KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/207
- Karar No
- 2019/521
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2019
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2016/207 Esas
KARAR NO : 2019/521
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 22/02/2016
KARAR TARİHİ
07/05/2019 (Tefhim Tarihi) - 31/05/2019 (Yazılma Tarihi)
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı temlik eden ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline olan borcunun tahsili için icra takibi başlattıklarını, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yapılan yargılama sırasında dava dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış ancak davalı tarafça davaya ilişkin herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamakla birlikte davalı vekili yargılama sırasındaki sözlü beyanları ile bila tarihli yazılı beyan dilekçesinde özetle; davacı tarafın kötü niyetli olarak alacağı temlik ettiğini, temlik eden alacaklı ile yapılan anlaşma neticesinde borcun ödendiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraf delilleri toplanarak tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle; taraflar arasında yapılmış herhangi bir sözleşmenin dosya kapsamında bulunmamakla birlikte davacı tarafça düzenlenen 30/04/2015 tarihinde ------ numaralı 80.350,80TL lik KDV dahil -------- ayı hakkedişi bedelli ve 03/07/2015 tarihihde 054255 numaralı 68.050,72 TL lik KDV dahil ------ Haziran ayı hakkedişi bedeline ilişkin faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf defterlerindeki kayıtların birbirleri ile örtüştüğü ve takip tarihi itibariyle davalının yaptığı ödemeler sonrası davacının 79.508,06 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı temlik eden ... tarafından Mahkememize sunulan 10/11/2017 tarihli dilekçe ile davalı aleyhine açtığı davadan feragat ettiğini bildirmiş, ancak davacı vekili tarafından sunulan 14/11/2017 tarihli dilekçe ile alacağın temlik edildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce celp edilen Fethiye -----------. Noterliği'nin 30/06/2016 tarihli -------------- yevmiye sayılı temlik sözleşmesinin incelenmesinde; dosyamız davacısı temlik eden ... tarafından davaya konu İstanbul Anadolu --------. İcra Dairesi'nin ------- Esas sayılı dosyasındaki alacağın ...'e devredildiği, devir sözleşmesinin icra dosyasına gönderilmesi talep edilmekle birlikte temlik alana ve borçluya tebligat yapılmamasının istenildiği anlaşılmıştır.
Davaya dayanak İstanbul Anadolu------. İcra Dairesi'nin 2015/15206 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız temlik eden davacısı ... tarafından 03/08/2015 tarihinde davalısı aleyhine ilamsız icra takibine başlandığı, davalının süresi içerisinde itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; talebin ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali olduğu, davacı tarafça davalının fatura bedellerini ödemediğinden bahisle takip başlatıldığı, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Mahkememizce celbedilen Fethiye ------ Noterliğinin 30/06/2016 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile davaya konu takipteki alacağın devredildiği görülmüştür.
Devrin eldeki dava açıldıktan sonra yapıldığı bu nedenle davanın ilk açılış tarihi itibariyle davacının aktif husumetinin bulunduğu, ayrıca her ne kadar davayı ilk açan davacı ... tarafından 10/11/2017 tarihli feragat dilekçesi sunulmuş ise de alacağın feragat beyanından evvel temlik edildiği, feragat beyanında bulunan ...'ın davaya konu alacak üzerinde herhangi bir hak ve yetkisinin kalmadığı, bu hali ile feragat beyanının geçerli olmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur.
Eldeki dava bakımından dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, tarafların ticari defterlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, davalının takip tarihi itibariyle 79.508,06 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça ödeme yapıldığı iddiası bakımından yapılan ödemelerin tamamının temlik tarihinden sonra yapıldığı anlaşılmıştır.
TBK'nın 183/1.madde ve fıkrasında "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir." düzenlemesine ve 186.maddesinde de "Borçlu, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından kendisine bildirilmemişse, önceki alacaklıya; alacak birkaç kez devredilmişse, son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyiniyetle ifada bulunarak borcundan kurtulur" düzenlemesine yer verilmiştir.
Eldeki dava bakımından alacağın devri sözleşmesinde temlikin borçluya tebliğ edilmemesinin talep edildiği, davacı tarafça da tebliğ edildiğine dair herhangi bir iddia ve ispatın bulunmadığı, bu hali ile davalı tarafça yapılan ödemelerin temlikten habersizce ve iyi niyetle yapıldığı,
bu nedenle yapılan ödemeye ilişkin kısım bakımından davalının yaptığı ödeme oranında borcundan kurtulduğu ve davalının faturalar bakımından borçlunun takipten evvel borçluyu temerrüde düşürmediği anlaşılmakla davanın kısmın kabulüne ve davalı tarafça yapıldığı beyan edilen ödemelerin takipte infaz sırasında dikkate alınmasına karar vermek gerektiği yönünde oluşan tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/207, K. 2019/521, 7 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama