksikliğinin giderilmesinin de mümkün bulunmadığı, mahkememizin anılan kesin yetki kuralı gereği yetkisiz olduğu, kesin yetkinin dava şartına yönelik olması nedeniyle dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine de karar verilemeyeceği sonuç ve kanaatiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/301, K. 2026/202, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama