KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/314
- Karar No
- 2024/741
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/316 Esas
KARAR NO: 2024/742
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/05/2024
KARAR TARİHİ: 01/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (kambiyo senetlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ----------Ş. arasında ticari alım satım ilişkisi bulunmakta olup davacı tarafından alınan bir kısım ticari emtiaya karşılık olarak takibe konu edilen ---------Ş.----------- Şubesine ait 23.08.2023 tarih ve 230.680,00.-TL bedelli, ----------- seri numaralı çek, bahse konu ---------- adına nama yazılı olarak keşide edilerek bu şirkete teslim edildiğini,--------- İcra Dairesinin ----------- E. Sayılı dosyası ile talep edilen alacak yönünden davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine;--------- D.İş sayılı ve 20.03.2024 tarihli,
icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararına kadar varsa alacaklıya yapılan ödemelerin istirdadına; davalıların kötü niyetli şekilde çekin tahsili cihetine gittikleri belli bulunduğundan alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmelerini talep ettiklerini beyan etmiştir.Cevap dilekçesi verilmemiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, keşideci ve avalisti tarafından açılan ve (dava dışı) lehtarın ciro ettiği çekteki imzanın lehtara ait olmadığı iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.Tensiple birlikte, ---------İcra Müdürlüğü’nün ---------- E.sayılı ve ---------- E.sayılı dosyası sistem üzerinden temin edilmiştir.Mahkememizce ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, davacıların birinin keşide eden diğerinin avalist sıfatıyla keşide ettikleri ---------Ş ---------- Şubesi’ne ait 23/8/2023 tarih ve 230680,00 TL bedelli ---------- seri numaralı çek nedeniyle davalılara borçlu olup olmadıkları noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Çek incelendiğinde, --------Ş ---------- Şubesi’ne ait 23/8/2023 tarih ve 230680,00 TL bedelli ---------- seri n.lı çekin davacı tarafından keşide edildiği, diğer davacının avalist olarak yer aldığı, lehtarın ise (dava dışı) ---------Ş olduğu, daha sonra sırasıyla ---------- ve ----------- ciro edildiği anlaşılmaktadır.“. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 677. maddesi hükmü gereğince.
“Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.”Anılan hükme göre, ticari senetteki geçersiz imza sadece kendisi yönünden hükümsüzlük sonucu doğurur. Senetteki her imza diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlar.
İmzaların bağımsızlığı ilkesi, poliçeye atılı her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzaların sahiplerinin sorumlu tutulmamasına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de, ciro zincirini de koparmaz.
Poliçeler bakımından getirilmiş olan bu ilke 6102 sayılı TTK'nun 778/2-d maddesi yollamasıyla bonolar hakkında da uygulanır” Tüm dosya kapsamına göre, yukarıdaki yüksek mahkeme kararında da değinildiği üzere, kıymetli evrakı düzenleyip tedavüle sokan kimse tarafından lehtarın imzasının (cirosunun) sahte olduğuna dair iddia ileri sürülmek suretiyle çekten kaynaklı borçlu olunmadığının talep edilemeyeceği, ancak kendi imzasının sahteliğinin ileri sürülmesi halinde menfi tespitin talep edilebileceği, davacı keşidecinin bu yönde talep hakkının bulunmadığı,
kendi imzasını inkar etmediği anlaşıldığından yasal şartları oluşmayan talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/314, K. 2024/741, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama