KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/132
- Karar No
- 2026/60
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2026
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/132
KARAR NO : 2026/60
DAVA
Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 14/06/2022
KARAR TARİHİ : 16/04/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sigortacılık faaliyetleri yürütmekte olup, bu faaliyetlerini hem fiziksel hem de internet ortamında gerçekleştirdiğini, Davalının davacı şirketin hem ticari unvanı hem de markaları ile iltibas oluşturur nitelikte kullanımlarının olduğunu, davacının ticari unvanının “---- şirketi” olup, 24.07.2020 tarihinde kurulmuş olduğunu, Öte yandan, “----” ibaresi ticari unvan olarak sadece müvekkil şirket tarafından kullanılmakta olup,
“-----” ibaresi ile başlayan başka bir ticari işletme bulunmadığını, “-----” ibaresinin hem ticari unvan hem de marka hakları davacı şirkete ait olup, “-----” ibaresi müvekkil şirketin hem ticari unvanı hem de markası için “asıl ve ayırt edici unsur” olduğunu, ------ adlı web sitesinin de sahibi olduğunu, Davalı taraf ise, davacı ile iltibas oluşturur nitelikte kullanımlar gerçekleştirdiğini,---- adlı alan adı müvekkil şirkete aitken karşı taraf ---- adlı alan adının tescilini alarak kullandığını, davalı tarafın web sitesi ----- uzantısını aldığı,
davacı şirketin alan adlı global nitelikte türkçe karakter içermezken, karşı tarafın türkçe karakterler ile alan adı aldığı, karşı tarafın, davacıs şirket ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, sözkonusu eylemlerin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, iş bu dava açılmadan önce, davalının web sitesi ve kullanımları üzerinden ---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ------ Değişik İş Numaralı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırılmış olduğunu, ilgili Bilirkişi Heyet Raporu'nun “sonuç ve kanaat” başlıklı kısmının üç numaralı maddesinde aynen geçen “Tespit İsteyen Tarafa ait tescilli markanın aynısının kullanıldığı,
bu kullanımın aynı sınıfta yer alan 36.sınıf “Sigorta hizmetleri” alanında karışıklık ve iltibasa sebep olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır” ifadeleri ile karşı tarafın kullanımının, davacı şirketin sahibi olduğu markasal kullanıma tecavüz teşkil ettiğinin sabit olduğunu, bu nedenlerle; fazlaya dair Tüm Talep ve Dava Hakkımız Saklı Kalmak Kaydıyla, ihtiyati tedbir yönünden; davalıya ait -----adlı Web Sitesi Hakkında, Öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemenizin uygun göreceği bir teminat bedeli üzerinden erişimin engellenmesi kararı verilmesini, asıl talep yönünden;
davalının, davacının Marka Hakkına Tecavüzünün tespiti, durdurulması ile önlenmesine, davalının, davacının Marka Hakkını Tecavüzü Neticesinde, Fazlaya Dair Haklarımız Saklı Kalmak Kaydıyla Şimdilik 5.000,00-TL'lik Maddi Tazminatın, Tecavüz Tarihinden İtibaren İşleyecek Ticari Avans Faizi ile Birlikte Davalıdan Tahsili ile Müvekkil Şirkete Ödenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı.
DELİLLERVEGEREKÇE
Dava, davalı tarafından kullanıldığı iddia edilen ------ isimli internet sitesinin davacının marka hakkına ve ticari unvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediğine ilişkin davadır.
Mahkememizde aldırılan 28/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda. Davacının ---- no ile 35 VE 36. Sınıfta yer alan hizmetlerde tescilli ---- şekil ibareli, ---.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin -------- Değişik iş dosyasından yapılan bilirkişi incelemesi ile düzenlenmiş olan 31.05.2022 tarihli markasının Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, davalının ----- alan adının 16.07.2020 tarihinde tescil ettirdiği 30.07.2021 tarihinde yapıldığı, bu alan adı altında yayınlanan web sitesinde ibaresini 36. Sınıfta yer alan “sigortacılık hizmetleri”nde kullandığı,
Davacının----- ŞİRKETİ ünvanını 24.07.2020 tarihinde ------ no ile sicile tescil ettirdiği faaliyet alanının 36. SINIFTA YER ALAN “SİGORTACILIK HİZMETLERİ OLDUĞU”, ticaret ünvanının çekirdek kısmının klavuz unsurunun “-----” ibaresi olduğu, davacının ------ alan adını 02.03.2022 tarihinde tescil ettirdiği, davacının markası ile davalının kullanımlarının görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzer olduğu, davalının kullanımlarının da davacının tescilli markası kapsamında yer alan 36. Sınıfta yer alan “sigortacılık” hizmetlerinde olduğu,
söz konusu kullanımların hitap edilen tüketici kesimi nezdinde karıştırmaya neden olabileceği ve iltibas koşulları olduğu, mahkeme tarafından ------ Vergi Dairesi Müdürlüğüne 23.10.2025 tarihinde müzekkere yazıldığı, Vergi Dairesi Müdürlüğünden Davaya ait bilgi ve 2022 yılına ait Gelir vergisi beyannamesinin sunulmadığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının ------ esas unsurlu ticari unvanın sahibi olduğu ayrıca ---- numaralı ------ ibareli markanın 35 ve 36. Sınıfta tescilli olduğu, davalı tarafça kullanılan ----- isimli web sitesinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, meni ve refini talep ettiği, davaya konu web sitesinde yer alan ----- numaralı telefonun hat sahibi olarak görülen ...'in dosyaya davalı olarak eklendiği, tebligatların yapıldığı fakat davaya cevap vermediği,
mahkememizin ---- değişik iş sayılı dosyasında aldırılan 31/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafça ------- isimli web sitesinin aynen kullanıldığının tespit edildiği, mahkememiz esas yönünden aldırılan 28/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda da davalı web sitesinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin belirtildiği, buna göre dosya kapsamı incelendiğinde davacının --- numaralı ------- isimli markanın 35 ve 36. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı tarafça kullanıldığı tespit edilen ------- isimli web sitesinin davacının markası ile birebir aynı olduğu,
ortalama tüketici tarafından davalı web sitesini gördüğünde davacıya aitmiş veya davacının bayisi veya temsilcisi algısına kapılabileceği bununda SMK 7 ve 29. Maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği bu nedenle bu yönden davanın kabulüne karar vermek gerektiği davacı tarafından maddi tazminat talebinde de bulunulduğu, 151/2 b kapsamında davalının tespit ve dava tarihi itibariyle vergi kaydının olmadığı anlaşıldığından maddi tazminat yönünden inceleme yapılamadığı fakat davacının marka hakkına tecavüz nedeniyle SMK 149.
Maddesi uyarınca maddi tazminat talebinde bulunabileceği, inceleme yapılamadığından Borçlar Kanunu 50. Maddesi gereğince mahkememizin maddi tazminat talebine resen takdir edildiği talep edilen 5000 TL maddi tazminatın davacı markasının tescil tarihi faaliyet alanı dikkate alındığında makul ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından maddi tazminat talebinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/132, K. 2026/60, 16 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama