KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/503
- Karar No
- 2025/7
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2025
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/503 Esas
KARAR NO: 2025/7
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ: 17/07/2024
KARAR TARİHİ: 06/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle.
Müvekkilinin davalı şirketin ----tarihinde ---- noter huzurunda satış sözleşmesi ile satın aldığını, ancak bir süre sonra araçta ayıplar ortaya çıktığını ve bu ayıpların sözleşmede belirtilmediğini, müvekkilinin ----------yetkili bayisine aracı götürdüğünde araçta şanzıman ve başka problemlerinde olduğu tespit edildiğini, geçici olarak yetkili bayi tarafından aracın şanzıman yağı değiştirildiğini, ancak bu da kesin ve kalıcı bir çözüm olmadığını, akabinde müvekkili aracı yetkili bayiye götürdüğünde aracın parça değişmesi gerektiği ve bu durumunda maliyetli olacağı kendisine bildirildiğini, müvekkilinin, arızanın tekerrür etmesi,
araçtaki gizli ayıbın ortaya çıkması ve aracın kronik olarak arızalı olduğunun anlaşılması üzerine davalı şirketin kep adresine ------ tarihinde ihtar çekildiğini, müvekkilinin yazılı olarak yaptığı bu talebi davalı tarafça karşılanmadığını, ihtarnamenin davalı şirkete ulaşmış olmasına karşın çözüm adına davalı tarafça bir adım atılmadığını, davaya konu araçtaki ayıplar gizli ayıp niteliğinde olup söz konusu araçta gizli ayıbın var olduğu,
araçtaki ayıpların müvekkilinden kaynaklı gerçekleşmediği hususları bilirkişi raporuyla da tespit edilerek ve ayıp ihbarının süresinde olduğunu, müvekkilinin davalı tarafça satılan davaya konu araç ayıplı olduğunu, davalı yanın kusurundan ötürü davacı müvekkilinin hali hazırda çok mağdur olduğunu, Müvekkilinin aracın servislere götürülmesi aşamasında ödediği bedellerin yanında mevcut durumda da aracı kullanamadığını, müvekkili şirketin aracının sürekli aynı arızayı vermesi ve yapılan incelemeler sonucunda araçtan beklenilen randımanın alınamaması aracın gizli ayıplı olduğunu da açıkça ortaya koyduğunu, müvekkili aracı,
araçta olması gereken ve beklenen performansla kullanamadığını, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 8. 10. ve 11. Maddeleri nazara alındığında; davacı müvekkiline satılan araçta hali hazırda mevcut olan ayıplardan ötürü davalı yan kusurlu olup, bu ayıplardan davalı yanın sorumlu olduğunu, ancak davalı yan bu sorumluluğundan kaçtığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile Dava konusu aracın AYIP ORANINDA SATIŞ BEDELİNDEN İNDİRİME, Ayıp Oranında Satış Bedelinden İndirime Karar Verilmesi Halinde ise Davacıya İade Edilecek Meblağın Davalıdan Avans Faiziyle Alınarak Davacıya Verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; davacı tarafından aracın ayıplı olduğu, müvekkili şirket tarafından satışı gerçekleştirilen aracın ayıplı mal statüsünde olduğu iddiası gerçeklikten uzak olup, davaya konu araç davacı yana hatasız, ayıpsız ve arızasız devredilmiş olup, davacı yanın iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini, Davacı yanın da ifade ettiği gibi huzurdaki davaya ilişkin satış işlemi her iki tarafın da tacir olması nedeniyle ticari bir iş olduğunu, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde garanti 32645 Sayılı Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik'te düzenlenmekte olup,
ilgili Yönetmelik'in 2.maddesi uyarınca işletmeler arasında gerçekleştirilen satışların Yönetmelik kapsamı dışında olduğu açıkça düzenlendiğini, bu anlamda, Davacı ikinci el araç ticareti ile iştigal eden bir işletme olduğundan hareketle, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik ("Yönetmelik") md.2/2(b) uyarınca bu Yönetmeliğin kapsamı dışında olduğu,
İkinci el araçlar bakımından garanti verme yükümlülüğü hususu Yönetmelik'te işlendiğinden dolayı, müvekkili Şirket'in bu satış özelinde garanti verme zorunluluğu olmayıp davacı tarafa da bu konuda bir taahhüt verilmediğini, davacının -------- unvanıyla araç alım satım faaliyetinde bulunmadığını, bu anlamda uzmanlık alanı araç alım satım faaliyeti olup, dava konusu araç davacı tarafından görülerek ve incelenerek satın alındığını, satım esnasında dava konusu araçta iddia edilen ayıba neden olur nitelikte herhangi bir kusur bulunmadığını,
davacının yaklaşık 2 ay sonra 30.05.2024 tarihinde ihtarname göndermesi davacı tarafın daha konusu araç ayıplı olsa dahi - kanuni yükümlülüklerini yerine getirmediğinin göstergesidir. Tacirler arasındaki ayıp ihbarları ile ilgili olarak Yargıtay içtihatlarında da ihbar yükümlülüğüne uyulmaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından sunulan 05/12/2024 tarihli istem dilekçesi ile davadan feragat etmiş olup, vekaletnamesinde feragate yetkisi olduğu anlaşılmıştır. Feragat kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl ettiğinden, feragat nedeniyle davanın reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/503, K. 2025/7, 6 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama