KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/1146
- Karar No
- 2018/81
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2018
Karar Metni
1.112 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2014/1146 Esas
KARAR NO : 2018/81
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 17/09/2014
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. 26/07/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalılardan ....... Eneri Nak. İnş. Pet. Ür. Tah. San ve Tic. Ltd.
Şti'ne ait ve dava dışı ....'un sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı araç ile davacılardan ...'e ait .....'ün sevk ve idaresindeki.... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu müvekkillerinin ağır yaralandığını, trafik kazası tespit tutanağına göre..... plaka sayılı aracın sürücüsünün asli .....plakalı araç sürücüsünün ise tali kusurlu olarak belirtildiğini,...
Plaka sayılı aracın davalılardan ...'ne sigortalı olduğunu, davacıların yaralanması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının bulunduğundan bahisle maddi zararlarının davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi zararlarının davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza nedeniyle hesaplanan tüm tazminatın davacıya ödenmiş olduğunu ve bu nedenle müvekkil şirketin sorumluluğunun kalmadığını, davadan önce davacı tarafından müvekkil şirkete başvuru yapıldığını, iş bu başvuru üzerine açılan hasar dosyası kapsamında aktüerden alınan rapor doğrultusunda davacılara tazminat ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti kapsamında sınırlı olduğu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla yaptırılacak olan zarar hesabında asgari ücretin esas alınması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... Enerji .. Ltd. Şti. davaya ilişkin cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davacıların maluliyetine ilişkin olarak; İstanbul ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından davacı ... hakkında düzenlenen 25/05/2016 tarihli ...... karar sayılı raporda özetle; davacının %20 oranında kalıcı malulliyetinin bulunduğu davacı ... hakkında düzenlenen 25/05/2016 tarihli ...... karar sayılı raporda özetle; davacının %3.2 oranında kalıcı malulliyetinin bulunduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacıların maddi zararları bakımından dosyamız bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 12/10/2016 tarihli raporda özetle; davacı ...'nin maddi zararının 36.259,95 TL, davacı ...'ın maddi zararının 68.395,51 TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Alınan bilirkişi raporundan sonra davalı ....sigorta davacılar ile sulh olunduğunu, davacılara maddi zararlarına ilişkin olarak davadan önce ve davadan sonra ödemelerde bulunulduğunu ve davacıların ibra ettiklerini, bu hali ile maddi tazminat talebinin konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş, davacılar vekili 14/02/2017 tarihli celsede alınan beyanında; maddi tazminat taleplerinin davalı ... tarafından karşılandığını ve davanın konusuz kaldığını ifade etmiştir.
Tarafların kusur durumunun tespiti bakımından dosyamız kapsamına alınan 08/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kazanın meydana gelmesinde davacı ...'nin 3/8 oranında kusurlu olduğu, davalıların sigortacısı ve maliki olduğu aracın dava dışı sürücüsünün ise 5/8 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davanın trafik kazası nedeniyle doğan zararın tazmini talebi olduğu, davacıların meydana gelen trafik kazasındaki yaralanmaları nedeniyle doğan maddi ve manevi zararlarının tazminini talep ettiği, davalıların ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Maddi tazminat talepleri bakımından; davalı ... şirketinin sigorta sözleşmesi nedeniyle diğer davalının da kazaya karışan aracın maliki olması nedeniyle işleten sıfatıyla sorumluluğu bulunmaktadır. Yargılama sırasında maddi tazminat talepleri bakımından davacılar ile davalı ... şirketinin sulh olduğu, davacılara ödemede bulunulduğu anlaşılmıştır. HMK'nın 315/1. Madde ve fıkrasında "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." düzenlemesine yer verildiği, sulh olan tarafların da karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği, sigorta şirketi dışındaki davalı bakımından da maddi tazminat talebi davalı ... şirketi tarafından karşılandığı için maddi tazminat talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi bakımından; davalı araç maliki şirketin işleten sıfatı ile sorumlulukları bulunmaktadır. Davaya konu kazaya ilişkin Mahkememizce alınan bilirkişi raporunun hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hüküm kurulurken dikkate alınmıştır.
Davacı ... bakımından sürekli maluliyet derecesi %20 oranında ise de kazadaki kusur durumu dikkate alınarak, davacı ... bakımından da her ne kadar kazanın oluşumunda kusuru bulunmasa dahi maluliyet derecesi ve sosyo ekonomik durumu ile kaza tarihinden itibaren geçen süre dikkate alınarak manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar vermek gerektiği yönünde oluşan tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1146, K. 2018/81, 25 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama