İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/281 K.2026/308

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2026/281Karar2026/308Tarih31 Mart 2026Okuma13 dk · 2.665 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/281
Karar No
2026/308
Karar tarihi
31 Mart 2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.665 kelime·13 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/281

KARAR NO : 2026/308

DAVA

Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))

DAVA TARİHİ : 17/08/2021

KARAR TARİHİ : 31/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ----. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 10.05.2012 – 23.10.2015 tarihleri arasında davalı Müflis -----İflas İdaresi bünyesinde “şube müdürü” unvanı ile 8.332,50 TL brüt ücret ile çalışmalarını son derece başarılı ve özverili biçimde sürdürdüğünü, müvekkilinin iş akdinin 23.10.2015 tarihinde haksız ve geçersiz sebeplerle feshedilmesi üzerine ----. İş Mahkemesinin ----. sayılı

dosyası kapsamında işe iade davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davanın

kabulüne karar verilerek müvekkilinin işe iadesine, 4 aylık boşta geçen süre ücreti ile 5 aylık

işe başlatmama tazminatına hükmedildiğini, bunun üzerine davalı tarafından istinaf kanun

yoluna başvurulsa da ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi’nin -----sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar

verildiğini, bunun üzerine davalı tarafından temyize başvurulduğunu fakat Yargıtay ----. Hukuk

Dairesinin ------. sayılı kararıyla ilk derece ve bölge adliye

mahkemesinin kararlarının onandığını ve kararın kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi üzerine

---- Noterliğinin 13.11.2018 tarih ve ------- yevmiye nolu ihtarnamesiyle işe iade

başvurusunda bulunduklarını fakat müvekkilinin 1 aylık süre içerisinde işe başlatılmadığını,

bu sebeple müvekkilinin işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacağı

doğduğunu, aynı zamanda işe iade davası sürerken iş akdi askıda olduğundan müvekkilinin

işe başlatılmadığı tarih itibariyle iş akdinin feshedildiğini ve feshe bağlı olarak zamlı ücret

farklarının uygulanmamış olması sebebiyle eksik ödenen işe başlatmama tazminatı ve boşta

geçen süre alacağı, fark kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı alacağı doğduğunu, işe iade

davası derdest iken davalı işverenin 16.11.2017 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğini, iflas

kararı üzerine davalı şirketin tasfiyesi için iflas idaresi teşekkül ettiğini ve huzurdaki davanın

iflas idaresine ihbar edilerek iflas idaresinin davaya dahil edildiğini, her ne kadar İcra ve İflas

Kanunu’nun 194. maddesi gereği müflise karşı açılan hukuk davaları durmuş olsa da iş

davaları acele hallerden sayıldığından yargılamaya devam edildiğini ve işe iade davası

kesinleşmesine rağmen müvekkilini iflas idaresi tarafından işe başlatılmadığını, iflas idaresi

tarafından müvekkilinin alacaklarının müflis şirket açısından masa borcu olarak kabul

edilerek boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı toplamı olarak 88.553,53 TL

ödendiğini, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin ayrı ayrı kalemler halinde

belirtilmediğini ve toplanarak yekun tutar olarak belirtilmek suretiyle ödendiğini, bu sebeple kendilerince bu alacak kalemlerinin ayrı ayrı ne kadar olduğunun bilinmediğini, ayrıca iflas

idaresi tarafından alacak çeşidi gözetilmeksizin alacaklara yasal faiz işletildiğini, boşta geçen

süre ücretine mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiğinden bu uygulamanın

doğru olmadığını, ayrıca müvekkilinin müflis bankadan olan fark kıdem tazminatı alacağı ile

ihbar tazminatı alacağının ise ödenmediğini, yalnızca işe başlatmama tazminatı ve boşta

geçen süre ücreti bakımından kısmi ödeme yapıldığını, 4857 sayılı İş Kanunu ve Yargıtay

uygulaması gereği işe iade davası boyunca işçinin iş sözleşmesinin askıda olduğunu ve

taraflar arasındaki iş akdinin devam ettiğini, bu sebeple işçinin işveren tarafından işe

başlatılmadığı tarihteki gerçek ücreti belirlenerek buna göre fark kıdem tazminatı, ihbar

tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ödenmesi gerektiğini fakat iflas

idaresi tarafından bu hususun gözetilmediğini ve müvekkilinin işten çıkarıldığı tarih olan

23.10.2015 tarihindeki son ücreti esas alınmak suretiyle hesaplama yapılarak 07.12.2020

tarihinde kendilerine eksik ödemede bulunulduğunu, bu sebeple 03.05.2021 tarihinde

arabuluculuğa başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını,

müvekkilinin işe başlatılmadığı tarihteki gerçek ücreti tespit edilip buna göre alacak

kalemlerinin hesaplanması ve müvekkilinin alacağının tam olarak ödenmesi gerektiğini, bu

sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla şimdilik eksik ödenen 500 TL işe

başlatmama tazminat alacağı, 50 TL boşta geçen süre ücreti alacağı, 50 TL fark kıdem

tazminatı ve 50 TL ihbar tazminatının işlemiş olan faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi için

işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, işe iade davalarında işçinin iş akdinin askıda

olduğunu ve taraflar arasındaki iş akdinin devam ettiğini, bu sebeple işçinin işe başlatılmadığı

tarihte o işyerinde çalışan emsal işçilere uygulanan zam oranları esas alınarak işçiye zam

uygulanması gerektiğini ve uygulanan bu zam oranlarına göre tespit edilen brüt ücretler

üzerinden tazminat hesaplamaları yapılması gerektiğini, emsal işçilere uygulanan zam

oranları tespit edilemiyor ya da işverence bu zam oranları paylaşılmıyorsa Yargıtay’ın

müstekar kararları çerçevesinde asgari ücrete yapılan zam oranları dikkate alınarak işçinin

ücretine zam yapılması gerektiğini ve gerçek fesih tarihindeki brüt ücretler belirlenerek

tazminatların hesaplanması gerektiğini, işe iade davasının işçinin lehine sonuçlanmasının

ardından yasal sürede işverene başvuran işçi bir aylık süre içerisinde işe davet edilmez

ve/veya işe başlatılmaz ise askıda olan iş akdinin nihai olarak feshedilmiş olacağını(Yargıtay

------sayılı kararı), somut olayda müvekkilinin davalı şirket aleyhine açmış olduğu işe iade davasının kabul edilerek işe iade kararı verildiğini, kararın kesinleştiğini ve kesinleşen karar akabinde davalı şirkete işe iade

başvurusunda bulunulduğunu, başvurunun davalıya 16.11.2018 tarihinde tebliğ edildiğini

fakat müvekkilinin 1 aylık yasal süre içerisinde işe başlatılmadığını, 07.12.2020 tarihinde bir

takım kısmi ödemelerde bulunduğunu, bu sebeple müvekkilinin iş akdinin feshedildiği tarihin

işe iade edilmediği tarih olan 16.12.2018 olduğunu, fesih tarihi 16.12.2018 olduğundan

öncelikle müvekkilinin bu tarihte alacağı brüt ücretin belirlenmesi gerektiğini ve ardından

müvekkilinin hak etmiş olduğu eksik ödenen işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre

alacağı, fark kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının hesaplanması gerektiğini,(Yargıtay -----.), müvekkilinin çalışmış olduğu süre içerisinde aylık 8.332,50 TL temel ücret, aylık yemek ücreti, aylık yol

ücreti, aylık AGİ ödemesi, aylık özel sağlık sigortası ödeneği ve ikramiye(işyeri uygulaması

gereği 3 ayda 1 defa olmak üzere 8.332,50 TL) olmak üzere 3.178,47 TL yan ücret karşılığı

çalışmasının sürdürdüğünü, ekte sunulan bordrolar da gözetilerek müvekkilinin brüt ücreti

olan 8.332,50 TL ücretine gerçek fesih tarihi olan 16.12.2018 tarihine kadar zam yapılarak

gerçek ücretin bulunması gerektiğini ve bu ücrete göre hesaplanacak eksik ödenen işe

başlatmama tazminatı, boşta geçen süre alacağı, fark kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının

işlemiş olan faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek

eksik ödenen işe başlatmama tazminatının 50 TL’lik kısmının 16.12.2018 tarihinden itibaren

yasal faizi ile birlikte, eksik ödenen boşta geçen süre ücreti alacağının 50 TL’lik kısmının

16.12.2018 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte,

ödenmeyen fark kıdem tazminatı alacağının şimdilik 50 TL’lik kısmının 16.12.2018

tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, ödenmeyen

ihbar tazminatının şimdilik 50 TL’lik kısmının 16.12.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile

birlikte ödenmesine, vekalet ücreti ile sair yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar

verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun, 29 Mayıs 2015 tarihinde ----- karar numarasıyla alınan ve 30 Mayıs 2015 tarih ve ---- sayılı ----- Gazete’de ilan edilen kararı ile -----

kontrolüne el koyduğunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 71’inci maddesi uyarınca

-----’nın yönetim ve denetimini Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF)

devrettiğini, 23.07.2016 tarih ve -------sayılı ---- Gazete’de yayınlanan; BDDK’nın

22.07.2016 tarih ve ---- sayılı Kararı ile TMSF’nin 21.07.2016 tarih ve 9029 sayılı yazısında

yer alan talebi üzerine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. maddesinin son fıkrası

hükmü çerçevesinde ----- faaliyet izninin kaldırılmasına karar

verildiğini, TMSF tarafından açılan ve ---- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin -----

sayılı dosyasıyla işlem gören iflas davasında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 106.

maddesi uyarınca ------- iflasına, iflasın 16.11.2017 tarih ve saat

15.28 itibariyle açılmasına, iflas tasfiyesinin TMSF tarafından yerine getirilmesine karar

verildiğini ve kararın temyiz incelemesi sonucunda kesinleştiğini, hâlihazırda ------ tasfiyesinin İstanbul 1 İflas Müdürlüğü'nün 2017/14 İflas sayılı dosyası

üzerinden devam ettiğini, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu madde 106/3 düzenlemesi

doğrultusunda ----- TMSF tarafından iflas dairesi, alacaklılar

toplantısı ve iflas idaresi görev ve yetkileri kullanılarak tasfiye edilmekte olduğunu, ------ hakkındaki iflas kararı kesinleşmiş olduğundan tasfiyeyle sınırlı

olmak üzere faaliyetlerini sürdürdüğünü ve tüzel kişiliğinin de devam ettiğini, tasfiye

sürecinin TMSF tarafından önerilen ve İcra Mahkemesince belirlenen 3 kişilik İflas İdare

Heyeti tarafından yürütüldüğünü, şu anda görev yapan İflas İdare Heyeti üyelerinin ------olduğunu, İflas İdare Heyeti üyelerinin TMSF’nin

2020/285 karar ve 17.09.2020 tarihli kararı ile kendilerine verilen yetkiler dâhilinde tasfiye

sürecini yürüttüklerini, esas ilişkin olarak ise davacı tarafa tüm işçilik alacakları ve

alacaklarına ilişkin faizlerin eksiksiz ve tam olarak ödendiğini ve davacının hiçbir alacağı

bulunmadığını, müvekkili İflas İdaresi tarafından dava sonrası kesinleşen tüm alacak

kalemlerinin cevap dilekçesi ekinde sundukları ödeme belgelerinde görüleceği üzere;

33.330,00 TL brüt iş güvencesi tazminatı (33.077,03 TL net),

45.061,44 TL brüt boşta geçen süre tazminatı (33.904,86 TL net),

7.360,40 TL brüt kıdem tazminatı farkı (7.304,53 TL net),

1.363,71 TL brüt ihbar tazminatı farkı (985,16TL net),

87,00 TL yargılama gideri,

13.194,95 TL faiz ödemesi,

toplam 88.553,53 TL net ödeme yapıldığını, bu sebeplerle davacının tüm alacak

talepleri faizi ile birlikte tam ve eksiksiz olarak ödenmiş olduğundan huzurdaki haksız ve

mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müflis banka tasfiye sürecinde olup

tüm faaliyetleri sona erdiğinden "kapanmış iş yeri" statüsünde olup fiilen ticari faaliyetine

devam eden iş yeri olarak değerlendirilmesi ve davacının dava konusu ettiği ücret farklarına

ilişkin taleplerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, "...İşyerinin kapanması, işyerinde

yürütülmekte olan faaliyetin işverenin iradesinden veya başka bir nedenle sürekli kesin olarak

bırakılması olarak tanımlanabilir...İşyerinde asıl işin dışında yapılmakta olan iş eğer tasfiye

işlerinden ibaretse yine kapanmadan söz edilebilir..." (------, davacının

dilekçesinde işe iade davası boyunca davacının iş sözleşmesinin askıda olduğunu ve

davacının işe başlatılmadığı tarihteki gerçek ücretinin belirlenerek eksik ödenen ödemeleri

talep ettiğini, davacının, işe başlatılmadığı tarihteki gerçek ücrete ilişkin taleplerinin normal

fiilen faaliyetine devam eden iş yeri için geçerli olduğunu, tasfiye sürecinde olan, kapanmış

iş yeri statüsünde olan müflis banka için kabul edilemeyeceğini, müflis bankanın faaliyeti

sona ermiş ve tasfiye sürecinde olduğunu, ticari faaliyetinin sona erdiğini, ticari faaliyeti

devam etmeyen ve sadece tasfiye sürecinin yürütüldüğü tasfiye ile sınırlı olmak üzere tüzel

kişiliği devam eden müflis bankanın fiilen ticari faaliyetlerine devam eden iş yeri olarak

değerlendirilmesinin haksız ve hukuka aykırı olup hakkaniyete de aykırı olduğunu, bu

sebeplerle davacının, tasfiye sürecinde olan ticari faaliyeti sona ermiş olan müflis bankadan

talep etmiş olduğu haksız ve hukuka aykırı alacak taleplerinin reddine karar verilmesi

gerektiğini, müflis banka iflas halinde olduğundan iik.m.196 gereği uygulanacak faiz oranının

açık olduğunu ve davacının talep etmiş olduğu faiz oranının kabulünün mümkün olmadığını,

İİK.m.196 gereği; "İflasın açılması ile birlikte, iflas masasına giren alacaklarda faiz işlemeye

devam eder. Rehinle temin edilmemiş alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı

uygulanır. Ancak, bu maddeye göre alacaklılara tahakkuk edecek faiz ödemeleri, 195 inci

maddeye göre hesaplanan ana paralar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılır.”, emsal

Yargıtay -------İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İİK'nın 195.

maddesi uyarınca iflasın açılması, müflisin tüm borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne

kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur. Yine İİK'nın 196. maddesine göre,

iflasın açılması ile birlikte iflas masasına giren alacaklarda faiz işlemeye devam eder. Ancak

bu maddeye göre alacaklılara tahakkuk edecek faiz ödemeleri, 195. maddeye göre

hesaplanan ana paralar ödendikten sonra bakiyesi üzerinden yapılır. Diğer bir deyişle iflas

masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın

açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve

iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek

masaya yazılır. "dendiğini, yasa maddesinde ve emsal içtihatta açıkça belirtildiği üzere; adi

alacaklarda iflasın açılmasından sonraki dönem için ticari olmayan işlerdeki faiz oranı

uygulanacağını, işbu sebeplerle; davacının talep ettiği faiz oranlarının İİK.m.196'ya aykırı

olup kabulü mümkün olmadığını, müvekkili iflas idaresince de; İİK.m.196 gereği davacının

dava konusu ettiği alacaklarına ilişkin olarak yasal faiz uygulandığını ve tüm alacaklarına

ilişkin hesaplanan faiz ödemesinin de yapıldığını, müflis bankanın yargı harçlarından muaf

kurum olduğunu ve bu hususun mahkemece gözetilmesini talep ettiklerini, 5411 Sayılı

Bankacılık Kanunu madde 106/3 düzenlemesinin "Yönetim ve denetimi Fona intikal eden

banka hakkında iflas kararı verilmesi hâlinde Fon, iflas masasına 2004 sayılı İcra ve İflas

Kanununun 206 ncı maddesinde yer alan üçüncü sıradaki tüm imtiyazlı alacaklılardan önce,

ancak Devletin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Kanun kapsamındaki

alacaklarından sonra gelmek üzere imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder. Fon, bu Kanunun

uygulanması ile sınırlı olmak üzere 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 166 ncı, 218 inci, 219

uncu, 223 üncü, 234 üncü, 236 ncı, 249 uncu, 251 inci ve 254 üncü maddelerindeki yetki ve

görevler hariç olmak üzere iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi görev ve

yetkilerine sahip olarak bankayı tasfiye eder.” şeklinde olduğunu, ilgili düzenlemeden

anlaşılacağı üzere iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi görev ve yetkilerinin

TMSF tarafından kullanılmakta olduğunu ve TMSF’nin bu yetkileri kullanarak müflis

bankayı tasfiye etmekte olduğunu, bu açıklamalardan sonra müflis bankanın yargı

harçlarından muaf olduğunu açıklamak gerektiğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 140.

Maddesi 5. 7. ve 9. fıkralarının sırasıyla; “Fonun, Fon bankalarının ve tasfiyeleri Fon eliyle

yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin, mahkeme ilâmını alması ve tebliğe

çıkartması işlemlerinde karşı tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmesi ve her türlü ihtiyatî

tedbir, ihtiyatî haciz ve tehir-i icra taleplerinde teminat şartı aranmaz.", “Fonun, Fon

bankalarının ve tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin,

yukarıda belirtilen işlemler nedeniyle kendi aralarındaki ve/veya diğer gerçek ve tüzel

kişilerle aralarındaki işlemler nedeniyle düzenlenen sözleşmeler, belgeler ve sair kâğıtlar ile

bunların değiştirilmesi, yenilenmesi, uzatılması, devredilmesi ya da yeni bir itfa plânına

bağlanması, alacakların teminatlandırılması, teminatların devir alınması, tarafların sulh

ve/veya ibra olması ve/veya her ne nam altında olursa olsun herhangi bir işleme tâbi

tutulması nedeniyle düzenlenen kâğıtlar ve/veya belgeler her türlü vergi, resim ve harçlar ile

özel kanunları ile hükmolunan malî yükümlülüklerden istisnadır. Bu hüküm üçüncü kişiler

yönünden, Fonun ve/veya Fona intikal eden bir bankanın ve/veya tasfiyeleri Fon eliyle

yürütülen müflis bankaların iflas idarelerinin, tasfiyeye tâbi tutulan bankaların tasfiye

idarelerinin alacaklarının tahsili ile ilgili işlemlere taraf olmaları hâlinde uygulanır.", "Fon

bankaları, faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve

tasfiye idarelerinin alacaklarının tahsilini teminen yapacakları her türlü işlem, dava ve icra

takipleri, bu dava ve takiplerin borçlularınca kabul edilmek suretiyle kesinleştirilmesi, her

türlü vergi, resim, harç ve fonlar ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası

Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında

Kanunun 1 inci maddesi hükmünden istisnadır." hükümlerini içerdiğini, 5411 sayılı Kanun’un

3. maddesi hükmüyle “Fon Bankası” statüsünde olan Müflis ------

her türlü vergi, resim ve harçtan istisna olduğunu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından

Adalet Bakanlığı'na gönderilen 10/09/2019 tarihli yazıda müflis bankanın 5411 Sayılı

Bankacılık Kanunu (106). ve (140). maddeleri gereğince UYAP sisteminde harçtan muaf

olarak tanımlanmasının talep edildiğini, Adalet Bakanlığı'nın 12/12/2019 tarihli cevabi yazısı

ile müflis bankanın UYAP sisteminde harçtan muaf kurum olarak tanımlandığının

belirtildiğini, müflis bankanın taraf olduğu davalarda müflis bankanın harçtan muaf tutularak

karar verildiğini, açıklanan nedenlerle hüküm kurulurken müflis bankanın yargı harçlarından

muaf olduğunun gözetilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri

ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep

etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Eldeki iş bu davanın -----. İş Mahkemesinin İİK'nın 235.maddesi gereğince '' Kayıt-Kabul (sıra Cetveline İtiraz) davası '' niteliğinde olduğu ve bu davalarda iflasa karar verilen yerdeki Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle 17/02/2026 tarih --- esas, ------karar numarası ile görevsizlik kararı verildiği, mahkememize tevzi edildiği ve yukarıdaki esası aldığı anlaşıldı. Dava, İİK.nun 235. Ve devamı maddelerinden düzenlenen kayıt kabul davasına ilişkindir.

İİK.nun 235 maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren on beş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki Ticaret Mahkemesinde dava açmaya mecburdurlar.

Kayıt kabul davaları; iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları davalar olup, genel mahkemelerdeki alacak davalarından farkı, süreye tabi olması, yetkinin kesin yetki olması, Ticaret Mahkemesinin görevli olması ve İİK.nun 235/3 maddesine göre basit yargılama usulünün uygulanmasıdır.

Diğer yandan genel mahkemelerde görülen alacak davası esnasında davalının iflasının açılması halinde dava, kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşür.

Eldeki dava bakımından ise; ...nin ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas- ---- karar sayılı dosyası ile 16/11/2017 tarihinde iflasına karar verildiği, eldeki davanın iflas tarihinden sonra 17/08/2021 tarihinde açıldığı, yukarıda anılan düzenlemeye göre iflasa kararı verilen yerdeki Asliye Ticaret Mahkemelerinin eldeki iş bu kayıt kabul davasına bakmakta kesin yetkili olduğu, kesin yetki halinin resen gözetilebileceği anlaşılmakla.

Mahkememizce ----- Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ nedeni ile davanın usulden REDDİNE,

2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ------ Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,

4-HMK'nın 20/1.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde göndere başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/281, K. 2026/308, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2026/281
  4. Karar No : 2026/308
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 17/08/2021
  7. Karar Tarihi : 31/03/2026
  8. Dava
  9. Cevap
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2026/281
Karar No
2026/308
Tarih
31 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/281 K.2026/191
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/281 K.2026/282
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/281 K.2026/303
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/282 K.2026/229
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2026/282 K.2026/391
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2026/282 K.2026/240

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.