KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2020/291
- Karar No
- 2025/256
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
Karar Metni
1.966 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/291 Esas
KARAR NO: 2025/256
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/08/2020
KARAR TARİHİ: 27/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin ----markasını --- tescil numarası ile ---- tarihinde tescil ettirdiğini, ------- adlı ürünleri ürettiğini, davalılar tarafından bu ürünlerin sahte olarak üretildiğini, bu sahte ürünlerin gelen şikayetler sonucu farkına varıldığını ve müvekkilinin de davalılardan bu ürünleri şikayetler doğrultusunda alarak bir kısım testlere tabi tuttuklarında sahte olduklarının farkına varıldığını, davalıların bu ürünleri online satış sitelerinde e-ticaret olarak sattıklarını, davalıları SMK Md. 29 göre tecavüz fiillerini gerçekleştirdiğini, bu sebeplerle ihtiyati tedbir kararının verilmesini, davanın kabulünü,
tecavüze konu ürünlerin toplatılmasını, el konulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini, arz ve talep etmiştir.
KARŞI İDDİA
Davalı ---- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, davacı ile ---- ticari iş birliği sözleşmesi imzaladıklarını, davacının gönderdiği ürünlerin orijinalliklerine ilişkin teyitlerin davacının --- tarafından sağlandığını, davacının --- tarihli ihtarnamesi ile ----- markalı ürünlerin müvekkili tarafından sahte olarak üretildiği ve/veya piyasaya sürüldüğüne, temin edildiğini iddia ettiğini, ----- tarihli cevabi ihtamame ile iddiaların mesnetsiz olduğunu ürünlerin tamamının faturalı ve barkodlu olduğunun bildirildiğini, bu iddialara istinaden davacının ---- hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin bu ürünleri üretme imkanlarının olmadığını,
bu iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ihtiyati tedbir kararının hukuka uygun olmadığını, bilirkişi raporunda incelenen ve tedbir kararı için kanaat oluşturan ürünlerin müvekkil firmadan temin edildiğine dair dayanak belge veyahut delilin dosya içerisinde bulunmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, dava konusu ürünleri -----ürünlerin orijinallikleri sorgulanarak alındığını, davacı ile ------ ticari işbirliği sözleşmesinin olduğunu, müvekkilinin dava konusu ürünlerin altyapı, malzeme ve çalışan yeterliliği yönünden üretimini yapma imkanı olmadığını, bu nedenle satışa sunulan ürünlerin merdiven altı üretimi yapıldığı ve marka hakkına tecavüz edildiği iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi raporundaki ürünlerin müvekkilinden temin edildiğine dair dayanak belge veyahut delil bulunmadığını, müvekkili için tedbir kararı verilmemesini, davanın reddini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Davalı ------ vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin dava konusu ürünleri davalı ----- firmasından temin ettiğini, davacının iddialarına yönelik somut ve geçerli delil sunmadığını, piyasada İncia markasına ait ticaret yapan tüm satıcıları zan altında bırakacak şekilde haksız rekabet suçlamasında bulunduğunu ve haksız bu iddiaların reddi gerektiğini, müvekkilinin TTK 18/2 gereği basiretli bir tacirin göstermesi gereken özeni gösterdiğini,
davacının ise sahte olduğu iddia edilen ürünlerin davalılar tarafından bilgi sahibi olması gerektiği yönünde hiçbir delil ibraz etmediğini, müvekkilinin üretim yapabileceği bir işyerinin mevcut olmadığını, ilgili ürünleri faturalı olarak satın aldığını ve sattığını, bunun dışında davacının markasına ilişkin ticari alışverişi olmadığını, sınai mülkiyet kanunundaki tüketim ilkesi kapsamında müvekkilinin yapmış olduğu alış verişin yasalar uyarınca hukuka uygun bir ticari faaliyet olduğunu, bilirkişi raporuna konu edilen ve sahte olduğu ileri sürülen ürünlerin nereden ve nasıl temin edildiğini açıklayamadığını,
davacının sahtelik iddiasını müvekkili yönünden ispatlayamadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar------- vekili cevap dilekçelerinde özetle; Davanın açılmasından önce kendilerine davacı tarafından ihtamame gönderilmediğini, iddialar hakkında bilgilerinin bulunmadığını, davacının sözde tespitlerinden sonra müvekkillerine aynı ürünlerden davacı tarafından satış yapıldığını, davacının sattığı ürünlerde aynı şikayetlerin devam ettiğini, müvekkillerinin davacı ve diğer davalı ----işbirliği sözleşmesinin mevcut olması sebebiyle, davalı ---- şirketinden ürün satın almış olduğundan kendisinden beklenen gerekli dikkat ve özeni sağladığının kabul olunması gerektiğini, davacı ile diğer davalı --- arasında organik ve ticari bağ bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERVEGEREKÇE
Dava, davacı adına tescilli ----- markasının davalıların bu marka adı altında sahte ürün üretip piyasada satıp satmadıkları bu şekilde davacı markasına yönelik tecavüzde bulunup bulunmadıklarının,bulunması halinde tespiti ve önlenmesi davadır.Mahkememiz dosyasından aldırılan --- tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Davalı tarafından üretilerek satılan ürün üzerindeki marka kullanımının davacının tescilli markası kapsamında yer alan ürünler üzerinde aynen kullanıldığı, markanın kullanıldığı ürünlerin orta düzeydeki tüketici kitlesine hitap eden ürünlerden olduğu, markanın aynen kullanıldığı,
bu haliyle aldatıcı olacağı, ürünlerin ve satış alanları gözönüne alındığında davalı kullanımlarının davacının markası kapsamındaki ---- Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde kullanıldığı, bu kullanımın orta düzeydeki tüketici kitlesi nezdinde kesinlikle iltibasa ned olacağı, Davalı tarafından üretilmiş olan ürünlerin içeriklerinin incelenmesinde bu ürünlerin davacı ürünlerinden farklı ve kalitesiz olduğu, sözkonusu ürünlerin insan vücudu üzerinde kullanıldığı ve cilt hastalıklarına ve rahatsızlıklarına neden olabileceği, insan sağlığına zarar verme riski olduğu,
Ürün ve ambalaj üzerinde davacı şirketin ünvanı ve adresinin de yazılı olması nedeniyle davalı eylemlerinin markanın ve davacı şirketin itibarına da zarar verici eylemlerden olduğu, aynı zamanda davalı şirket eylemlerinin TTK uyarınca haksız rekabet oluşturduğuna dair raporunu sunmuştur.
Talimat yoluyla ----- Talimat sayılı dosyasından aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Heyetimize verilen görev doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde yukarıda açıklanan gerekçelerle. Davalı -------- açısından.
Davalı yanın eylemli kullanımının, davacı yanın markası ile aynı nitelikte olduğu, davacı yandan temin edilen -------- isimli ürün adedinden fazlasını satışa konu ettiği, bu hali ile davacı yanın marka haklarını ihlal ettiği, eylemin 6769 sayılı SMK m. 29 uyarınca davacı yanın markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, Davalı ------- açısından.
Davalı yanın eylemli kullanımının, davacı yanın markası ile aynı nitelikte olduğu, davacı yana ait ürünlerin diğer davalı ------- temin edildiği, söz konusu ürünlerin ne kadarının orijinal ne kadarının sahte olduğunun tespit edilemediği, bu hali ile davacı yanın marka haklarını ihlal edip etmediğinin hukuki takdirinin Sayın Mahkeme ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığına dair raporunu sunmuşlardır.
Mahkememiz dosyasından aldırılan 19/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Davalı ------ dışında dava konusu ürünlerden kime/kimlere satış yaptığına dair gerek talimatla alınan rapor içeriğinde ve eklerinde gerekse dosya içeriğinde bilgiye/belgeye rastlanılmadığını, bu kapsamda ----kaç adet piyasaya satış yapıldığına dair açık şekilde tespit yapılamadığını belirtmiştir.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde.
Davacının -------- Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davacı tarafça bu marka ile cilt bakım ürünleri, kişisel bakım ürünleri alanında ticari faaliyette bulunulduğu, davalılarca bu marka adı altında taklit ürün üretildiği iddiasıyla marka hakkına tecavüzün tespiti, meni ve refinin talep edildiği, davalılar tarafından davanın reddinin talep edildiği, davacı tarafça davaya konu-------- marka ile davalılar tarafından e- ticaret sitelerinde ürün satışı yapıldığının bu ürünlerin izinsiz davacıdan ürün alınmaksızın taklit mahiyetinde olduğunun iddia edildiği,
taraflarca tanık deliline dayandığından mahkememizde dinlenen davacı tanığı -------alınan beyanında davacının grup şirketlerinden birinde çalıştığını sahte olduğu değerlendirilen ürün getirdiğini incelendiğinde hem kokusu hem de etiket yönünden farklı olduğunu anladığını kendisinin kimyager olduğunu diğer davacı tanığı ------- beyanında müşteri şikayeti üzerine gelen ürünleri alıp incelediklerini ve ürünlerin sahte olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığı,
talimat yoluyla dinlenen talimat ile dinlenen davacı tanığı ---- alınan beyanında davalılardan ------ ticari ilişkilerinin olduğunu, sahte ürünlere ilişkin bilgisinin olmadığını, davalı tanığı ---- alınan beyanında davalı------ yönetim kurulu başkanı olduğunu, davacı ile aralarında bayiilik anlaşması olduğunu, davacıdan aldıkları ürünleri sattıklarını taklit ürün iddiasını kabul etmediklerini beyan ettiği, aldırılan ------- tarihli bilirkişi raporunda sunulan orijinal ve taklit ürünler karşılaştırıldığında, davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği,
davalıdan elde edildiği iddia edilen ürünlerin taklit niteliğinde olduğunun belirtildiği, daha sonra Talimat yoluyla -----Talimat sayılı dosyasından aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda davalılardan------- tarafından davacıdan alım yapılan ürün adedinden daha fazla ürün satışı yapılmış olması sebebiyle marka hakkına tecavüzün oluştuğu, diğer davalı ---- ise söz konusu ürünleri diğer davalı ----- ettiği ne kadarının orijinal ne kadarının sahte olduğunun tespit edilemediğinin belirtildiği,
daha sona mahkememizce aldırılan ------ tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinde davalılara ait ürünlerin satışına dair kayıt bulunmadığı, davacının grup şirketi olan dava dışı -----Tarafından ürün satışının yapıldığı, buna göre dava dışı ----- Tarafından davalı ----- vücut koruyucu sprey krem ürününden ---- ürününden ise---- satıldığı, davalı -----tarafından ise piyasaya kaç adet ürün satışı yapıldığı incelendiğinde ----- Market tarafından diğer davalı ------- adet satış yapıldığı diğer organik sinek kovucu losyondan 330 adet satış yapılmış ise de bu ürünün davaya konu edilmediği,
bu şekilde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, öncelikle müşteri şikayetleri üzerine davacıya iade edilen ürünlerin hem davacı çalışanlarınca yapılan inceleme hem de mahkememiz bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede taklit ürün olduğunun anlaşıldığı zira hem içerik hem de marka olarak ürün kutuları üzerinde farklılıklar olduğu,
bu durumun da tüketicileri yanılttığı nitekim bu konuda birçok şikayetin bulunduğu ve ürün iadelerinin yapıldığı bu şekilde tespiti yapılan ürünler bakımından davacı markasına SMK 29. Maddesi uyarınca tecavüzde bulunulduğunun tespit edildiği fakat bu ürünlerin davalılar tarafından piyasaya sunulup satışının yapılıp yapılmadığı davalıların bu olay nedeniyle sorumluluklarının değerlendirilmesi bakımından yapılan incelemede, davacı tarafından dosyaya sunulan deliller incelendiğinde davacı tarafından internet üzerinden sipariş edilen faturası dosyaya ekli ----- ürünün faturalı olarak-------satın alındığı,
davacı tarafından yapılan inceleme ve bilirkişi raporuna göre bu ürünlerin taklit ürün olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle ------tarafından satılan ürünlerin taklit ürün olduğu tespiti nedeniyle bu davalı yönünden marka hakkına tecavüzde bulunduğunun tespitine karar vermek gerektiği yine dava dışı tüketici ----- tarafından satın alınan ürünler ve gönderilen şikayet maillerinde ürünün davalı ----- satın alındığının anlaşıldığı yine bu davalıdan davacı tarafından fatura ile ürün alındığı ve alınan ürünün taklit olduğunun tespit edildiği bu nedenle bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerektiği,
davalılardan ---- yönünden ise tüketici ----- tarafından ürünlerin davalı -----satın alındığının belirtildiği bu ürünlerin de davacı tarafından sunulan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre taklit olduğu gibi yine davalı------ fatura ile satın alınan ürün davacı tarafından incelenmiş ve bilirkişi heyetince de incelendiğinde taklit olduğu anlaşılmış bu nedenle bu davalı yönünden de bu davalı şirketin yetkilisi olan ------ yönününden de davanın kabulüne karar vermek gerektiği,
diğer davalı şirketler yönünden yapılan incelemede ise davacının ürün satışında bulunduğu davalı ------ ürünlerden incelenen ticari defterlere göre toplam 265 adet satış yapıldığı oysa ki davalı ---- satış yapıldığının anlaşıldığı,
bu şekilde davalı ------ satın almış olduğu ürün adetinden çok fazla sayıda ürün satışı yaptığı dikkate alındığında, 8500 adet üründen 265 adet orijinal ürün düşüldüğünde 8235 adetinin taklit ürün olduğu kanaatine ulaşıldığı bu nedenle -----yönünden davanın kabulüne karar vermek gerektiği, bu davalıdan ürün satın alan diğer davalı ----- olduğunu bilmediği yönünde savunmada bulunmuş ise de marka hakkına tecavüz halinde ürünün taklit olduğunu bilmediği iddiasının tecavüz fiilini ortadan kaldırmayacağı gibi davalı-----basiretli tacir gibi davranarak dava konusu ürünlerin insan sağlığında kullanıldığı da dikkate alınarak inceleme, araştırma,
teyit ettirmesi gerekirken bu hususlarda herhangi bir eylemde bulunmadığı anlaşıldığından tecavüz fiilinden sorumlu tutulması gerektiği, davalı ---- yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerektiği, diğer davalı------ yine ürünleri ---- satın aldığı, dava konusu olan ---- serumunda ---- adetinin faturalı olarak davalı ---- satın alındığının tespit edildiği, davalı ----- sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde satın almış olduğu ürünlerin kime ne kadar sattığının ticari defterlerde tespit edilemediği,
daha sonra mahkememizce aldırılan---- tarihli bilirkişi raporunda da davalı -----ne kadar satış yaptığının tespit edilemediği davalı -----tarafından satın alınan ürünlerin ne kadarının ve kimlere satıldığının ticari defterlerinde yer almaması sebebiyle dava konusu ürünleri satın aldığı hususu da dikkate alındığında bu ürünlerin orijinal ürünler olduğu ve kimlere ne kadar sattığının ispat yükü yer değiştirerek davalı ----- halde davalının resmi kayıtlarında bu yönde bir bilgi ve belge tespit edilememesi sebebiyle usulüne uygun tutulmayan resmi ticari defter kayıtlarına göre mahkememizde oluşan kanaate göre davalı ----- tarafından da piyasaya
satılan ürünlerin taklit ürünler olduğu kanaatine ulaşıldığından bu davalı yönünden de davacının kabulüne karar verilerek neticeten tüm davalılarının davacıya ait tescilli markaya yönelik taklit ürün satmak şeklinde marka hakkına tecavüz fiilini işledikleri kanaatine ulaşıldığından davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/291, K. 2025/256, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama