KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/417
- Karar No
- 2026/415
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2026
Karar Metni
791 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/417
KARAR NO : 2026/415
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/04/2026
KARAR TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili site yönetiminin, davalı müteahhit firma ---- ile toplu konut yapısının dış cephe kaplama ve tüm malzemelerin temini sağlayan diğer davalı ---- ile yapım işleri sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme uyarınca -- tarafından dış cephe sözleşme ve teknik şartnamede belirtilen kalitede ve özellikte yapılmadığından çok sayıdaki site kat maliklerinin dairelerinde su sızıntıları, ağır yapı hasarları, eşya zararları ve benzeri zararlar meydana geldiğini,
işbu zararların davalılara bildirildiğini ve zararların giderilmesi talep edilmiş ise de sözleşmeden kaynaklı sorumluluklarını yerine getirmediklerini iddia ile davalıların sözleşmeye aykırı eksiklik ve ayıpların tespiti, davalıların bu ayıptan kusurları oranında sorumluluğunun belirlenmesi ve ayıbın giderilmesi için maddi tazminat miktarının keşif yapılmak suretiyle güncel değerler doğrultusunda tespiti ile HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak olarak ıslah ve bedel attırım taleplerimizi saklı tuttuklarını belirterek,
şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın 21.04.2022 tarihinden itibaren davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi henüz tebliğ edilmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; eser sözleşmesinden kaynaklı ayıplı imalatlardan dolayı oluşan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir. HMK 138. maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu -----sayılı kararında görevsizlik nedeniyle davanın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından usulden reddedilmesinde HMK 30. maddesi de gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara göre, dava şartlan yargılamanın her aşamasında denetlenip, dava şartının bulunmaması halinde HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkündür.
Bu kapsamda dosya öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiştir. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır.
Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
6335 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nın 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.07/11/2013 tarihinde kabul edilip, 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkanda Kanunun 3. Maddesinde;
"bu kanun her türlü tüketici işleri ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar." denilmekle, 3/1-k maddesinde: Tüketici, "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler". 3/1-l maddesinde ise "Sigorta" sözleşmeleri de "Tüketici İşlemleri" arasında sayılmıştır. 6502 sayılı kanuna göre, davacı sigortalı tüketici, taraflar arasında yapılan sigortacılık hizmeti ise; kanunun tanımladığı anlamda tüketici işlemidir. Kanunun 73/1.
Maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri"nin görevli olduğu belirtilmiş. 83/2.
Maddesinde ise "taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasının ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engellemez" hükmüne yer verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalılar arasında eser sözleşmesinden doğan edimin ayıplı ifa edildiğine dair uyuşmazlık bulunduğu,
davacının iş sahibi, davalıların ise yüklenici oldukları, eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı gibi uyuşmazlığa konu ilişkide davacının ticari amaçla hareket ettiğine yönelik bir iddianın veya durumun da söz konusu olmadığı, davalılar tüzel kişi ise de davacı site yönetiminin tüketici vasfında olduğu, başka bir anlatımla uyuşmazlığın temelinde 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici ilişkisi bulunduğu dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin değil Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu,
(Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin 25/02/2016 tarih, ---- Esas, ---- Karar sayılı ilamı, 10/05/2017 tarih, ---- Esas, ----- Karar sayılı ilamı, 02/05/2014 tarih, ---- Esas, ---- Karar sayılı ilamı, ---- BAM ----HD.
12/03/2025 tarih, --- Esas, ----- Karar sayılı ilamı, ---- BAM ---- HD. 01/10/2024 tarih, --- Esas, ------ Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) mahkemelerin görevine ilişkin hususun dava şartı olduğu ve kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı bu kapsamda somut uyuşmazlıkta 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun m.3, 73/1 ve 83/2 hükümleri uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından davanın görev dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/417, K. 2026/415, 29 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama