KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/692
- Karar No
- 2023/390
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2023
Karar Metni
1.212 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/692 Esas
KARAR NO:2023/390
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/09/2022
KARAR TARİHİ:04/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ----- numaralı abonesi olduğunu, sözleşme hesap numarasının --------tesisattaki elektrik enerjisi kullanımı neticesinde tahakkuk eden faturaların borcunun ödenmediğini, bu davaya konu olan ve davalının itirazda bulunduğunu ---------- takibinin, fatura borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatıldığını, faturalarda da davalı adına olan abonelikte yapılan elektrik kullanımından kaynaklanan bir borç bulunmadığını, abonelik sözleşmesi kapsamında davalı tarafın, söz konusu tesisattaki kullanımdan kaynaklanan takibe ve işbu davaya konu elektrik faturası borcundan sorumlu olduğunu, Davalının,
icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kötü niyetli olduğunu, Müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla başlatılmış olan yasal takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete TK. 35 md. göre 23/02/2023 tarihinde tebligat yapıldığı, davalı tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığından, HMK md. 128 uyarınca, dava dilekçesindeki vakıaların inkar edildiği kabul edilmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, İİK'nun 67/1 maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir ----------Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir.
İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez.
Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür.
Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir --------
Mahkememizce, tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; davacı vekilinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettiği tüm deliller, --------- sayılı dosyası, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.------- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine,13.643,22 TL Toplam Alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19.20 oranından az olmamak üzere artan oranlarda faizi, ve işleyecek gecikme faiziyle birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı -------- tarihinde, tebliğ edildiği,
-----, tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Tensiple birlikte, davacı şirket -----ilgili abone dosyası -------------abonelik sözleşmesi, takibe esas fatura asıl/onaylı örneklerinin mahkememize gönderilmesi, borcun taksitlendirilip taksitlendirilmediği taksitlendirilmiş ise taksit planının bir suretinin, ilgili tesisatın arızalı olup olmadığı arızalı ise sayacın muhafaza edilip edilmediğinin sorulmasına karar verilmiş, ilgili yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, elektrik kullanım bedelinin tahsili amacı ile başlatılan takipte davalı yanın borca itirazının yerinde olup olmadığı, davalı yanın borçlu bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış, aynı celsede tahkikata geçilerek dosya uyuşmazlık konularında rapor temin edilmek üzere elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir.11/11/2022 tarihli rapor içeriğinde özetle; "(...) Taraflar arasında tüketilen enerji miktarı ve fatura tahakkuk incelemesi neticesinde hesaplamaların yerinde olduğu tespitleriyle dava konusu dönemlere ait borç olduğu iddia edilen bilgileri aşağıdaki şekildedir:
Fatura Dönemi Tüketim Miktarı(kwh) Fatura Bedeli
May.21 4020,37 4.256,50 ₺
Haz.21 2392,00 2.533,60 ₺
Tem.21/1 5086,75 5.845,10 ₺
Tem.21/2 16.08.2021 2.325,77 ₺
3(+1) döneme konu enerji tüketim miktarlarına konu fatura bedellerinin yerinde olduğu,
Haziran/21 dönemine ait fatura içeriğinden Geçmiş dönem borcunun olmadığına dair açıklayıcı not olmasından dolayı, Mayıs/21 dönemine ait herhangi bir borcun olmadığı değerlendirilmiş olup;
İşbu nedenle; Haziran/21, Temmuz/21-1 ve Temmuz/21-2 dönemlerine ait fatura borçlarının bulunduğu,
Fatura Dönemi Tüketim Miktarı(kwh) Fatura BORCU
May.21 4020,37 0,00 ₺
Haz.21 2392,00 2.533,60 ₺
Tem.21/1 5086,75 5.845,10 ₺
Tem.21/2 16.08.2021 2.325,77 ₺
Yönetmelik gereğince işlemiş gecikme zammı ve faizlerin belirlenmesi :
Haziran/21, Temmuz/21-1 ve Temmuz/21-2 dönemlerine konu fatura bedeli üzerinden gecikme zammı hesabına gidilmiş olup;
Son ödeme tarihlerinden icra takip tarihine kadar geçen sürede dava konusu fatura borçlarının, gecikme faiz bedeli ve faiz KDV bedelleri dahil olmak üzere toplamda 11.292,62 TL hesap edildiği,İşbu değerlendirmeler dosya muhteviyatına sunulan belgeler ele alınarak ve işbu fatura bedellerini ödemediği gözetilerek yapılmış olup, alanında uzman mali müşavirin taraflar üzerinde yapacağı defter incelemesi sonucu tespit edilecek gerçek borç bilgileri neticesinde borç tahakkuk hesabı yapabileceği" belirlemelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve özellikle teknik rapor içeriğine göre.
3(+1) döneme konu enerji tüketim miktarlarına konu fatura bedellerinin yerinde olduğu, Haziran/21 dönemine ait fatura içeriğinden geçmiş dönem borcunun olmadığına dair açıklayıcı not olması nedeniyle Mayıs/21 dönemine ait herhangi bir borcun bulunmadığı; bu nedenle, Haziran/21, Temmuz/21-1 ve Temmuz/21-2 dönemlerine ait faturalardan kaynaklı başlatılan takipte davacının haklı olduğu, son ödeme tarihlerinden icra takip tarihine kadar geçen sürede dava konusu fatura tutarlarının, gecikme faiz bedeli ve faiz KDV bedelleri dahil olmak üzere toplamda 11.292,62 TL olduğu,
davalı tarafından takibe karşı yapılan itirazın yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın belirlenen kısım bakımından kabulüne karar verilmiş, alacağın mahiyeti ve likit olduğu anlaşıldığından asıl alacak tutarının %20 si olan 2.140,89 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/692, K. 2023/390, 4 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama