İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/181 K.2024/1037

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2016/181Karar2024/1037Tarih12 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.188 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/181
Karar No
2024/1037
Karar tarihi
12 Aralık 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.188 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2016/181 Esas

KARAR NO:2024/1037

DAVA

Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 16/02/2016

KARAR TARİHİ: 12/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ---- yılından başlayarak -----ayı ortalarına kadar devam eden ve aralarında satıcılık hak ve sıfatı veren bir sözleşme ilişki mevcut olduğunu, 2015 yılı başlarından itibaren davalı şirket tarafından sözleşme ilkesine aykırı bir biçimde müvekkili şirketin siparişlerine cevap verilmemeye başlandığını, malların gönderilmediğini, tüm yazışma ve çalışmalara rağmen durumun değişmediğini,

davalı şirket tarafından şirket ortaklarından ---------- kurucusu ve hisselerinin tümünün mali olduğu müvekkili şirkete yaklaşık 200 m mesafede bulunan başka bir şirketin kurulduğu, bu şirket üzerinden müvekkilinin portföyünde bulunan müşterilere müvekkilin tek satıcı sıfatıyla satışını yapmakta olduğu malların satılmaya çalışıldığını, davalı şirketin bu işlem ve faaliyetleri için müvekkiline bilgi vermediğini ve onayını almadığını, bu durum üzerine davalı şirkete ihtarname çekildiği,

davalı vekilince ihtara cevaben distribütörlük ilişkisinin inkar edilerek taraflar arasında sadece cari ilişki bulunduğunu bildirildiğini, davalı şirket vekili vasıtasıyla müvekkili aleyhine ------- esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, 14.10.2015 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili davalı şirket arasında 14 yıllık süreçte taraflar arasında yazılı bir distibütörlük/tek satıcılık sözleşmesi bulunmadığını, doktirine göre böyle bir zorunluluğun da olmadığını,

halihazırda davalı tarafından müvekkili şirkete gönderilen fakat müvekkili şirketin sipariş ettiği ancak davalı şirket tarafından gönderilmemiş bulunan mallar nedeniyle atıl duruma düşmüş, ekonomik bir değeri oluşmamış, ciddi miktarda mal da müvekkili şirketin deposunda kaldığını, bu nedenle müvekkili şirketin büyük zarara uğramış durumda olduğunu, faturalardan da anlaşılacağı üzere bu malların toplam bedeli olan 42.048 Euro'yu da müvekkiline ödemek durumunda olduğunu, bu nedenlerle müvekkili şirket ile davalı şirket arasında distribütörlük sözleşmesinin feshi nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 68.882 Euro,

müşteri tazminatı ve müvekkilinin elinde kalan malların değeri olan 42.048 Euro olmak üzere toplam 110.930 Euro'nun davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davalı şirketin ikametgahını ------- olduğunu, tarafla rarasında imzalanmış yazılı sözleşme ve yetki şartı anlaşmasının mevcut olmadığını, söz konusu davanın görüleceği yerin davalı şirketin ikametinin bulunduğu -------- mahkemeleri olduğunu, davanın esasına girilmeksizin davanın usul hukuku açısından yetki bakımından reddinin zorunlu olduğunu, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında distribütörlük veya tek satıcılık sözleşmesinin olmadığını, uzun yıllara dayanan bir ticari ilişkileri olduğunu, bu ilişkiden böyle bir anlam çıkarılamayacağını,

---------- adlı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari münasebet kurulmasında sınırlayıcı engel ve hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı tarafından satın alınan malların bedellerinden toplam 289.079,64 Euro bedel davacı tarafından ödenmediği için müvekkili şirket tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, davacı tarafından sipariş edilen malların müvekkili tarafından ihraç edildiğini, mal bedellerinin faturalandığını, davacı tarafından mal bedellerinin bir kısmı ödenmek sureti ile malların çekildiğini,

davacının ödemekte temerrüde düştüğü mal bedellerinin ödemesinin kendisine ihtar edildiğini, davacının mal bedellerini ödemek yerine olmayan sözleşmeyi feshettiğini cevap olarak bildirdiğini, davacı tarafının müvekkili şirketten satın aladığı malların bedelini ödemeyerek hukuka aykırı davrandığını, davacının müvekkili şirketin distribütörü veya tek yetkili satıcısı olmadığını, sayın mahkemenin MÖHUK 40 ve HMK 6.madde gereği yetkisizliğini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava,

taraflar arasında var olduğu iddia olunan distribütörlük sözleşmesinin haklı feshi iddiasına bağlı olarak portföy tazminatı ve mevcut ürünlerin bedellerinin iadesine alacak davasıdır.

Davacı vekili özetle; müvekkilinin ----- yılının ekim ayı ortalarına dek davalıya ait çeşitli ürünleri ---- pazarındaki tek satıcısı ve distribütörü olduğunu, aralarında sözleşme ilişkisinin mevcut olduğunu; ----- yılından itibaren ise mal gönderilmediğini ve davalı şirketin ortaklarından --- kurucusu olduğu ------- şirketin kurulduğunu ve şirket üzerinden müvekkilinin müşterilerine satış yapılmaya başlandığını;

------ tarihli ihtarname ile bu duruma son verilmesinin talep edildiğini ve aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, davalı tarafından cevaben distribütörlük ilişkisinin reddedilerek aralarında cari hesap ilişkisinin bulunduğunun belirtildiğini ve var olan alacaklarının ödenmesinin talep edildiğini; ayrıca bununla yetinmeyen davalının müvekkili aleyhine --------- sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını; taraflarınca bu takibe itiraz edildiğini ve aralarındaki sözleşmenin -------tarihli ihtarname ile haklı nedenle feshedildiğini.

14 yıl boyunca davalı şirketin Türkiye’de müvekkili şirketten başka bağımsız bir müşterisinin bulunmadığını, ürünlerin tamamının müvekkili şirket vasıtasıyla ---- sunulduğunu, portföy oluşturulduğunu ve -------- çalışmalarının yapıldığını,; müşteri-satış ilişkilerinin müvekkili şirket tarafından kurulduğunu; taraflar arasında yazılı bir distribütörlük/tek satıcılık sözleşmesi bulunmasa bile doktrinde böyle bir zorunluluğun olmadığının belirtildiğini, sözleşmenin bir geçerlilik şartının da bulunmadığını, aradaki ilişkinin tek satıcılık ilişkisi olduğunu;

taraflar arasındaki sözleşmenin, davalı şirketin eylemleri nedeniyle haklı olarak feshedildiğini belirterek portföy tazminatı ve elinde kalan malların karşılığı olan tutarı talep etmiştir.

Cevap dilekçesinde davalı vekili, taraflar arasındaki tek satıcılık/distribütörlük sözleşmesinin bulunmadığını ifade etmiş, aradaki ilişkinin ihracat-ithalat ilişkisi olduğunu, ticari mahiyette bir alım-satımın söz konusu olduğunu, davacının aynı sektörde faaliyet gösteren başka firmalarla da çalıştığını, ayrıca kendi müvekkili ile aynı sektörde ve rakip bir İspanyol firma ile de ortaklık kurduğunu, bunların tarafların arasında bir distribütörlük ilişkisinin olmadığına delalet ettiğini, -----adlı şirketin ise müvekkili şirketin ---- kurduğu bağımsız bir şirket olduğunu, tek ortağının --------olduğunu,

bu şirket ile müvekkili şirketin ticari ilişki kurmasının önünde herhangi bir engelin bulunmadığını; davacıdan olan alacağın tahsili için ----- takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ve ----- itirazın iptali davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, davacının müvekkilinden aldığı malların bedellerinin iadesini isteyemeyeceğini, bu malları alıp deposuna koyduğunu davalının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri mevcuttur.21/12/2016 tarihinde ön inceleme duruşması yapılmış ve uyuşmazlık, “Davacının,

taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesini davacı tarafından haklı feshi nedeniyle portföy tazminatı ve elinde kalan mallar nedeniyle uğradığı zararın tespiti ile tahsili talebinde bulunduğu taraflar arasında distribütörlük sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, sözleşmenin olması halinde davacının sözleşmeye haklı fesh edip etmediği, haklı feshin gerçekleşmesi halinde davacının tazminat talep edip edemeyeceği tazminat miktarı hususunda tarafların anlaşamadıkları görüldü” şeklinde belirlenmiştir.Taraflar ayrı ayrı delil dilekçeleri sunmuşlardır.Gümrük’ten ilgili olduğu bildirilen tüm kayıtlar temin edilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır.

Ayrıca --------- kayıtları temin edilmiş, ortağın davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirtildiği gibi -----olduğu görlmüştür.Bundan sonra istinabe süreci (davalı ------ ticari defter ve kayıtları) beklenilmiş; tüm kayıtlar evrakları temin edilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır.

Dosya 30/9/2020 tarihli karar ile tek hâkime tevdi edilmiştir.14/10/2021 tarihli duruşma ara kararı gereği ----- dosyası sorulmuş, raporun gönderilmesi istenilmiştir. ----dosyada, davacı ---davalı ise -----dir; dava itirazın iptali davasıdır.----üzerinden görülen dosyanın bozulduğunu ve yeni esasının ----olduğunu bildirmiştir.Bu sefer anılı dosyadaki kayıtlar talep edilmiş; dosya incelendiğinde;

----sayılı dosyada ---- tarihli karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği,

- Kararın ----------sayılı ilamı ile kaldırıldığı,

- Kaldırma sonra alınan yeni esas üzerinden yargılamaya devam edildiği, temin edilen ek raporda ise dava konusu yapılan fatura tutarlarının davalı tarafından ödendiği tespitine yer verildiği,

- Yargılama neticelendirilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davalı vekili 29/6/2022 tarihli dilekçe ile, davacının aynı konuda müvekkilinin grup şirketlerinden -------- aleyhine açtığı davanın reddine karar verildiğini, istinaf incelemesinin ise ------- tarafından yapıldığını ve davanın reddine karar verildiğini belirtmiştir. Anılı dosyaya ilgili davalı şirketin ilgili mali kayıtları apostil şerhleriyle birlikte sunulmuştur. Mahkememizce yargılamanın (-- numaralı celsesinde,----sayılı dava dosyasında birleşen dava olarak görülen ------sayılı dosyası bekletici mesele yapılmıştır. Anılı dosyada,--- birleşen dosya olan ve bizim dosyamız bakımından bekletici mesele yapılan uyuşmazlıkla ilgili verilen ve istinaf talebi de esastan reddedilen kararı onanmıştır.

Kararda;

“1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl davada icra takibinin faturalardan kaynaklı bakiye alacaktan mı yoksa cari hesap ilişkisinden mi kaynaklı olduğu noktasından toplanmaktadır. Birleşen davada ise taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır…

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle şartları ispatlanan bir tek satıcılık sözleşmesi bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun olup asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler birleşen davaya yönelik kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3.Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, asıl dava 2004 sayılı Kanunu'nun 67 nci maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Takip talebinde asıl alacak "cari hesap alacağı" olarak talep edilmiş, ayrıca borcun sebebinin --------- Yevmiye No'lu İhtarname konusu alacak bakiyesi" olduğu belirtilmiştir.

Takipte borcun sebebi olarak gösterilen ihtarname tamamen taraflar arası ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağının ödenmesine ilişkindir.

Bu durumda icra takibinin cari hesap alacağına ilişkin olduğu kabul edilerek, itirazın iptali davasında taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi ve cari hesaba ilişkin defter kayıtları ve belgeler nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken takibin sırf faturaya dayalı icra takibi olduğu ve ödendiği şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN ONANMASINA, 2.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesinin asıl davaya yönelik kararının BOZULMASINA,” denilmiştir. Kısaca birleşen davada ilke derece mahkemesi,

“. Birleşen dava yönünde inceleme ve gerekçe: Birleşen davada davacı ... şirketi "2015 yılının başlarından itibaren taraflar arasında tek satıcılık/distribütörlük sözleşmesi dâhilinde hareket edildiği halde davalının (asıl davanın davacısının) edimlerini yerine getirmediği gibi aynı bölgede farklı kişilerle bağlantılar da kurup,

tek satıcısı konumundaki davacının onayını almadan davacının kendi portföyündeki müşterilerine de mal satmaya çalıştığını ve davacıyı zarara uğrattığını” öne sürmekte ve bu nedenle de davalı taraftan (asıl davanın davacısından) portföy tazminatı tutarı olarak 1.130.585 Euro ve elinde kalan malların karşılığı olarak da 72.122 Euro talep etmekte ise de; dosya münderecatında, taraflar arasında münakit, “süresi, konusu ve şartları” önceden belirlenmiş, üreticiyle tek satıcı arasındaki ilişkileri düzenleyen çerçeve niteliğinde, denetime elverişli “herhangi bir sözleşme” olmadığından, süreklilik arz eden “dış alımlardan” hareketle;

“üreticinin veya ihracatçının malları satın alan ithalatçıyla arasında inhisarî - distribütörlük anlaşmasına dayalı (üreticinin, mamullerin tamamını veya bir kısmını belirli bir coğrafi bölgede satmak üzere tek satıcıya göndermeyi;

buna karşılık, tek satıcının da sözleşme konusu malları kendi ad ve hesabına satarak malların sürümünü arttırmak için faaliyette bulunma yükümlülüğünü üstlendiği) “münhasır - tek satıcılık sözleşmesi” olduğu (ve bu sözleşme kapsamında davalının edimini yerine getirmediği için davacının kazanç kaybını telafi etmesi veya belli bir miktara kadar tazminat ödemesi ya da sevk ettiği malların kalan kısmını geri alması gerektiği) sonucuna ulaşılamayacağı kanaatine varıldığından birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” gerekçesiyle davayı reddetmiş; istinaf mahkemesi ise,“.

Birleşen dava ise. Portföy tazminatı ve sözleşmenin haklı feshi nedeniyle ve elinde kalan ekonomik değerini yitiren mal bedellerinin tazmini istemine ilişkindir.

Genel olarak portföy tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden müvekkilinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır.

6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde açıkça denkleştirme istemi olarak tanımlanan, doktrinde de genel olarak portföy tazminatı olarak da ifade edilen bu tür tazminat, acentelik sözleşmesinin sona ermesinde acentenin kusurunun bulunmaması koşuluyla; müvekkilin, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi,

acentenin, sözleşmenin sona ermesine bağlı olarak işletmeye bağlı müşterilerle yapılmış veya yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme devam etmiş olsaydı elde edeceği ücreti talep etme hakkını kaybediyor olması ve somut olayın özelliklerine göre denkleştirme isteminin karşılanmasının hakkaniyete uygun düşmesi hallerinde denkleştirme tazminatı istenebilir.

Aynı maddenin 5. fıkrasında ise bu hükmün tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi halinde de uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.Dolayısıyla denkleştirme tazminatı istemi, ancak acentelik veya tekel hakkı veren tek satıcılık niteliğindeki sözleşmelere dayalı olarak talep edilebilecektir.

Somut olayda ise taraflar arasında tekel hakkı veren yazılı bir sözleşme bulunmadığı, yıllar içinde davalı satıcı davacı ise alıcı konumuda ticari ilişkinin sürdürüldüğü, bir koşulunda portföy tazminatı ödenmesi hakkaniyet gereği olmasıdır.

Aksinin kabulü halinde dahi somut olayda siparişlerin karşılanmadığını ileri süren davacının kendi ticari defterlerinde 575.999 euro davacıya borç kaydı olduğu belirlendiğinden sözleşmenin davacı tarafça haklı feshinden söz edilemeyeceği gözetildiğinde birleşen davada davacının davası haklı bulunmamıştır. Birleşen davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır” demek suretiyle istinaf talebini esastan reddetmiştir.Yargıtay da,

“… 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle şartları ispatlanan bir tek satıcılık sözleşmesi bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun olup asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler birleşen davaya yönelik kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir” diyerek birleşen dava dosyası bakımında verilen kararı onamıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin grup firması ile aynı mahiyetteki davada, davacının istemi reddedildiği ve taraflar arasında tek satıcılık/distribütörlük sözleşmesinin bulunmadığı, hal böyleyken bu sözleşmenin davacı bakımından haklı feshine bağlı alacak kalemlerinin talep edilemeyeceği; açıklanan nednelerle tarafların mali kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerekmediği, taraflar arasındaki ilişkinin distribütörlük (tek satıcı) sözleşme olmadığı,

buna bağlı olarak sözleşmenin haklı feshi iddiasına bağlı olarak portföy ve elinde kalan diğer ürünler bakımından tazminat talep edilemeyeceği, talebin ancak ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesaba dayalı olarak ileri sürülebileceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Sübut bulmayan davanın REDDİNE,

2-HARÇLAR

Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 6.265,00 TL harçtan mahsubu ile, fazla yatırılına 5.837,40 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,

3-VEKALET ÜCRETİ

Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-YARGILAMA GİDERLERİ

a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

b-Davalı tarafından sarf edilen 181,30 TL posta ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta süre içerisinde -----Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.12/12/2024

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/181, K. 2024/1037, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2024/1037
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 16/02/2016
  7. Karar Tarihi: 12/12/2024
  8. VI. Karar
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/181
Karar No
2024/1037
Tarih
12 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/219 K.2024/1037
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/345 K.2024/952
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/376 K.2024/882
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/485 K.2024/1180
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/486 K.2024/875
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/500 K.2024/783

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.