KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/223
- Karar No
- 2021/642
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2021
Karar Metni
1.500 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/223 Esas
KARAR NO : 2021/642
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/04/2019
KARAR TARİHİ: 03/06/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ----imzalandığını, verilen hizmet karşılığı davalı yana takibe konu toplam ---bedelli ---- adet fatura düzenlendiğini, faturaların davalı yana tebliğ edildiğini, davalı tarafından faturalara itiraz edilmediğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili tarafından ------ dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirterek; itirazın iptali ile devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle HMK md. 329/1 ve AAÜT 23/1 uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilince yasal süresi içinde takibe itirazda bulunulduğunu, davacı tarafından talep edilen alacak tutarı ile müvekkili şirket kayıtlarının birbiriyle örtüşmediğini, talep edilen tutarda borçlu olmadıklarını, faturaların hangi işe ilişkin olarak düzenlendiğinin ayrıntısına yer verilmediğini, alacağın yargılamayı gerektirdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak; davanın reddine ve %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, tarafların ibraz ettiği tüm deliller,-----dosyası, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
---- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından--- adet fatura alacağına ilişkin olarak davalı aleyhine --- fatura alacağı,--- faiz alacağı olmak üzere toplam---- alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek --- oranında ticari faizi ile birlikte tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya --- tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından ---- tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal ---- yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla inceleme yapılmasına karar verilmiş, talimat mahkemesinden alınan ---- tarihli raporda özetle; dava ve takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, ---- yılından devreden alacağın --- olduğu, --- yılı içinde dava konusu faturalar haricinde toplam --- bedelli --- adet fatura daha düzenlendiği, davalı tarafından toplam --- ödeme yapıldığı, --- yılına devreden alacak tutarının -----olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce davalı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda özetle; davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak yapıldığı, --- yılından devreden alacağın --- olduğu, --- yılı içinde toplam --- bedelli --- adet faturanın kayıt edildiği, karşılığında --- ödeme yapıldığı, toplam ---bedelli borcun ---- yılına aktarıldığı, ---yılı içinde davacı yana ---- kira bedeli açıklamalı ---- bedelli ödeme kaydı girildiği, takip ve dava konusu faturaların davalı yanın ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalı yanın takip tarihi itibariyle davacı yana --- borçlu olduğu, davacının talep edebileceği işlemiş faiz miktarının ------ olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde özetle; davacı tarafça faturadan kaynaklı alacağına yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin talep edildiği, davalı tarafça davanın reddinin savunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilince dava dilekçesinin talep ve sonuç kısmında takibin ana para üzerinden devamına karar verilmesi talep edilmiş, ana para miktarı takip çıkış miktarı olan -------olarak gösterilmiş ve bu tutar üzerinden harç yatırılmıştır. Dava dilekçesi içeriğinden ve dosyadaki mevcut beyanlardan icra takibine yapılan itirazın tümüyle iptalinin talep edildiği anlaşıldığından, asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı toplamı üzerinden inceleme yapılmıştır.
Davacı tarafça; takip konusu ---- adet fatura düzenlenerek ticari defterlerine kayıt edilmiştir. Ancak salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenleyen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin, fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için öncelikle aradaki akdi ilişkinin ispatlanması, akdi ilişki ispatlandığı takdirde fatura konusu mal veya hizmetin verildiğinin ispatlanması gerekmektedir.
TTK md 21/2 hükmü uyarınca; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır.
İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır.
Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur.
Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması;
borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi,
şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.---------
Somut olay bakımından ise; davalı tarafça akdi ilişkinin varlığına itiraz edilmiş ise de, davacı tarafça düzenlenen----- adet faturanın ticari defterlerine kayıt edildiği, davalı tarafça dava konusu faturaya itiraz edildiğine ilişkin olarak herhangi bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, bu hali ile davalı tarafça faturaya süresinde itiraz edildiğinin kanıtlanamadığı, anılan ----- da belirtildiği üzere; davalının dava konusu faturayı ticari defterlerine kayıt etmesinin fatura konusu hizmetin verildiğine karine teşkil ettiği, iş bu faturalara karşılık herhangi bir ödeme yapıldığının tespit edilemediği,
davalı kayıtlarına göre davacının toplam----alacağının bulunduğu, davalı tarafından --- açıklamalı ----- bedelli ödemenin davacı kayıtlarında yer almadığı, ödemenin davacının kabulünde olmadığı, bu ödemenin yapıldığına dair dosyada herhangi bir delilin bulunmadığı, bu tutarın davalı cari hesabına eklenmesi gerektiği, bu hali ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan ---- alacaklı olduğunun kabulünün gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafça, icra takibinden önce davalı yana -----yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava ve takip konusu faturaların -- gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı yana ---- tarihinde tebliğ edildiği, davalı yanın ----- tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu ile talep edilebilecek işlemiş faiz miktarının -----olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafça icra takibi ile toplam --- asıl alacağın tahsili talep edilmiş ise de; ödeme emrinde --- tarihli --- bedelli faturanın ---- olarak gösterildiği anlaşıldığından, işbu aşan miktar ile fazlaya dair işlemiş faiz tutarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Tarafların tacir olduğu, taraflar arasında yapılan işin ticari iş olduğu anlaşılmakla; icra takibi ile talep edilen avans faizinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Ancak davacı tarafça takip talebinde ve ödeme emrinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranında avans faizi isteminde bulunmuştur. Bu hali ile davacının talebi HMK md. 26 uyarınca aşılamayacağından ---------- taleple bağlılık ilkesi gereğince; asıl alacağa takip tarihinden itibaren artan azalan oranlarda uygulanacak ve yıllık ------- avans faizi oranını aşmayacak şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Takibe konu alacağın miktarı kesin ve belirli olduğu gibi hesaplanması bir tespit yapılmasını gerektirmediğinden davalının haksız itirazı nedeniyle alacaklının alacağına geç kavuşmasına neden olduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafça HMK md. 329/1 ve AAÜT md. 23/1 uyarınca ek vekalet ücreti talep edilmiş ise de; davalı yanın kötü niyeti sabit olmadığından davalı aleyhine ek vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Dosya kapsamından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda açıklandığı üzere -------- gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, yukarıda gerekçesi de yazılı olduğu üzere davanın bu gerekçe ile kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/223, K. 2021/642, 3 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama