KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/449
- Karar No
- 2024/766
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/449 Esas
KARAR NO: 2024/766
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/06/2022
KARAR TARİHİ: 09/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, endüstriyel gaz üretim faaliyetinde bulunan, uluslararası hissedarlara sahip ülke çapında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ürettiği ürünleri kendisinin sattığını, davalının müvekkil şirketten gaz alımı yaptığını, müvekkilin kendi edimini tam ve eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalının para ödeme edimini tam olarak yerine getirmediğini, önceki yıllardan devreden 37.042,62 Amerikan Doları borcu olduğunu, müvekkili tarafından tanzim edilen faturaların döviz cinsinden olduğunu, faturalara itiraz edilmediğini, davalı yanın ödeme günündeki kuru değil,
daha önceki kuru dikkate alarak borcunu eksik ifa ettiğini, şifahi taleplere rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- esas sayılı dosyası nezdinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının 04.04.2022 tarihinde takibe haksız olarak itiraz ettiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptaline, asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın “kur farkı alacağı” adı altında müvekkili şirketten 37.042,62 Dolar talep ettiğini, müvekkilin ödemelerin tamamını yaptığını, davacıya herhangi bir borcu kalmadığını, davacı tarafından düzenlenerek müvekkile tebliğ edilen bir kur farkı faturası bulunmadığını, dava konusu faturalarda alacağın Türk Lirası karşılığının da bulunduğunu, müvekkil tarafından fatura üzerinde yazılı bedelin tamamının ödenmiş olması sebebiyle kur farkı talep edilemeyeceğine ilişkin Yargıtay kararları bulunduğunu, davacı yanın talep edebileceği tek kalemin vade farkı, yani faizi olabileceğini,
sözleşmenin 2.4 maddesi gereğince davacı yanın davalıya yazılı bildirimde bulunması gerektiğini, yazılı bildirimin müvekkile ulaşmasının ardından müvekkilinin vade farkı ödemesi için 30 günlük süre bulunduğunu, davacı yanın hiçbir bildirimde bulunmadığını, dolayısıyla davacı yanın talep edebileceği kur farkı ve vade farkı alacağı bulunmadığını, çekin davacı tarafından tahsil edildiği tarihin önemi olmadığını, çekin davacı şirkete ibraz edilmesi ile ödemenin gerçekleşmiş sayıldığını, davanın reddine, davacının, alacak miktarının % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE; Dava ; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı bildirilen kur farkı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67/1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir.Davacının ;--------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı icra dosyası ile 37.042,62 USD alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, davalının süresinde itiraz ettiği ve davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır.Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.
Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası hep birlikte değerlendirildiğinde;Davacının tanzim ettiği faturaların USD para cinsinden olduğu, dosya kapsamında davalının herhangi bir itirazına rastlanılmadığı,
ticari defterlerin TL bazında tutulma mecburiyeti olduğundan söz konusu faturalardaki USD tutarlarının düzenleme tarihindeki --------- satış kuru ile defterlerine kaydettiği, davalıdan TL olarak alınan çek, senet ve banka havalelerini alındığı tarihlerdeki ---------döviz alış kuru ile davalının USD bazında takip edilen cari hesabına alacak kaydedildiği,Davalı şirketin, davacı tarafından tanzim edilen USD para cinsinden faturalarını TL olarak takip ettiği, USD para cinsinden cari hesap takibi yapmadığı, TL para cinsinden takip edilen davacı cari hesabının O (sıfır) olduğu,
davacı tarafından tanzim edilen yabancı para bazındaki faturaların TL karşılıklarının ve davacıya yaptığı ödemelerin TL olarak defterlerinde kayıtlı olduğu, bu hususta uyumsuzluk bulunmadığı, uyumsuzluğun davalı şirketin yabancı para cinsinden cari hesap takibi yapmamasından kaynaklandığı,Yabancı para birimi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde fatura düzenlendiği tarih ile ödeme tarihleri arasındaki değer değişimi nedeniyle oluşan kur farkının talep edilebileceği, işbu dava ve takip dosyası dayanağı alacağının kur farkından kaynaklandığı,
Kur farkı alacağının yabancı para alacağı ( döviz) üzerinden düzenlenen faturanın düzenlendiği tarihin kuru ile faturanın tahsil edildiği tarihin kuru arasındaki farktan kaynaklanan ve TL olarak doğan bir alacak olduğu, kur farkı düzenlenen temel ilişkide asıl alacak miktarının döviz olarak aynı kaldığı, kur farkı alacağının ise döviz olarak istenmesi mümkün olmayıp, TL olarak talep edilebilecek bir alacak olduğu, Türk Kanunları'na göre döviz alacağının TL olarak istenmesi mümkün ise de TL olarak doğan alacağın dövize çevrilerek istenmesinin mümkün olmadığı,
davacı alacaklının kur farkından kaynaklanan alacağını ancak ödeme tarihindeki döviz kuru dikkate alınarak TL olarak isteyebileceği TL olarak doğan borcun yabancı para olarak istenilmesi mümkün olmadığından davacı tarafından usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunmadığı, usulüne uygun şekilde takip yapılmış olmasının itirazın iptali davası yönünden özel dava şartı olduğu belirlenmekle.
HMK 115 madde hükmü gereğince; "mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir" hükmü nazara alınarak davanın HMK'nun 114 ve 115. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 114/1 ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 427,60 TL maktu karar harcının 8.099,37 TL'si dava açılırken peşin olarak alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazla alınan 7.671,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.560,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalı tarafından yatırılan 11,50 TL vekaletname harcının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/449, K. 2024/766, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama