KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/30
- Karar No
- 2025/360
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/30 Esas
KARAR NO : 2025/360
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/11/2024
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili---------- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı İcra Dosyasının Borçlusu tarafından ----------- esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesi taraflarına tebliğ edildiğini, 1 yıllık süre içerisinde bu davayı ikame etme zorunluluğunda kaldıklarını, ayrıca davalı tarafın ------------ esas sayılı dosyası ile yaptıkları itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu,
müvekkil firmanın davalıya satmış olduğu ürün karşısında 24/07/2024 tarihinde 137.940,00 TL tutarlı sundukları faturayı kestiklerini, davalıya ürünleri teslim ettikleri, faturasının da gönderildiğini fatura içeriğine dayalı davalı tarafından itiraz edilmediğini, fakat ödeme işleminin de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığından bahisle.
Davalarının kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ayrıca İhtiyat-i tedbir taleplerinin kabulüne, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67/1 maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, ---------- İcra Müdürlüğü'nün -----------esas sayılı dosyası, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.Dava öncelikle ----------- Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememizin esasına tevzi olunmuştur.
--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 137.940,00-TL'nin tahsiline yönelik icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 19/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalı gerçek kişinin esnaf tacir araştırması için ilgili yerlere müzekkereler yazılmış, gelen müzekkere cevaplarından davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, gerçek kişi tacir olmadığı, işletme defterine göre defter tuttuğu, esnaf kaydının bulunduğu, davalının --------- ilinde kuaför esnafı olduğu anlaşılmıştır.
TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari dava hale getirmeyecektir. Davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması gerekir. Bu durumda, nispi ticari davanın söz konusu olabilmesi için her iki tarafın da tacir olması gerektiği açıktır. Somut olayda ise davacı tüzel kişi tacir olmakla tacir olduğu ancak davalıların tacir olmadığı gelen müzekkere cevaplarından sarahaten anlaşılacağı üzere sabittir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir.
Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur.
Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar .Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır.
Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545,
ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Tekmil dosya kapsamında dosyamız davacısının tüzel kişi tacir olduğu hususunda duraksama olmadığı ancak davalı gerçek kişinin esnaf-tacir araştırması için ilgili yerlere müzekkere yazıldığı, gelen müzekkere cevaplarından davalının gerçek kişi tacir olmadığı, işletme defterine göre vergilendirilip defter tuttuğu, esnaf olduğunun anlaşıldığı, huzurdaki davanın mutlak ticari dava olmadığı, mahkememizin görevli olması için davalının da tacir olması gerektiği ancak olmadığı,
bu durumda mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmış ve karşı görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/30, K. 2025/360, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama