KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1303
- Karar No
- 2019/180
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2019
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/1303 Esas
KARAR NO : 2019/180
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 01/11/2018
KARAR TARİHİ: 19/02/2019
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle dava dışı ------- şirketinin malik olduğu araçta hasar oluştuğunu, hasar nedeniyle değer kaybı ve kazanç kaybı meydana geldiğini, zararın tazmini için davalı aleyhine başlatılan takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğinden bahisle itirazın iptaline karar verilmesinin talep edildiği görüldü. Davalı tarafça cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görüldü.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; talebin, temlik alınan kazanç kaybına ilişkin tazminat alacağının kusurlu olduğundan bahisle davalıdan tahsiline ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptali olduğu, davalı tarafça kusurlu bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
HMK'nın 114.maddesinde dava şartları belirlenmiş ve Mahkemenin görevi dava şartları arasında sayılmış olmakla birlikte 115.maddesinde de dava şartlarının bulunmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. Mahkememizin görev alanı TTK'nın 4.maddesi ile belirlenmiş ve bir davanın ticari dava olması için taraflarının tacir ve davanın konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olması gerektiği yada Kanun maddesinde yer alan hukuki ilişkilerden doğması gerekmektedir.
Ancak eldeki talep bakımından taraflar arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı, bununla birlikte davacının temlik aldığını iddia ettiği alacağın niteliği itibariyle mutlak ticari dava bulunmadığı görülmüştür. Nisbi ticari dava olması için de tarafların tacir olması ve davanın ticari işletmeden kaynaklanıyor olması gerekmektedir.
Eldeki dava bakımından davacının tacir olduğunda kuşku bulunmamakla birlikte davalının tacir olmadığı, tacir olduğuna dair herhangi bir iddia ve ispatın ileri sürülmediği, dosya kapsamına alınan sorgulama neticesinde davalının sürücüsü olduğu aracın kullanımının hususi olduğu, dolayısıyla nisbi ticari dava da bulunmadığı, bu hali ile Mahkememizin görevsiz olduğu ve davaya bakma görevinin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ve davanın usulden reddi gerektiği yönünde oluşan tam ve bağımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1303, K. 2019/180, 19 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama