KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/195
- Karar No
- 2026/252
- Karar tarihi
- 11 Mart 2026
Karar Metni
919 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/195
KARAR NO : 2026/252
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2026
KARAR TARİHİ : 11/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili -----. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi özetle.
Müvekkilinin, 21.07.2025 tarihinde davalı-----1.738.936 TL bedel ile ------ elektrikli araç satın aldığını, Söz konusu aracın satış bedeli, satış tarihinde yürürlükte olan vergi oranları dikkate alınarak belirlendiğini ve satış sözleşmesi bu şartlarda taraflar arasında imzalandığını, Ancak, aracın teslimi öncesinde, hükümet tarafından elektrikli araçlara ilişkin vergi oranlarında artış yapıldığını, Davalı şirketin satış sözleşmesi teslim öncesi yürürlüğe giren bu vergi artışını müvekkiline yansıttığını ve araç teslimi sırasında 25.07.2025 tarihinde "ÖTV Farkı" adı altında müvekkilinden 260.998,20 TL tutarında ilave ödeme tahsil ettiğini,
Oysa Ticaret Bakanlığı'nın konuya ilişkin açık beyanları bulunmadığını, Bakanlık, vergi oranlarının artırılmasından önce satın alınan araçlardan ek vergi farkı alınamayacağını kamuoyuna duyurduğunu, Bu beyanlar doğrultusunda, müvekkilinin davalıdan satın aldığı araç için vergi artışı öncesi geçerli olan oranlara göre ödeme yapması gerekirken, davalı şirket haksız olarak müvekkilinden ÖTV farkı tahsil ettiğini, Bu uyuşmazlığın çözümü için, 7155 sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca arabuluculuğa müracaat zorunluluğundan dolayı ----- Arabuluculuk Bürosu'na 10.12.2025 tarihinde başvuruda bulunulduğunu,
görüşmelerin anlaşamama ile sonuçlandığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.1 ve m.3 hükümleri gereğince, taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari niteliktedir.
Zira müvekkil bireysel kullanımı için satın almış olsa da davalı tacir sıfatıyla hareket etmekte ve taraflar arasındaki hukuki ilişki ticari işlem niteliğinde olduğunu, Bu nedenle uyuşmazlık ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.77 uyarınca, "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür." Davalı, vergi artışı öncesi satış sözleşmesi imzalanmış olmasına rağmen sonradan yürürlüğe giren vergi artışını müvekkiline yansıtarak,
haklı bir sebep olmaksızın zenginleştiğini, Davalı şirket, satış sözleşmesinde belirlenen bedel dışında ilave bir tutar olarak "ÖTV farkı" adı altında tahsilat yaparak, TBK m.83 uyarınca "para borçlarının ödenmesi" hükmüne aykırı hareket ettiğini, Ayrıca TBK m.1 ve m.2 hükümleri uyarınca sözleşmeye bağlılık ve dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını, açıklanan nedenlerle.
Davalı tarafından müvekkilimden haksız olarak "ÖTV Farkı" adı altında tahsil edilen 260.998,20 TL'nin tahsilat tarihi olan 25.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine Karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davacı vekili 26/02/2026 tarihli dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk sürecinin taraflarınca esasen "tüketici uyuşmazlığı" kapsamında başlatıldığını ve dilekçe içeriğinin de bu doğrultuda tanzim edildiğini, Ancak, başvuru formunun hitap kısmında sehven "tüketici" yerine "ticaret" ibaresine yer verildiğini, bu maddi hata neticesinde huzurdaki dava da yanılgılı olarak Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame edildiğini, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın özü bir müşteri-satıcı ilişkisinden kaynaklanmakta olup, 6502 sayılı Kanun uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemeleri görevli olduğunu, Bu itibarla, mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosyanın görevli ve yetkili ----- Tüketici Mahkemelerine gönderilmesini arz ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.
Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir.
28.11.2013 tarihli ------ Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Tekmil dosya kapsamında somut olayda; davacı vekili, Müvekkilinin, davalı şirketten satın aldığı araca, davalının satış sözleşmesinden sonra, aracın tesliminden önce davacıdan tahsil ettiği ÖTV farkının yasal faizi ile birlikte tazminini talep ettiği, dosya kapsamında davacının tacir olduğuna dair herhangi bir delil ve belgenin bulunmadığı, davacı vekilinin 26/02/2026 tarihli dilekçesi ile dosyanın Tüketici Mahkemesinde açılması gerekirken sehven Ticaret mahkemesinde açıldığını beyan ettiği anlaşılmakla, bu durumda uyuşmazlığın 6502 sayılı yasa hükümleri uyarınca tüketici işlemi olup, mahkememizin somut uyuşmazlıkta görevsiz olduğu,
görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu mahkememizce değerlendirilmiş ve açılan davanın görev dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/195, K. 2026/252, 11 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama