KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/409
- Karar No
- 2026/240
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
Karar Metni
802 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/409
KARAR NO : 2026/240
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 06/06/2023
KARAR TARİHİ : 05/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya taşımacılık hizmeti verdiği, verilen hizmete ilişkin davalıya kesilen fatura bedelini tahsil edemediği, alacağın tahsili için davalı hakkında ----- İcra Müd. ------. sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; taşıma sözleşmesinden doğan fatura bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan icra dosyası celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
İtirazın iptali istemine konu ----. İcra Müdürlüğünün ------sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 1.850 euro alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir ---- ile taşımacılık konusunda uzman ------ tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 12/01/2026 tarihli bilirkişi raporu içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının yaptığı taşımacılık nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında dava dışı ------ işletmesinin ithalatçı veya ihracatçı ile taşıma işi için anlaşan bir akdi taşıyıcı olduğu ve üstlendiği taşıma işine ilişkin olarak davalının alt taşıyıcı, davacının ise ikinci alt ve fiili taşıyıcı olduğu ilişki kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının ----- yerleşik olduğu, ----- devletinin 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi'nin tarafı olduğu ve anılan sözleşmenin 17'nci maddesi gereği teminat koşulundan muaf olduğu, davacının ticari defterlerini ibraz edemediği,
davalının da usulüne uygun ihtara rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibraz edemediği bu sebeple inceleme yapılamadığı, dosyadaki taşıma işinin dayandığı satış sözleşmesine ilişkin açık bir veri (|sözleşme vb.) mevcut olmadığı, davacı vekili tarafından sunulan taşıma işine ilişkin belgeler ve CMR Senedi içerikleri ile delil başlangıcı niteliğindeki davacı ve davalı yetkilileri ile dava konusu navlun ücretinin ödenmesine ilişkin whatsapp yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde davacı ve davalı arasında taşıma işine dayalı bir münferit lojistik hizmet sözleşmesi (taşıma sözleşmesi) kurulduğunun sabit olduğu,
davacının davalıya kestiği fatura içeriği ile taşıma sözleşmesinin karinesi niteliği taşıyan CMR Senedi içeriğindeki alıcı, taşıma aracı, varış ülkesi ve alıcı adresi bilgisi gibi detayların örtüştüğü, bu noktada davacı yanın fatura kapsamındaki ------ taşıması hizmetinin, yine dosyadaki CMR Senedi ile fiilen ifa ettiğini ispat ettiği, taşıma işinin----- arasında olması sebebiyle CMR Konvansiyonu kapsamında olduğu, CMR m. 1/1 hükmü uyarınca konvansiyonun ücret karşılığı olan taşıma sözleşmelerinde uygulama alanı bulduğu, taşıyıcı kavramının konvansiyonda yer almadığı,
TTK m..850/1 kapsamında varış noktasına yükü eksiksiz, sorunsuz teslim etmekle yükümlü taraf olarak taşıyıcının tanımlandığı, TTK m.850/II hükmü uyarınca gönderen konumundaki taşıma sözleşmesinin hizmet alanının, taşıyıcıya “sunduğu hizmet karşılığında ücreti ödemekle yükümlü olduğu, mevcut olayda taşıma sözleşmesinin hizmet alan tarafının davalı olduğu, davacının da fatura ve CMR ile taahhüt ettiği taşıma işini sorunsuz ve aksaksız alıcıya teslimi ispat niteliği taşıdığı, bu yönüyle ücrete hak kazandığı,
dolayısıyla dava konusu 1.850 Euro'luk fatura bedelinin davalıdan talep edilebileceği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/409, K. 2026/240, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama