KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/470
- Karar No
- 2021/1017
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2021
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/470 Esas
KARAR NO : 2021/1017
DAVA
Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 29/09/2020
KARAR TARİHİ : 06/10/2021
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın----- kullandırıldığı, müflis şirket hakkında--- tarihinde--- --- işlemlerine başlanıldığını,---- için kayıt talebinde bulunulduğunu,--- kararı le alacak kanıtlanamadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden bahisle reddine karar verildiğini belirterek müvekkili bankanın müflisten iflas tarihi itibari ile talep edilen--- doğmuş ve reddedilen alacaklarının yapılan başvuru tarihi tarihi itibari ile--- karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı---- usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ancak davaya cevap verilmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle reddedilen davacı alacağının iflas sıra cetvelinde kayıt ve kabulüne karar verilmesi isteğine ilişkindir.
------ müzekkereye verilen yanıtta---- dosyasından davalı ---- karar verildiğini, ---İİK.nun 218 maddesi gereğince--- yürütüldüğü, davacı şirket tarafından 685.795,71 TL alacağın --- talebinde bulunulduğunu, yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verildiğini, davacı ----- İİK.nun 223 maddesi gereğince tebliğ gideri ödediğini, sıra cetveli ilan ve alacak hakkında verilen kararın ----- tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Davanın İİK.nun 235 madde hükmü gereğince----- içinde açıldığı görülmüştür.
İİK.nun 235 maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren on beş gün ---- Ticaret Mahkemesinde dava açmaya mecburdurlar. Bu davada---- basit şekilde yapılmasına karar verildiğinden--- şirketi temsilen hasım konumundadır. Kayıt kabul davaları iflasından önce müflisten alacaklı olanların , bir diğer ifade ile iflas alacaklarının alacaklarını---- kaydettirmek için açtıkları davalar olup, genel mahkemelerdeki alacak davalarından farkı, süreye tabi olması, yetkinin kesin yetki olması, Ticaret Mahkemesinin görevli olması ve İİK.nun 235/3 maddesine göre basit yargılama usulünün uygulanmasıdır. Diğer yandan genel mahkemelerde görülen alacak davası esnasında davalının iflasının açılması halinde dava, kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşür.
Öğreti ve uygulamada genel kabul gören tanımıyla dava konusu, davacının belirli bir vakıaya dayanarak hukuki talepte bulunmasıdır. Yargılama esnasında davanın konusunun ortadan kalması halinde, artık esas talep hakkında yargılama yapılmasına gerek kalmayacağından mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
Kayıt kabul davalarındaki esas talep, genel alacak davalarından farkı olmayıp, alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak amacıyla iflas sıra cetvelinde alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmesi isteğidir. Bu açıdan, kayıt kabul isteği, alacak davalarının özel bir görünüm şeklidir ve niteliği gereği alacağın tahsiline ilişkin isteği de içeriğinde barındırır.
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan ----- esas sayılı ilamı davalının iflasına karar verildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine,---- esas --- kararı ile iflas kararının kaldırıldığını bu nedenle davanın konusuz kaldığını bildirmiştir.
Müflis hakkındaki iflas kararı kaldırılmış olduğundan, somut uyuşmazlıkta kayıt kabul davasının konusu yargılama evresinde ortadan kalktığından davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
HMK’nun 333/1. maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderinin takdir edilmesi gerekmekte ise de mahkememiz dosyasında bilirkişi incelemesi yapılmadığı, davacı tarafça karar verilmesine yer olmasına karar verilmesini talep edidiği, haklılık durumunun tespit edilemediği anlaşılmakla davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/470, K. 2021/1017, 6 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama