KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/852
- Karar No
- 2024/704
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
Karar Metni
1.409 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/852 Esas
KARAR NO: 2024/704
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/02/2018
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------dosyasıyla ödenmeyen kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için davalı------ aleyhine 02.10.2015 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun ise, 20.07.2017 havale tarihli dilekçesi ile işbu icra takibi açısından borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, borçlunun iş yerinde kaçak elektrik kullandığı tespit edildiğini ve hakkında 28.05.2015 tarihinde kaçak elektrik tüketim tespit tutanağının tutulduğunu,
bu tutanak gereğince müvekkil şirket görevlilerince yapılan incelemede; perakende satıs sözleşmesiz kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenildiğinin belirtildiğini, bu tutanağa istinaden müvekkil şirket tarafından davalı adına faturalandırma yapıldığını ve Elektrik Piyasası in 28. Maddesi uyarınca icra takibimize konu borcun tahakkuk ettirildiğini ancak borçlunun bakiye hesap özetine iliskin --------- kaydında da görüldüğü gibi borçlu hakkındaki kaçak tespit tutanağına dayanarak düzenlenen fatura bedelini ödemediğini, davalının 20.07.2017 havale tarihli itiraz dilekçesinde bir borcu bulunmadığı iddiasıyla takip konusu borca,
faize ve ferilerine itirazda bulunduğunu fakat davalı borçlunun amacı bu anlamda tükettiği elektrik bedelini ödememek için bahaneler üretmekten ibaret olduğunu, borçlunun, asıl alacağa işletilen faize itirazlarının da haksız olduğunu, bu itibarla ödeme emrinde takip konusu asil alacağa işletilen ve 6183 sayılı kanun gereği değişecek oranlar üzerinden işletilecek gecikme zammı uygulamasının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının kaçak olarak tükettiği elektrik bedelini ödemediği gibi yapılan icra takibine de itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini,
borçlunun haksiz itirazının iptali ile alenen kötü niyetli olan borçludan %20'den az olmamak üzere tazminatını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf açtığı davadaki iddialarını, alacağını ispatlayamadığını en son 11.06.2020 tarihinde mahkeme tarafından davacıdan --------- yapılan tüm sözleşme ve ekleri ile bunlara ilişkin fatura ve ödemelerinin birer örneklerinin çıkartılarak ivedilikle mahkememize gönderilmesi" talep edilmiş ise de bir kez daha alakası olmayan yanıtlar vererek davalı lehine olan delilleri sunmaktan kaçındığını bilirkişi tarafından alacağın varlığının tespiti bakımından davacının takip konusu yaptığı bedelin neye ilişkin ve ne tutarda olacağına,
fatura borcunun bulunup bulunmadığına gerek delil gerekse de dilekçelerinde yer vermediği, dosya kapsamında sunulan delil ve bilgilerin yetersiz olduğu ve buna göre herhangi bir tespit veya mütalaa verilemeyeceğini açıkça belirtildiğini, buna göre süresinde dosyaya ibraz edilmediği,
delil ve süresinde takip konusu alacağını kanıtlar şekilde beyanda bulunmayan davacının iddiaları doğrultusunda alacağın varlığının tespiti mümkün olmadığından davanın bu aşamasında davacı tarafından delil ve beyan sunulmasına muvafakatinin olmadığını beyan etmekle, HMK madde 30 uyarınca ve ispat külfeti davacıda olan ispatlanamayan davanın reddini ettiklerini, açıklanan nedenlerle; davanın reddine, kötüniyetli olduğu açıkça görülen davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve NeticeDava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı,
icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir -----Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir.
İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez.
Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür.
Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir.
Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir ------sayılı dosyasının incelenmesinde; mahkememiz davacısı tarafından 14.801,33 TL asıl alacak, 704,54-TL gecikme faizi, 126,83 TL KDV olmak üzere toplam 15.632,70-TL tutarındaki toplam alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık faiziyle birlikte tahsiline yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından 20/07/2017 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu,
davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.Mahkememiz işbu ----- karar numaralı kararı ----------- Karar sayılı kararı ile bozulmakla mahkememize yukarıda belirtilen esas numarası ile kaydı yapılmıştır.Mahkememiz 02/04/2024 tarihli celse de dosyanın alanında uzman elektrik piyasası mevzuatında uzman elektrik mühendisi bilirkişiye ve mali muhasip bilirkişiye tevdi ile,davalının elektrik kullanımının, tutanak tarihinde yürürlükte bulunan tüketici hizmetleri yönetmeliği uyarınca kaçak kullanım olup olmadığı,
kayıtlı sayaç ve tüketim ekstreleri de bulunmadığından ilgili yönetmelik hükümlerine göre kaçak tüketim süresinin ve miktarının tespiti yönünden inceleme ve değerlendirme yapılarak takip tarihi itibari ile davacı şirketin alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarında rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. Temin edilen 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda.
"Söz konusu tüketim ---------- 26. maddesinin 1. fıkrası a bendi uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaati oluşmuştur.
İlgili mahaldeki hesaplamada, tüketicinin ait olduğu “ticarethane” tarifesi esas alınarak ve kaçak tüketim dönemine ilişkin hesaplama -------29. maddesinin 1. fıkrasının a bendi uyarınca 360 gün üzerinden, işbu kaçak döneminde taraflar arası sözleşme tespit edilemediğinden yine aynı yönetmeliğin 29. maddesinin 2. fıkrasının d bendi uyarınca günlük 8 saatlik çalışma süresi %20 artırılarak,
yani 9,6 saat alınarak toplam elektrik tüketimi hesaplanmış ve 9.963,84 TL olarak bulunmuştur. ---------- sayılı dosyasında, davacının asıl alacağının 9.963,84 TL faturanın son ödeme tarihi olan 22.06.2015 tarihinden, takip tarihi olan 05.10.2015 tarihin kadar işleyecek gecikme zammı yıllık 9616,80 oranına göre 451,54 TL, 3065 sayılı Katma Değer Kanununun 24. maddenin c bendinde göre 451,54 TL gecikme zammına 2618 KDV oranına göre 86,68 TL KDV olmak üzere toplam alacağının 10.532,06 TL olduğu hesaplanmıştır." belirlemelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; kaçak tutanağının tutulduğu dönemde davalı ile geçerli ve yürürlükte olan bir sözleşme bulunmadığı, sözleşme bulunmaksızın enerji tüketiminin söz konusu olduğundan kullanımın kaçak kulanım mahiyetinde olduğu,
Enerji Piyasası Tüketici Hizmetler Yönetmeliği'nin 29 uncu maddesinin f.1-a hükmü uyarınca yapılan hesaplamaya göre tahakkuk ettirilmesi gerekli tutarın 9963,84 TL, son ödeme tarihinden takip tarihine dek işleyecek gecikme zammının 481,54 TL, KDV nin ise 86,68 TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalının--- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin, 9.963,84 TL asıl alacak, 451,54 TL gecikme zammı ve 86,68 TL gecikme zammı KDV si olmak üzere toplam 10.502,06 TL üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine;
likit olduğu anlaşıldığından davacı lehine inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/852, K. 2024/704, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama