KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/572
- Karar No
- 2024/455
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2024
Karar Metni
1.062 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/572 Esas
KARAR NO: 2024/455
DAVA
İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))
DAVA TARİHİ: 15/08/2023
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; taraflar arasında ticari bir ilişki olduğunu, davalı tarafın --------- seri nolu 31.01.2019 vadeli 40.000 TL tutarlı , -------- seri nolu 28.02.2019 vadeli 50.000 TL tutarlı, --------- seri nolu 31.03.2019 vadeli 25.000 TL tutarlı , ---------- seri nolu 15.03.2019 vadeli 32.570 TL tutarlı , --------- seri nolu 30.04.2019 vadeli 30.000 TL tutarlı , ----------- seri nolu 31.05.2019 vadeli 30.000 TL tutarlı ve ----------- seri nolu 30.06.2019 vadeli 32.330 TL tutarlı , çekleri tanzim ettiğini/ciroladığını fakat çeklerin karşılıksız çıktığını, haciz yoluyla takip başlattıklarını,
davalının ödemelerini tatil ettiğini, hâlihazırda müvekkiline olan borçlarını ödemediğini, hileli işlemlerde bulunarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek adına mal kaçırdığını ve özellikle son dönemlerde hileli olarak varlıklarının pasifini artırarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını hileli olarak engellediğini, İİK Md. 177’deki iflas hallerinin sayıldığı üzere, borçlunun ödemelerini tatil etmesi ya da borçlunun mallarını hileli muamelelerle alacaklarını zarara uğratma kastıyla elden çıkarması ve doğrudan saklamasının iflas hallerinden olduğunu, bu yolla müvekkilini zarara uğrattığını,
hal böyle iken İİK Md. 177 uyarınca davalının doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini, yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasını, İİK Md. 159 uyarınca muhafaza tedbirlerine hükmedilerek borçlunun mallarının kayıt altına alınması için defter tutulmasını ve mahkemece takdir edilecek diğer muhafaza tedbirlerinin alınmasını vekâleten arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap sunmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle davalı şirketin İİK'nun 177/2 maddesi gereği iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde;
İİK'nun 177. Maddesinde – Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir.
1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa,
2- Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa,
3- 308 inci maddedeki hal varsa(1)
4- İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse ---------- bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır. " hükmünün yer aldığı,Davacının birinci bentte yer alan “borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçması” ihtimali ile ikinci bentte düzenlenen “borçlunun ödemelerini tatil etmesi” hükümlerine dayanarak davalının iflasını talep ettiği görülmekle ;Mahkememizce İİK'nun 166.
Maddesine ön görülen ilanlar yaptırılmış, İİK 160.
Maddesi gereği iflas avansının yatırıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafından davalı hakkında başlatılan ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- ve----------- İcra Müdürlüğünün ---------- E. Sayılı dosyaları celp edilmiş, takiplerin derdest olduğu anlaşılmıştır.Davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre ; davacının, Davalıya KDV dâhil toplam 239.899,73 TL fatura kestiği, bunun karşılığında Davalı firma tarafından keşide edilen ve davacıya verilen 7 adet çek tutarı 239.900,00 TL’nin karşılıksız çıktığı, 5941 Sayılı Kanun çerçevesinde, muhatap bankanın ibraz eden düzenleyici dışında hamile,
süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için ödeme yapmakla yükümlü olduğundan 7 adet çek x 2.030,00 TL = 14.210,00 TL karşılığı Davacıya ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemeler sonrası davacının kalan alacağının 225.689,73 TL [239.899,73 TL – 14.210,00 TL] olduğu,
bu tutarı defterlerine ----------- kodlu “ Şüpheli Ticari Alacaklar – 2019 Yılı İcra ve Yargı Aşamasındaki Çekler” isimli hesaba kaydettiği tespit edilmişt, davalıdan alacaklı olduğu görülmüştür.Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçması sebebine istinaden doğrudan doğruya iflasın talep edilebilmesi için, borçlunun, muaccel olsun olmasın, borçlarını ödememek için, genel olarak taahhütlerinden kurtulmak ve böylece alacaklılarına zarar vermek niyetiyle yerleşim yerini terk etmesi gerekir.
Bu durum, “yerleşim yerinin belli olmaması” durumundan farklıdır. Somut olayda borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçtığının hususunda bir belge veya delil sunulmamıştır.Borçlunun ödemelerini tatil etmesi, kendisi aleyhine doğrudan doğruya iflas takibi yapılabilmesini mümkün kılan bir başka durumdur.
Ödemelerin tatili, belirgin hale gelmiş ödeme güçlüğü içine düşmüş olma (acz) haline dayanan, borçlu tarafından açık veya zımnî olarak ortaya konulmuş bulunan, genel ve devamlı nitelikteki muaccel borçları ödeyememe durumudur. Bu iflâs sebebi, borçlunun içinde bulunduğu mâli duruma ya da borçlunun davranışına dayanır. Ödemelerin tatilinden söz edebilmek için “genellik” ve “süreklilik” unsurlarının bulunması icap eder.
Borçlunun muaccel borçlarını ödememesi sebebiyle kendisine karşı pek çok icra takibinin başlatılmış olması onun ödemelerini tatil ettiğini gösteren bir durum olarak değerlendirilir. Bu arada onun mü̈nferit bazı borçlarını ö̈demesi ise kendisi bakımından ödemelerin tatili durumunun sö̈z konusu olmadığı anlamına gelmez.
Kendisine karşı pek çok takip bulunmamakla birlikte, borçlunun büyük miktardaki muaccel ve çekişmesiz bir borcunu ödememesi, onun ödemelerini tatil ettiğ̆i şeklinde değ̆erlendirilebilir. Bu bağlamda borçlunun kendisi aleyhine yapılan tü̈m takiplere itiraz etmiş olması, söz konusu borçların bu değ̆erlendirme bakımından çekişmeli olduğu anlamına gelmez. Zira ödemelerin tatil edildiğinin kabulü̈ için tam bir ispat aranmaz.
Bilâkis genel ve yaygın bir ö̈dememe hâli yaklaşık ispat ö̈lçüsü̈ olarak yeterli gö̈rü̈lür.
Davalı tarafın davaya cevap vermemesi ve incelenmek üzere ticari defterlerini sunmaması, "borçlunun ödemelerini tatil etmesi” durumunu gösteren emarelerin mevcut olması, bu noktada tam ispatın aranmadığı, bilakis yaklaşık ispat ölçüsünün yeterli olduğu doğrudan doğruya iflas davası bakımından kesinleşmiş takip zorunluluğunun bulunmadığı, depo emri tebliğine gerek bulunmadığı, davacının davalıdan alacaklı olduğu,
davalının İİK 177/son maddesi gereği yapılan tebligata rağmen duruşmaya katılmaması davalı hakkında bir çok icra takibinin mevcut olması gözetilmek suretiyle davalının İİK'nun 177/2 maddesi gereği davalı şirketin iflasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HARÇLAR
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 269,85 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 157,75 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
VEKALET ÜCRETİ
3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
YARGILAMA GİDERLERİ
4-Davacı tarafından harç olarak yatırılan 578,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 20.000 TL iflas avansı, 8.000 TL Bilirkişi ücreti, 3.000 TL tedbir gider avansı, 2.160 TL Basın İlan Ücreti, 170,00 TL Ticaret Sicil İlan Ücreti ve 549,50 TL posta ücreti olmak üzere toplam 33.879,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile---------Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/06/2024
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/572, K. 2024/455, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama